Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Rüyaların sesine doğru

Rüyaların sesine doğru

Rüyaların sesine doğru17 Eylül 2026 - 04:09
Beş Grammy ödüllü müzik kolektifi Snarky Puppy, 18 Eylül’de Pozitif Müzik organizasyonuyla Volkswagen Arena’da dinleyiciyle buluşacak.
 
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Snarky Puppy’yi tek bir müzik türünün sınırları içinde tanımlamak kolay değil. Caz, funk, R&B, soul, gospel, rock ve çağdaş orkestral yazım arasında dolaşan topluluk, müziğini sabit bir formülün üzerine kurmak yerine her projede yeni bir yön arıyor. Basçı ve besteci Michael League’in liderliğindeki kolektif, 20 yılı aşkın kariyerinde farklı müzisyenleri bir araya getiren yapısını korurken, her albümde ses dünyasını yeniden biçimlendirdi. Bugün beş Grammy ödülüne sahip olan Snarky Puppy’nin ödülleri arasında Lalah Hathaway ile birlikte kaydettiği “Something” ile kazandığı R&B performansı Grammy’sinin yanı sıra “Sylva”, “Culcha Vulcha”, “Live at the Royal Albert Hall” ve “Empire Central” ile aldığı çağdaş enstrümantal müzik ödülleri bulunuyor.
 
Cazdan taşan müzik dili
 
Snarky Puppy’nin müziğinde türler, birbirinden ayrılan bölümler olarak değil, aynı kompozisyonun içinde birbirine geçen katmanlar olarak ortaya çıkıyor. Funk’ın ritmik yapısı, R&B’nin groove anlayışı, soul ve gospel’ın melodik dünyası, rock’ın enerjisi ve cazın doğaçlamaya açık yapısı grubun müziğinde yan yana geliyor. Topluluğun yıllar içinde oluşturduğu bu dil, özellikle canlı performanslarında daha belirgin hale geliyor.
 
New York merkezli kolektifin kuruluşundan bu yana değişen kadroları da bu yaklaşımın bir parçası. Snarky Puppy’nin albümlerinde ve konserlerinde farklı müzisyenlerin bir araya gelmesi, grubun sabit bir solist ya da tek bir enstrümanın çevresinde şekillenmek yerine toplu müzikal etkileşimi öne çıkarmasını sağlıyor. Basçı, besteci ve grup lideri Michael League’in yaklaşımında da müziğin tek bir türe ait olması yerine kolektif sesin gelişmesi belirleyici.
 
Snarky Puppy’nin müziğinde caz, funk, R&B, soul, gospel, rock ve orkestral müzik bir arada yer alıyor. Grubun bestelerinde farklı türlere ait ritim, armoni ve düzenleme anlayışları kullanılırken, doğaçlama da önemli bir yer tutuyor. Michael League’in besteleri ve düzenlemeleri etrafında şekillenen çalışmalar, grubun geniş müzisyen kadrosunun farklı enstrümanlarını aynı yapı içinde buluşturuyor.
 
 
10 yıl sonra yeniden Metropole Orkest
 
Snarky Puppy’nin yeni projesi “Somni”, grubun 2015’te Hollanda merkezli Metropole Orkest ile gerçekleştirdiği “Sylva” işbirliğinin ardından gelen ikinci ortak albüm. “Sylva”, doğa ve orman fikrinden yola çıkan orkestral bir süitin etrafında şekillenmiş, 2016’da ‘En İyi Çağdaş Enstrümantal Albüm’ dalında Grammy kazanmıştı. İki topluluk, bu çalışmadan 10 yıl sonra yeniden bir araya geldi.
Metropole Orkest, caz ve pop müziğine adanmış tam zamanlı orkestra yapısıyla klasik senfonik orkestranın geniş ses paletini büyük grubun ritmik esnekliğiyle birleştiriyor. 1945’te kurulan topluluk yıllar içinde Ella Fitzgerald, Dizzy Gillespie, Brian Eno, Gregory Porter ve Jacob Collier gibi farklı kuşak ve türlerden sanatçılarla çalıştı. Snarky Puppy ile ilk ortaklığından aldığı Grammy ise iki topluluğun müzikal birlikteliğinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
 
“Somni” için yeniden buluşma, yalnızca önceki projenin devamı olarak tasarlanmadı. Michael League’in besteleri, Metropole Orkest’in geniş orkestral yapısı ve şef Jules Buckley’nin düzenlemeleriyle yeni bir ses alanına taşındı. Proje, 17-19 Ocak 2025 tarihlerinde Utrecht’te üç gece boyunca canlı olarak kaydedildi ve 21 Kasım 2025’te GroundUP Music etiketiyle yayımlandı.
 
