Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Rüyaların müziği Ankara’da

Rüyaların müziği Ankara’da

Rüyaların müziği Ankara’da08 Nisan 2026 - 05:04
Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin “Träume / Rüyalar” konseri, Alman romantizminin en yoğun duygusal metinlerini ve müzikal zirvelerini, insan sesinin en çıplak ve en etkileyici hâliyle bir araya getiriyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
8 Nisan akşamı CSO ADA Ankara’da sahneye taşınacak “Träume / Rüyalar” konseri, klasik müzik repertuvarının en içe dönük ve en çarpıcı eserlerini tek bir dramaturjik çizgide buluşturuyor. Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin solistleri tarafından seslendirilecek bu program, yalnızca bir lied gecesi değil; insan ruhunun karanlıkla, arzuyla ve kaçınılmaz yalnızlıkla kurduğu ilişkinin müzikal bir ifadesi olarak şekilleniyor. Wagner’in tutkulu ve kromatik dünyasından Schubert’in şiirsel iç sesine uzanan bu seçki, romantik dönemin duygusal atlasını yeniden açıyor.
 
 
Richard Wagner by Caesar Willich 1862
 
Arzu, bekleyiş ve sonsuzluk arasında
 
Programın açılışını yapan Richard Wagner’in “Wesendonck Lieder (WWV 91)” başlıklı şarkı döngüsü, bestecinin operatik dilini lied formuna taşıdığı nadir ve özel eserlerden biri olarak kabul ediliyor. 1857-1858 yılları arasında, Mathilde Wesendonck’un şiirleri üzerine bestelenen bu beş lied ”Der Engel”, “Stehe Still!”, “Im Treibhaus”, “Schmerzen” ve “Träume” Wagner’in “Tristan und Isolde” operasına giden estetik yolun da habercisidir. Özellikle “Träume ve Im Treibhaus”, armonik yapıları ve çözülmeyen gerilimleriyle Wagner’in sonsuz melodi anlayışını küçük formda yoğunlaştırır.
Eserler, soprano Nihan İnan’ın yorumuyla sahnede hayat bulurken vokal çizginin dramatik genişliği ve metnin şiirselliği iç içe geçecek. Wagner’in müziğinde ses, yalnızca bir taşıyıcı değil arzunun ve ertelenmiş çözülmenin doğrudan ifadesi haline gelecek.
 
 
Franz Schubert by Wilhelm August Rieder 1875
 
Tören ve yasın müziği
 
Programın ikinci bölümünde yer alan Franz Liszt’in, Giuseppe Verdi temaları üzerine geliştirdiği “Coro di Festa e Marcia Funebre, S. 435” ise romantik dönemin transkripsiyon geleneğini yansıtan güçlü bir örnek. Liszt’in piyano için yaptığı bu düzenleme, Verdi’nin dramatik operatik dilini enstrümantal bir yoğunlukla yeniden kurar.
 
Hande Uçar Yanç’ın yorumuyla sahnelenecek eser, kutlama ve yas arasındaki keskin geçişleri müzikal olarak görünür kılacak. Liszt’in virtüözitesi burada yalnızca teknik bir gösteri değil; dramatik anlatının taşıyıcısıdır. Temaların genişlemesi, ritmik vurgular ve ani dinamik değişimler, dinleyiciyi sürekli tetikte tutan bir yapı oluşturur.
 
Lied sanatının zirvesi
 
Konserin omurgasını oluşturan Franz Schubert lied’leri, romantik müziğin en rafine anlatım biçimlerinden biri olarak öne çıkıyor. 1797’de doğan ve yalnızca 31 yıllık kısa yaşamına rağmen 600’ün üzerinde lied besteleyen Schubert, bu formu başlı başına bir sanat alanına dönüştürdü. Şiirle müziği eşit düzlemde buluşturan yaklaşımı, lied geleneğini kalıcı biçimde dönüştürdü.
 
