Safina, Yeter, Krull ve Ramos aynı sahnede
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Alessandro Safina ve Burak Yeter, Cecilia Krull ve Cristina Ramos’un katılımıyla gerçekleşecek 5 Haziran İstanbul Harbiye ve 6 Haziran Ankara konserleri, klasik ile elektronik müziği aynı sahnede buluşturan benzersiz bir proje olarak dikkat çekiyor. Safina’nın operatik pop kariyeri, Yeter’in elektronik müzikteki global başarıları ve konuk sanatçıların uluslararası ünü bu konseri bir müzik dergisi kapağına yakışır hale getiriyor.
Alessandro Safina: Operadan Popera’ya uzanan yol
1963 Siena doğumlu Alessandro Safina, dokuz yaşında başladığı müzik eğitimini Floransa’daki Conservatorio di Musica Luigi Cherubini’de sürdürdü. 1989’da Mantova’daki Concorso Lirico Internazionale’yi kazanarak profesyonel sahneye adım attı. Puccini’nin La Bohème’inde Rodolfo rolüyle dikkat çekti. Ancak Safina’yı dünya çapında tanıtan, operayı pop müzikle harmanladığı ‘Popera’ tarzı oldu.
1999’da yayınlanan “Insieme a Te” albümü, İtalya’da listelere girdi. Ardından “Musica di Te” (2003) ve “Sognami” (2007) albümleri geldi. Safina, Andrea Bocelli ve Sarah Brightman gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşarak ‘crossover’ müziğin güçlü temsilcilerinden biri haline geldi. Diskografisi boyunca klasik aryalardan modern pop düzenlemelerine uzanan bir repertuvar sundu ve özellikle romantik vokal tarzıyla geniş bir dinleyici kitlesi kazandı.
Burak Yeter: Elektronik müziğin küresel yüzü
1982 Trabzon doğumlu Burak Yeter, Akdeniz Üniversitesi’nde mühendislik eğitiminin ardından Londra SAE Institute’de ses mühendisliği yüksek lisansı yaptı. 2004’te MTV & Burn DJ Contest’i kazanarak uluslararası sahneye çıktı. İlk albümü “For Action” (2005)’ın ardından “For Message Vol.2” (2007) geldi.
Yeter’in kariyerinde dönüm noktası, 2016’da yayınlanan “Tuesday” oldu. Dünya listelerinde üst sıralara çıkan şarkı, Spotify’da yüz milyonlarca dinlenmeye ulaştı. Ardından “My Life is Going On” (2018) Cecilia Krull ile yaptığı iş birliğiyle “La Casa de Papel”in soundtrack’i olarak küresel bir fenomene dönüştü. Yeter, Depeche Mode, Alicia Keys ve Usher gibi sanatçılara yaptığı remixlerle de tanınıyor.
Cecilia Krull: “La Casa de Papel”in sesi
1986 Madrid doğumlu Cecilia Krull, Disney İspanya yapımlarında çocuk yaşta seslendirme yaparak kariyerine başladı. 2010’da “My Soul” albümüyle çıkış yaptı. 2017’de Netflix dizisi “La Casa de Papel” için seslendirdiği “My Life is Going On”, bir milyardan fazla dinlenmeyle sanatçıyı uluslararası sahneye taşıdı. Krull, caz, soul ve pop öğelerini harmanlayan vokal tarzıyla Avrupa müzik sahnesinde özgün bir yer edindi.
Cristina Ramos: Rock ile opera arasında
1979 Kanarya Adaları doğumlu Cristina Ramos, klasik vokal eğitimi aldıktan sonra rock ve pop ile opera arasında köprü kuran performanslarıyla tanındı. Got Talent Spain’in ilk sezonunu kazanarak ün kazandı, ardından La Voz Mexico’da birincilik elde etti. 2019’da America’s Got Talent: The Champions’ta ilk beş finalist arasına girerek küresel sahnede yerini sağlamlaştırdı. Ramos’un vokal gücü, hem aryalarda hem de rock şarkılarında aynı anda etkileyici bir yoğunluk yaratıyor.
İstanbul ve Ankara’da benzersiz iki sahne
5 Haziran İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu ve 6 Haziran Ankara Congresium konserlerinde, Sinema Senfoni Orkestrası eşliğinde klasik ile elektronik müzik aynı potada buluşacak. Safina’nın operatik vokali, Yeter’in elektronik altyapıları, Krull’un pop-jazz tınıları ve Ramos’un rock-opera enerjisiyle sahne, kültürler arası bir müzik şölenine dönüşecek.


