Sahne sanatlarında yeni eşik
Dijital sanatlar ile sahne performansını aynı anlatı düzleminde buluşturan “Neci’nin Diji Maceraları-3”, Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen basın lansmanıyla tanıtıldı.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
İstanbul’da 6. İstanbul Dijital Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen bir lansmanla, Türkiye’de çocuk tiyatrosu alanında yeni bir üretim modeli kamuoyuna tanıtıldı. Mezo Group ve CEO Event iş birliğiyle geliştirilen “Neci’nin Diji Maceraları-3”, sahne sanatlarını yapay zekâ, robotik sistemler ve dijital görsel teknolojilerle bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Tiyatro Salonu’nda düzenlenen etkinlikte proje, basın mensuplarına tüm teknik ve kavramsal çerçevesiyle aktarıldı.
Yapım, çocuk tiyatrosu alanında robot karakterlerin aktif sahne oyuncusu olarak yer aldığı Türkiye’deki ilk örneklerden biri olarak tanımlanıyor. Sunuculuğunu ve moderatörlüğünü tiyatro oyuncusu Özgür Özgülgün’ün üstlendiği lansmanda, yapay zekâ karakteri Diji Misha ve robot oyuncu Mini Ada da sahneye çıkarak projeyi doğrudan temsil eden unsurlar arasında yer aldı.
Projenin yaratıcı sürecini yürüten yazar Dr. Nabat Garakhanova, konuşmasında dijital dönüşümün hızına ve çocuk anlatılarındaki yeni ifade biçimlerine dikkat çekti. Garakhanova, analog üretim süreçleri ile dijital çağ arasındaki hız farkına işaret ederek, güncel teknolojik ortamda anlatı üretiminin sürekli değişen bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Çocukların bu dönüşümün en hızlı adaptasyon gösteren grubu olduğunu belirten Garakhanova, projenin temel motivasyonunun teknolojiyle iç içe büyüyen yeni kuşaklara yönelik bir sahne dili geliştirmek olduğunu aktardı.
Dr. Nabat Garakhanova
Garakhanova ayrıca, robotların ve yapay zekânın gündelik yaşamın parçası haline gelmesiyle birlikte sahne sanatlarının da bu dönüşüme paralel olarak yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Projede yer alan anlatı yapısının yalnızca eğlence değil, çevre bilinci, aile bağları ve toplumsal değerler gibi temaları da içeren çok katmanlı bir içerik üzerine kurulduğu belirtildi. Dijital çağın hızına rağmen kültürel aktarımın sürdürülebilirliğine odaklanan yapım, çocuklara yönelik sahne anlatısında yeni bir yönelim olarak konumlandırılıyor.
Lansman sırasında dikkat çeken bir diğer unsur ise robot oyuncuların sahnedeki varlığı oldu. Mini Ada isimli robot karakter, sahne sanatlarında robotların gelecekteki rolüne ilişkin sorulara yanıt vererek, teknolojinin insan yaratıcılığını destekleyici bir araç olarak konumlanması gerektiğini ifade etti. Robot karakterin, insan oyuncularla birlikte sahne üzerinde yer alması, performans sanatlarında hibrit üretim modellerinin gelişimine işaret eden bir örnek olarak değerlendirildi.
Teknik açıdan bakıldığında yapım, klasik çocuk tiyatrosu formatının ötesine geçen bir sahne tasarımıyla dikkat çekiyor. LED ekran sistemleri, green screen uygulamaları, canlı video art, hareket yakalama teknolojileri ve özel tasarım robot kostümleriyle desteklenen sahne kurgusu, anlatının fiziksel ve dijital katmanlarını aynı anda işler hale getiriyor. Bu yapı, çocuk izleyiciyi yalnızca seyirci konumunda değil, dijital bir evrenin parçası olarak konumlandırmayı hedefliyor.