Programda yer alan eserler “Im Frühling” (1826), “Nacht und Träume” (1823), “Wehmuth” (1817), “Die junge Nonne” (1825), “Ganymed” (1817), “Der Wanderer” (1816) ve “Erlkönig” (1815) Schubert’in farklı dönemlerine ait olsa da ortak bir duygusal süreklilik taşır. “Erlkönig”, Goethe’nin şiiri üzerine kurulu dramatik yapısıyla lied repertuvarının en çarpıcı eserlerinden biri olarak kabul edilirken, “Nacht und Träume” neredeyse zamansız bir dinginlik hissi yaratır. “Ganymed”de yükselen coşku, “Der Wanderer”da yerini varoluşsal bir yalnızlığa bırakır.
 
Nihan İnan’ın yorumunda bu eserler, yalnızca teknik doğrulukla değil, metnin anlam katmanlarını açığa çıkaran bir anlatımla sunulacak. Schubert’in müziğinde piyano ve ses arasındaki diyalog, burada sahnede canlı bir dramatik ilişkiye dönüşecek.
 
 
Ses ve anlatının taşıyıcıları:  Mezzo Soprano Nihan İnan ve piyanist Hande Uçar Yanç
 
Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin deneyimli solistlerinden mezzo soprano Nihan İnan, özellikle lied repertuvarındaki hâkimiyetiyle dikkat çeken bir isim. Vokal tekniği kadar metin yorumuna verdiği önem, onun performanslarını ayırt edici kılıyor. Mezzo-soprano Nihan İnan, Türkiye’de özellikle opera ve lied repertuvarındaki yorumlarıyla öne çıkan bir sahne sanatçısı olarak Ankara Devlet Opera ve Balesi bünyesinde çalışmalarını sürdürüyor. Müzik eğitimine genç yaşta başlayan İnan, vokal tekniğini akademik bir disiplin içinde geliştirerek konservatuvar düzeyinde şan eğitimi aldı ve kısa sürede sahne pratiğiyle bu eğitimi pekiştirdi. Kariyerinin erken dönemlerinden itibaren hem opera prodüksiyonlarında hem de oda müziği ve lied konserlerinde yer alarak repertuvarını genişleten sanatçı, özellikle Almanca lied geleneğine olan hâkimiyetiyle dikkat çekti. Sahne kariyeri boyunca farklı dönem ve stillere ait eserleri yorumlayan İnan, klasik opera repertuvarının yanı sıra romantik lied literatüründe de yoğunlaşarak Schubert, Schumann, Brahms ve Wagner gibi bestecilerin eserlerini seslendirdi. Bu yönelimi, aynı zamanda metin ve müzik ilişkisini derinlemesine ele alan bir sanatçı olarak konumlanmasını sağladı. Ankara Devlet Opera ve Balesi çatısı altında çeşitli prodüksiyonlarda görev alan İnan, konser projelerinde de aktif olarak yer alarak özellikle tematik programlarla dinleyici karşısına çıkıyor. Yorumculuğunda öne çıkan özellikler arasında dengeli tını kontrolü, metne duyarlılık ve dramatik ifadeyi abartıya kaçmadan kurabilme becerisi bulunuyor. Sahnedeki varlığı, teknik yeterliliğin ötesinde, müziğin duygusal katmanlarını görünür kılmaya odaklanan bir yaklaşım sergiliyor. Bu özellikleriyle Nihan İnan, Türkiye’de klasik müzik sahnesinin istikrarlı ve dikkat çeken mezzo-soprano seslerinden biri olarak değerlendiriliyor.
 
