Şarkıların kesiştiği sahne
Bülent Ortaçgil ile Birsen Tezer, 21 Ağustos’ta HABITAT Hilltown’da gerçekleşecek konserde kendi repertuvarlarının yanı sıra ortak müzikal geçmişlerinin izlerini de taşıyan bir seçkiyle dinleyici karşısına çıkacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Bazı müzikal birliktelikler tek bir konserle başlamaz; yıllar içinde şarkılar, kayıtlar ve sahne karşılaşmaları üzerinden yavaş yavaş oluşur. Bülent Ortaçgil ile Birsen Tezer arasındaki bağ da böyle bir ortak geçmişe dayanıyor. Tezer’in Ortaçgil şarkılarını yorumladığı ilk dönemlerden, Ortaçgil’in Tezer’in albümlerine ve kayıtlarına verdiği katkılara uzanan ilişki, iki ayrı müzik dilinin birbirine temas ettiği bir repertuvar oluşturdu. Şimdi bu ortaklık, HABITAT Hilltown’da gerçekleşecek konserde yeniden aynı sahneye taşınıyor.
Bir şarkının başka bir seste yeniden kurulması
Birsen Tezer’in müzikal dünyasında Bülent Ortaçgil şarkılarının özel bir yeri var. Sanatçının 2009’da yayınlanan ilk albümü “Cihan”, kendi bestelerinin yanı sıra Ortaçgil, Erkan Oğur, İlhan Şeşen ve Zafer Cımbıl’ın eserlerini de bir araya getiriyordu. Albümde Ortaçgil’in “Çığlık Çığlığa” ve “Değirmenler” gibi eserleri Tezer’in vokal dünyasından yeniden geçerken, şarkıların yalın yapısı kanun, gitar ve vokal eksenindeki düzenlemelerle farklı bir karakter kazandı.
Bu ilişkinin geçmişi “Cihan”dan da önceye uzanıyor. Tezer’in “Çığlık Çığlığa” yorumunun yer aldığı “Şarkılar Bir Oyundur / Bülent Ortaçgil Tribute 2” derlemesi 2000’de yayınlandı. Böylece Tezer, Ortaçgil repertuvarıyla solo albümünün yıllar öncesinde de kayıt ortamında buluşmuş oldu.
Ortaçgil’in şarkılarının farklı yorumcular tarafından yeniden ele alınması, sanatçının repertuvarının kuşaklar arasında dolaşmasını sağlayan önemli kanallardan biri. Tezer’in yorumları ise bu repertuvarın daha akustik, doğaçlamaya açık ve vokal merkezli bir alanda yeniden kurulmasına örnek oluşturuyor.
Birsen Tezer
“İkinci Cihan”da yollar yeniden kesişiyor
İki sanatçı arasındaki müzikal bağ, Birsen Tezer’in 2013 tarihli “İkinci Cihan” albümünde daha doğrudan bir işbirliğine dönüştü. Dokuz parçalık albümde Bülent Ortaçgil akustik gitarıyla konuk müzisyen olarak yer aldı. Albümün müzikal kadrosunda Akın Eldes, Birol Ağırbaş, Erkan Oğur, İlhan Şeşen, Özer Arkun, Sibel Köse ve Tarık Aslan gibi isimler de bulunuyordu.
Albümdeki “Kendi Kendime” ise bu ilişkinin bir başka boyutunu ortaya koydu. Gürol Ağırbaş’ın bestesine sözleri Bülent Ortaçgil yazdı; parçayı Tezer seslendirdi. Böylece Ortaçgil’in yalnızca yorumlanan şarkılarıyla değil, söz yazarlığıyla da Tezer’in repertuvarına dahil olduğu bir çalışma ortaya çıktı.
Ortaçgil’in Tezer’in müziğine katkısı bununla sınırlı kalmadı. 2010 tarihli “Sen” albümünde yer alan “İstediğini Yap”ta Tezer vokaliyle Ortaçgil’e eşlik etti. İki sanatçının müzikal yollarının farklı albümlerde birbirine açılması, bugün aynı sahnede yan yana gelmelerinin de arka planını oluşturuyor.