Akın Robotik ve Butik İnsan Kaynakları’nın katkılarıyla geliştirilen proje, sahne sanatlarında teknoloji entegrasyonunun geldiği noktayı göstermesi açısından da dikkat çekiyor. Yapımın Ekim ayında seyirciyle buluşması planlanırken, sahneleme sürecinin festival ve dijital sanat ekosistemiyle paralel ilerleyeceği belirtiliyor.
6. İstanbul Dijital Sanat Festivali kapsamında tanıtılan proje, Türkiye’de dijital sanat üretiminin çocuk tiyatrosu alanına genişlemesi açısından da önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor. Festivalin genel programı içinde yer alan diğer etkinliklerle birlikte düşünüldüğünde, sahne sanatları ile teknoloji arasındaki sınırların giderek daha geçirgen hale geldiği bir üretim ortamı öne çıkıyor.
Dr. Nabat Garakhanova
Dr. Nabat Garakhanova, sahne sanatları ile dijital teknolojilerin kesişiminde üreten bir yazar ve eğitimci olarak öne çıkıyor. Özellikle çocuklara yönelik dijital okuryazarlık ve yapay zekâ farkındalığı temalarını sahne anlatısı ve hikâye kurgusu üzerinden ele alan çalışmalarıyla tanınıyor.
Akademik ve kültürel üretimi dijitalleşme, iletişim ve yeni medya alanında yoğunlaşan bir yazar, akademisyen ve festival yöneticisi olan Dr. Nabat Garakhanova, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü lisans eğitiminin ardından Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans yaptı, doktora derecesini ise Strasbourg merkezli Université Robert Schuman’da siyaset ve sosyoloji alanında tamamladı.
Akademik çalışmaları özellikle kültür faktörünün uluslararası ilişkiler ve dijital diplomasi üzerindeki etkileri üzerine yoğunlaşan ve profesyonel kariyerinde Avrupa Konseyi yapılarından başlayarak uluslararası organizasyonlarda görev alan Garakhanova, daha sonra Türkiye’de Mezo Group bünyesinde dijital kültür, yeni medya ve sanat projeleri geliştirdi. Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve kültürel üretim ilişkisini merkeze alan projeleriyle özellikle son yıllarda dijital sanat alanında etkin bir figür haline geldi.
KTO Karatay Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak da yer alan Garakhanova’nın çalışmaları dijital okuryazarlık, çocuklar için dijital güvenlik ve yeni medya eğitimine odaklanıyor. Bu çerçevede kaleme aldığı kitaplar arasında “Dijitale Kalpten Bağlı Marka” ve çocuklara yönelik “Dijitale Kalpten Bağlı Aile / Neci’nin Diji Maceraları” serisi bulunuyor.
Son yıllarda İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF) gibi uluslararası etkinliklerin direktörlüğünü üstlenerek, Türkiye’de dijital sanatın kurumsal görünürlüğünü artıran isimlerden biri olarak öne çıkan Garakhanova, festival bağlamında yaptığı açıklamalarda yapay zekâ ve robot teknolojilerinin sanat üretiminde giderek daha belirleyici olacağını vurguluyor, dijital sanatın interaktif ve deneyim odaklı bir yapıya evrildiğini ifade ediyor.
Çalışmalarının merkezinde çocuklar ve gençler için dijital dünyayı bilinçli üretim ve eğitim alanı olarak konumlandırma yaklaşımını geliştiren Dr. Nabat Garakhanova’nın bu doğrultuda ürettiği projelerde dijital okuryazarlık, aile içi dijital farkındalık ve teknolojiyle güvenli etkileşim temaları öne çıkıyor. Aynı zamanda dijital çağın hızla değişen yapısı, bilgi üretim ve tüketim süreçlerindeki dönüşüm ve çocukların bu ekosistem içindeki adaptasyon biçimleri de çalışmalarının temel odak noktaları arasında yer alıyor.