‘Rüya’
 
“Somni”nin merkezindeki fikir, adında saklı. Katalancada ‘rüya’ anlamına gelen sözcük, Michael League’in Barselona’da yaşamasıyla da bağlantılı. League, albümdeki bestelerin önemli bir bölümünün ilk fikirlerini Japonya’nın kırsalında tek başına geçirdiği bir ay boyunca geliştirdi. Gündelik hayatın ve yoğun çalışma temposunun dışına çıktığı bu süreçte beste yapmak için kendisine zaman ayıran League’in ilk eskizleri daha sonra Snarky Puppy’nin geniş kadrosu ve Metropole Orkest’in büyük orkestral yapısıyla yeniden biçimlendirildi.
 
Bu süreçte albümün açılış parçası “Waves Upon Waves” de önemli bir başlangıç noktası oldu. League, parçanın ilk temasını daha önce “Empire Central” kayıtları sırasında yazmış, ancak çalışmayı o dönemde tamamlamamıştı. Rüya ile uyanıklık arasındaki geçiş hissini temel alan parça, “Somni”nin genel atmosferinin oluşmasında belirleyici oldu. Albüm boyunca rüya hali, doğrudan bir hikâye anlatımından çok farklı müzikal katmanların birbirine dönüşmesi üzerinden ele alınıyor.
 
“Somni” toplam sekiz parçadan oluşuyor. “Waves Upon Waves” ile başlayan albümde “As You Are But Not As You Were”, “Chimera”, “Between Worlds”, “Recurrent”, “Drift”, “Only Here And Nowhere Else” ve “It Stays With You” yer alıyor. Yaklaşık 71 buçuk dakikalık çalışma, stüdyo ortamında sonradan bir araya getirilen kayıtlar yerine Utrecht’te seyirci önünde gerçekleştirilen canlı performansları içeriyor.
 
Orkestranın içine yerleşen groove
 
“Somni”nin ölçeğini yalnızca Snarky Puppy ile Metropole Orkest’in bir araya gelmesi belirlemiyor. Projede Snarky Puppy tarafında dört davulcunun yer aldığı geniş bir kadro bulunuyor. Larnell Lewis, Nikki Glaspie, Jamison Ross ve Jason ‘JT’ Thomas davul bölümünü oluştururken, Keita Ogawa, Nate Werth ve Marcelo Woloski perküsyonları üstleniyor. Michael League elektrik basın yanı sıra Türk sazı da çalıyor. Gitarlarda Bob Lanzetti, Mark Lettieri ve Chris McQueen; klavye ve synthesizer tarafında Bill Laurance, Justin Stanton ve Bobby Sparks II; üflemeli çalgılarda ise Jay Jennings, Mike ‘Maz’ Maher, Chris Bullock ve Bob Reynolds gibi Snarky Puppy üyeleri yer alıyor.
 
Metropole Orkest’in yaylılar, üflemeliler, bakır üflemeliler, arp ve perküsyonlardan oluşan geniş kadrosu bu yapıya ikinci bir katman ekliyor. Jules Buckley, orkestranın şefliğinin yanı sıra Michael League ile birlikte düzenlemelerde de görev aldı. Böylece Snarky Puppy’nin ritmik ve doğaçlamaya açık yapısı, orkestranın senfonik dokusuyla aynı kompozisyon içinde buluşuyor.
 
Albümün parçaları bu birlikteliğin farklı yüzlerini ortaya çıkarıyor. “Chimera” daha belirgin bir Snarky Puppy ritmik yapısı üzerine kurulurken, “Recurrent” yaklaşık 14 dakikaya yaklaşan süresiyle albümün en uzun çalışması olarak geniş doğaçlama alanları açıyor. “Between Worlds” ve “Waves Upon Waves” ise yaylılar, üflemeliler, ritim bölümü ve elektronik seslerin aynı yapı içinde hareket ettiği orkestral yaklaşımı öne çıkarıyor.
 
