Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Sanatçımızdan New York’ta sergi

Sanatçımızdan New York’ta sergi

Sanatçımızdan New York’ta sergi01 Nisan 2026 - 05:04
SANATORIUM, 2 Nisan – 8 Mayıs tarihleri arasında Fierman New York’ta Çağla Köseoğulları’nın “Seeping Into the Horizon” başlıklı Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk kişisel sergisini ziyaretçilerle buluşturacak.
Sergi, kağıt üzerine çalışmalar ile bir video enstalasyonunu bir araya getirerek sanatçının bedensel hafıza, jest ve imge ile yüzey arasındaki kırılgan ilişkiye yönelik araştırmasını sürdürüyor.
Köseoğulları’nın sanatsal pratiği çizim, resim, video ve seramik alanlarını kapsıyor ve çizimi hem maddi hem de performatif bir süreç olarak ele aldığı süregelen araştırmalarından yola çıkarak gelişiyor. Esas olarak mürekkep, füzen ve füzen tozu ile çalışan sanatçı, geçirgen, atmosferik ve dönüşüme açık görüntüler yaratıyor. Eserleri genellikle bedensel hareketlerin ince izlerini kaydeden sezgisel hareketlerle ortaya çıkıyor ve yüzeyleri hafıza, algı ve maddi varlığın kesiştiği mekanlara dönüştürüyor.
 
Mavi mürekkep kullanılarak üretilen çalışmalar, lekeler, yayılmalar ve katmanlı hareketler yoluyla kağıda yayılır ve formların ortaya çıktığı, dağıldığı eşikleri keşfeden bir yüzey oluşturur. Renk, bir tasvir aracı olmaktan çok, bir koşul, görüntülerin yavaşça ortaya çıkıp kaybolduğu bir ortam işlevi görür; ufuk burada, sürekli uzaklaşan ve asla tam olarak kavranamayan bir arzu nesnesi gibi belirir.
 
 
Çağla Köseoğulları, “Somewhere There Series”, 2026, (Courtesy of SANATORIUM and Fierman)
 
Bu çalışmaların yanı sıra, bir grup siyah-beyaz çizim ve bir video çalışması, sanatçının önceki üretimlerine referans verir. Seri, kağıt üzerine mürekkeple yapılmış eserlerden ve hareket halindeki bir trenden manzaraları gözlemleme deneyiminden kaynaklanan 1 dakika 31 saniyelik, döngüsel bir videodan oluşmaktadır. Köseoğulları, gözlerini, ellerini ve içgüdülerini adeta bir kamera gibi kullanarak, hızla geçen manzaraların bıraktığı geçici izlenimleri kayda almaktadır. Eserler, manzaraların görüş alanından kaybolurken zihne bıraktığı izleri ve işaretleri yansıtarak, gündelik rutinlerin ritmi içinde kaybolan bir zaman algısını ortaya koyar.
 
Eserler, bir tren yolculuğunu doğrudan anlatmak yerine, görme eyleminin kendisine odaklanıyor. Gözlem ve hareket, eserin ana eksenini oluşturuyor: Göz manzarayı takip ederken, manzara da aynı anda gözün önünden geçip gidiyor. Geriye kalan, manzaranın kendisi değil, onun kalıntısı; görülenin bir lekesi, hatırlananın bir izi olur.
 
Nehirler, tepeler, ovalar ve tüneller, soyutlama ile manzara arasında gidip gelen jestlere ve izlere dönüşür. Manzaranın hatırası solarken, izi kalır ve bir biçime dönüşür. Bu görüntüler, geçen deneyimlerin biriktiği ve yerleştiği küçük anı cepleri gibi işler.
 
“Seeping Into the Horizon”da sunulan çalışmalarda Köseoğulları, çizimi beden, hafıza ve dünya arasındaki temas anlarını kaydeden geçici bir eylem olarak ele alır. İzler yavaşça ortaya çıkar, dağılır ve birikir; görünme ve kaybolma arasında asılı kalan sessiz imgeler oluşturur.