Garakhanova’nın yaklaşımı, sahne sanatlarını klasik dramatik yapıların dışına taşıyarak interaktif, görsel ve teknolojik unsurlarla desteklenen hibrit anlatı modellerine yöneliyor. Bu çerçevede kaleme aldığı “Neci’nin Diji Maceraları”, çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişkiyi güvenlik, etik kullanım ve bilinç geliştirme ekseninde ele alan bir anlatı üzerine kurulu. Bu yapı içinde teknoloji, pedagojik bir alan ve anlatının aktif bir bileşeni olarak konumlandırılıyor.
“Neci’nin Diji Maceraları”
Yazan: Dr. Nabat Garakhanova
Oyunlaştıran: Sibel Yıldırım Başak
Yönetmen: Şakir Gürzumar
Yönetmen Yardımcısı: Tuba Gürzumar
Müzik: Deniz Gürzumar
Dış Ses: Can Başak
Kostüm: Tuba Gürzumar
Asistan: Tülay Bekar Öztürk
Oyuncular: Müslüm Tamer/ Zeynep Atılgan
“Neci’nin Diji Maceraları”, çocuklara yönelik dijital farkındalık teması üzerine kurulu bir sahne yapımı. Dr. Nabat Garakhanova tarafından yazılan oyun, oyunlaştırma sürecinde Sibel Yıldırım Başak tarafından sahne dramaturjisine uyarlandı, yönetmenliğini ise Şakir Gürzumar üstlendi. Yapımın yönetmen yardımcılığını Tuba Gürzumar yürütürken, sahnede Müslüm Tamer ve Zeynep Atılgan rol alıyor.
Oyun, dijital dünyaya meraklı bir çocuk olan Neci’nin hikâyesini merkezine alırken anlatının temel çatısını insan–teknoloji etkileşimi üzerine kurar ve bu yapı giderek robotik ve yapay zekâ temsillerine açılan bir sahne dili oluşturuyor. Neci’nin en yakın arkadaşı ayıcığı Misha, dijital dünyanın risklerine karşı bir rehber olarak konumlanırken, sahneleme dili içinde bu karakterin temsil ettiği ‘koruyucu dijital varlık’ fikri, yapay zekâ ve robotik karakterlerle genişleyen bir anlatı evrenine işaret ediyor. Bu çerçevede sahne hem karakterler arasındaki dramatik ilişkiyi hem de insan ile algoritmik/robotik sistemler arasındaki yeni etkileşim biçimlerini de görünür kılıyor.
Prodüksiyonun tanıtımında yer alan robotik sahne unsurları ve yapay zekâ destekli karakter kurguları, oyunu klasik çocuk tiyatrosu formunun dışına taşıyan temel bileşenlerden. Sahne tasarımında kullanılan dijital görsel katmanlar, LED ekran sistemleri ve interaktif projeksiyonlar, robot karakterlerin varlığıyla birlikte bütünleşerek anlatıyı fiziksel ve dijital katmanlar arasında sürekli geçiş yapan bir yapıya dönüştürüyor. Bu yapı içinde robot karakterler, yalnızca teknik bir unsur değil, hikâyenin pedagojik hedeflerini destekleyen aktif anlatı bileşenleri olarak konumlanıyor.
Bu yönüyle oyun, çocuklara dijital güvenlik ve farkındalık kazandırmayı hedeflerken, aynı zamanda robotların ve yapay zekânın sahne sanatlarında doğrudan anlatı ortağı olarak konumlanabileceği yeni bir tiyatro modeline işaret ediyor.
İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde bir gösteri yapan ve önümüzdeki günlerde tekrar sahnelenecek “Neci’nin Diji Maceraları”, çocuklara klasik bir sahne deneyiminin ötesinde, dijital çağın tüm dinamiklerini barındıran fantastik bir dünya sunuyor.
Etiketler: Milliyet Sanat Neci Atatürk Kültür Merkezi Neci’nin Diji Maceraları-3