 
Canlı kaydın sahneye dönüşü
 
“Somni”nin önemli özelliklerinden biri, albümün doğrudan canlı performanslardan doğmuş olması. Utrecht’te üç gece boyunca gerçekleştirilen kayıtlar, yalnızca müzisyenlerin performanslarını değil, seyirciyle aynı ortamda oluşan canlılık duygusunu da çalışmanın parçası haline getiriyor. Projenin kayıt sürecinde 74 müzisyenin yer aldığı; bunun 20’sinin Snarky Puppy, 54’ünün ise Metropole Orkest üyesi olduğu bilgisi resmi olmayan kayıt süreci kaynaklarında da aktarılıyor.
 
“Somni”, yalnızca büyük bir kadronun stüdyo ortamında bir araya getirilmesinden oluşan bir albüm değil. Orkestra ve kolektif aynı anda sahnede yer alıyor; besteler canlı performansın içinde şekilleniyor. Albümün yapısında seyirci seslerinin de korunması, kayıtların konser atmosferini taşımasını sağlıyor.
 
Snarky Puppy’nin İstanbul konseri de bu açıdan grubun yeni döneminin önemli duraklarından biri olacak. Topluluğun resmi turne takviminde 18 Eylül 2026 tarihi Volkswagen Arena İstanbul konseri olarak yer alıyor. Etkinliğin başlangıç saati 21.30, kapı açılışı ise 19.30.
 
Aynı grubun başka versiyonu
 
Snarky Puppy’nin “Somni” ile ulaştığı nokta, grubun kariyerindeki değişimin de devamı niteliğinde. İlk yıllarında daha çok caz çevresinde tanınan topluluk, zaman içinde funk, R&B, soul, rock, gospel ve farklı dünya müziği etkilerini aynı yapı içinde kullanmaya başladı. Bu değişim, grubun Grammy geçmişine de yansıyor.
 
İlk Grammy ödülü 2014’te Lalah Hathaway ile birlikte gerçekleştirdiği “Something” ile ‘En İyi R&B Performansı’ kategorisinde geldi. İki yıl sonra Metropole Orkest ile “Sylva” için ‘En İyi Çağdaş Enstrümantal Albüm’ ödülünü aldı. Ardından “Culcha Vulcha”, “Live at the Royal Albert Hall” ve “Empire Central” ile aynı kategoride üç Grammy daha kazandı ve topluluğun Grammy sayısı beşe ulaştı.
 
R&B performansından çağdaş enstrümantal müziğe uzanan Grammy geçmişi, Snarky Puppy’nin farklı müzikal alanlarda üretim yapmasının somut karşılıklarından bir ancak grubun diskografisindeki değişim, yalnızca ödüllerle ölçülebilecek bir çizgide ilerlemiyor. “We Like It Here”, “Family Dinner”, “Immigrance” ve “Empire Central” gibi çalışmaların ardından gelen “Somni”, bu kez orkestral müziğin olanaklarını grubun ritmik ve doğaçlamaya dayalı yapısının içine yerleştiriyor. Metropole Orkest ile yapılan ilk çalışmanın üzerinden geçen 10 yıl, iki topluluğun aynı müzikal fikre geri dönmek yerine başka bir ölçek aramasına olanak sağlıyor.
 
18 Eylül’de Volkswagen Arena’da gerçekleşecek konserin merkezinde de bu yeni dönem bulunuyor. “Somni”nin geniş orkestral dünyası, albümün canlı kayıt niteliği ve Snarky Puppy’nin yıllardır değişen kadrosuyla geliştirdiği groove temelli yaklaşım, İstanbul sahnesinde bir araya gelecek. Böylece konser, yalnızca beş Grammy ödüllü bir grubun performansı değil, Snarky Puppy’nin müziğini her yeni projede başka bir yöne taşıma anlayışının son durağı olarak İstanbul’a ulaşacak.
 
 
Etiketler: grammy  müzik  Snarky Puppy