Kanun ve gitarın buluştuğu repertuvar
Tezer ile Ortaçgil’in müzikal birlikteliğinin dikkat çeken taraflarından biri de iki sanatçının farklı kaynaklardan beslenen müzik anlayışlarının ortak bir sadelikte buluşması. Ortaçgil’in gitar, söz ve melodi üzerine kurduğu şarkı yazarlığı, Tezer’in kanun ve vokali merkeze alan yaklaşımıyla yan yana geldiğinde, düzenlemelerin önüne geçen bir şarkı anlatısı ortaya çıkıyor.
Tezer’in kendi bestelerini Ortaçgil, Erkan Oğur, İlhan Şeşen ve farklı kuşaklardan müzisyenlerin eserleriyle aynı repertuvar içinde değerlendirmesi, müzikal çizgisinin tek bir türe bağlanmadığını da gösteriyor. “Cihan”ın ardından gelen “İkinci Cihan”da bu yaklaşım daha geniş bir müzisyen topluluğuyla sürdü.
Bu repertuvarın önemli bir bölümü bugün dijital platformlarda da yaşamaya devam ediyor. Tezer’in “Değirmenler”, “Çığlık Çığlığa”, “Balıkesir”, “Delikanlı” ve “Ne Tuhaf” gibi kayıtları farklı dönemlerdeki üretimini temsil ederken, Ortaçgil’in şarkılarıyla kurduğu bağ sanatçının repertuvarının belirgin bir bölümünü oluşturuyor.
Tezer’in yeni döneminden bugüne
Birsen Tezer, “İkinci Cihan”ın ardından uzun süre albüm yerine tekil çalışmalarla da üretimini sürdürdü. 2022’de “Saklasam Kendimi” ile başlayan yeni dönem, “Kâğıttan Kaptanlar” ve başka teklilerle devam etti; üçüncü solo albüm Kâğıttan Kaptanlar 2023’te yayımlandı. Sanatçının son dönem kayıtları arasında 2025 tarihli “Eksik Kalır” ve “Hüznümün Tüccarı” ile 2026’da yayımlanan “Yağmur” da bulunuyor.
Tezer’in güncel üretimi, yıllar önce kurduğu müzikal çizgiyi korurken farklı sanatçılarla yaptığı işbirliklerini de sürdürüyor. Bu açıdan Ortaçgil’le aynı sahneyi paylaşması yalnızca geçmişteki ortak çalışmaların yeniden hatırlanması değil, iki sanatçının bugün devam eden müzik yolculuklarının bir araya gelmesi anlamına geliyor.
Bülent Ortaçgil
Aynı şarkı hafızasında buluşmak
Bülent Ortaçgil’in şarkıları farklı dönemlerde farklı müzisyenlerin yorumlarıyla yeniden dolaşıma girerken, Birsen Tezer’in bu repertuvar içindeki yeri uzun soluklu bir işbirliğine dönüşmüş durumda. “Cihan”da Ortaçgil bestelerinin yorumlanması, “İkinci Cihan”da Ortaçgil’in müzisyen olarak yer alması ve “Sen” albümündeki ortak çalışma, bu ilişkinin yalnızca sahne buluşmalarından oluşmadığını gösteriyor.
21 Ağustos’taki HABITAT Hilltown konseri de bu müzikal geçmişin güncel karşılığı olacak. ‘HABITAT Art Music Live’ kapsamında gerçekleşecek gecede iki sanatçı, kendi repertuvarlarından parçaların yanı sıra yıllardır birbirine temas eden müzik dünyalarının ortak noktalarını da sahneye taşıyacak. Konser saat 20.00’de başlayacak.
21 Ağustos HABITAT Hilltown konseri, ikilinin 2026 boyunca sürdürdüğü ortak sahne programının İstanbul’daki duraklarından sadece biri. Ortaçgil ve Tezer, önümüzdeki aylarda da birlikte dinleyici karşısına çıkacak. İkilinin 13 Kasım’daki adresi Hayal Kahvesi Kocaeli, 14 Kasım’daki İstanbul konseri ise IF Performance Hall Beşiktaş’ta gerçekleşecek.
Etiketler: Milliyet Sanat Bülent Ortaçgil Birsen Tezer HABITAT Hilltown