Piyanist Hande Uçar Yanç ise hem eşlikçi hem de solist olarak repertuvarın farklı katmanlarını başarıyla taşıyan bir müzisyen olarak öne çıkıyor. 1990 yılında Ankara'da doğan Hande Uçar, müzik eğitimine 1996 yılında Aylin Özuğur ile başladı. 1998'de Bilkent Üniversitesi Erken Müzik Eğitimi Programı'na katılan Hande Uçar, 2001 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Hazırlık İlköğretim Okulu, piyano bölümüne kabul edildi ve 2004 yılında buradan birincilik derecesiyle mezun oldu. Mayıs 2004'te, Edirne Mimar Sinan Rotary Kulübü'nün düzenlediği 7.Uluslararası Genç Müzisyenler Yarışması'nda üçüncülük ödülü kazandı. 2007 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik Hazırlık Lisesi'ni birincilikle bitirdi. Aynı yılın haziran ayında düzenlenen Onay Sanat Genç Yetenekler Güzellemesi'nde finalist oldu. 2007 yılında girdiği Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'nde piyano çalışmalarını önce Aylin Özuğur, daha sonra da Gamze Kırtıl ile sürdürdü. Lise ve lisans eğitimi esnasında Andreé Sommer ile solfej, deşifraj ve eşlik çalışmaları yaptı. Aralık 2008'de şef Orhun Orhon yönetimindeki Bilkent Gençlik Senfoni Orkestrası ile L.v. Beethoven'ın 3. Piyano Konçertosu'nu yorumladı. 2009 Eklisia Yaz Müzik Okulu'nda Gülsin Onay, Emre Elivar, Aleksandar Madzar ve Mischa Dacic ile çalışma fırsatı buldu. Aynı zamanda Robert Roux, Walter Groppenberger, Martin Berkofsky, Hüseyin Sermet, Diane Andersen ve İdil Biret'in masterclass çalışmalarına aktif olarak katıldı. Lisans üçüncü sınıftan itibaren Prof. Ersin Onay ile çalışmaya başladı. Bu süre boyunca Stiliana Stavreva, Emre Şen, Cem Akçora, Elena Gnezdilova ve Gamze Kırtıl ile oda müziği çalışmaları yapmaya devam etti. 2013 yılının Mayıs ayında, şef Işın Metin yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde F. Liszt'in 'Totentanz' adlı eserini icra etti. Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'nde Prof. Ersin Onay'la sürdürdüğü yüksek lisans eğitimini 2013 yılında tamamlayan sanatçı halen Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'nde yarı zamanlı öğretim üyesi ve Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde korrepetitör olarak görevini sürdürüyor.
 
Konserde iki sanatçının kurduğu denge, programın bütünlüğünü sağlayan temel unsurlardan.
 
 
Dramaturji
 
“Träume / Rüyalar başlığı”, programın yalnızca bir teması değil; aynı zamanda dramaturjik ekseni. Wagner’in ertelenmiş arzusu, Liszt’in dramatik karşıtlıkları ve Schubert’in içe dönük şiirselliği, rüya kavramının farklı yüzlerini temsil ediyor. Bu bağlamda konser, parçaların ardışık sıralanmasından çok, bir duygusal akış olarak kurgulanmış.
 
Romantik dönemin bu eserleri, bireyin iç dünyasını merkeze alırken, aynı zamanda evrensel bir anlatı kurar. Aşk, kayıp, doğa, ölüm ve umut gibi temalar, her bir bestecinin dilinde farklı biçimlerde ortaya çıkar; ancak hepsi aynı temel soruya yönelir: İnsan, kendi iç sesiyle nasıl baş eder?
 
8 Nisan Çarşamba akşamı 8 Nisan akşamı CSO ADA Ankara’nın Bankkart Mavi Salon’da gerçekleşecek konser, klasik müziğin en yoğun ve en kırılgan anlarını bir araya getiriyor. Träume / Rüyalar, dinleyiciyi yalnızca bir konser salonuna değil, aynı zamanda kendi iç dünyasına davet eden bir deneyim sunuyor. Wagner’in gerilimli armonilerinden Schubert’in neredeyse fısıltıya dönüşen melodilerine uzanan bu yolculuk, romantik müziğin hâlâ ne kadar canlı ve dönüştürücü olduğunu hatırlatıyor.
 
Program
 
R. Wagner - “Wesendonck Lieder' WWV 91”
1 - Der Engel
2 - Stehe Still!
3 - Im Treibhaus
4 - Schmerzen
5 - Träume
Solist: Nihan İnan (Mezzo Soprano)
- F. Liszt / G. Verdi - “Coro di Festa e Marcia Funebre, S. 435”
Piyano: Hande Uçar Yanç
- F. Schubert - “Im Frühling”
- F. Schubert - “Nacht und Träume”
- F. Schubert - “Wehmuth”
- F. Schubert - “Die Junge Nonne”
- F. Schubert - “Ganymed”
- F. Schubert - “Der Wanderer”
- F. Schuber - ”Erlkönig”
Solist: Nihan İnan (Mezzo Soprano)