Seçkin Pirim Şerefiye Sarnıcı’nda
Seçkin Pirim’in “Dün ile Bugün” başlıklı sergisi, 12 Haziran-31 Ağustos tarihleri arasında Şerefiye Sarnıcı’nda izleyiciyle buluşarak mimari hafıza ile güncel sanat arasında doğrudan bir temas alanı açıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
İstanbul’un Tarihî Yarımada’sında, Bizans döneminden bugüne ulaşan nadir yapılardan biri olan Şerefiye Sarnıcı, bu kez arkeolojik bir mekân olmanın ötesine geçerek çağdaş sanat üretiminin aktif bir bileşenine dönüşüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür AŞ bünyesinde programlanan Seçkin Pirim’in “Dün ile Bugün” başlıklı sergisi mekânın ışık, su ve taşla kurduğu özgün atmosferi sanatçının modüler heykel diliyle bir araya getiriyor. 12 Haziran’da açılacak ve 31 Ağustos’a kadar devam edecek sergi, yaz boyunca kentin kültür ajandasının belirleyici başlıklarından biri olarak konumlanıyor.
Tarihsel mekânın içinde kurulan görsel diyalog
Sergi, ziyaretçilere etkileyici ve çok katmanlı bir görsel deneyim sunmayı hedefliyor. Sarnıcın iç mekânı ile giriş aksına yerleştirilen eserler, su yüzeyindeki yansımalar ve kontrollü ışık kurgusuyla birlikte çalışan dinamik bir sistem oluşturuyor. Bu sistem içinde heykeller, durağan formlar olmaktan çıkarak mekânın ritmine dahil oluyor. Sütunların ritmik dizilimiyle karşılıklı bir gerilim kuran bu yerleştirmeler, izleyicinin hareketiyle birlikte sürekli değişen bir görsel deneyim üretiyor.
Pirim’in pratiğinin merkezinde yer alan modüler yapı anlayışı, bu sergide de belirgin biçimde izleniyor. Üst üste eklemlenen, genişleyen ve kimi zaman çözülme hissi yaratan formlar, düzen ile kırılganlık arasındaki ince hattı görünür kılıyor. Tekrar, katman ve çoğalma üzerine kurulu bu yapı dili, hem inşa etme hem de çözülme ihtimalini aynı anda barındıran bir plastik anlatı kuruyor. Bu yönüyle sergi, yalnızca estetik bir deneyim değil, aynı zamanda süreç odaklı bir düşünme alanı açıyor.
Seçkin Pirim
1977 yılında Ankara’da doğan Seçkin Pirim, lisans ve yüksek lisans eğitimini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü’nde tamamladı. Akademik formasyonunu erken dönemden itibaren uluslararası sergi pratikleriyle genişleten sanatçı, heykel ve tasarım alanında geliştirdiği üretim diliyle kısa sürede Türkiye çağdaş sanat sahnesinin belirgin isimlerinden biri haline geldi.
Sanatçının işleri, yalnızca Türkiye’de değil Avrupa ve Amerika’daki önemli kurumlarda da sergilendi. Eserlerinin yer aldığı koleksiyonlar arasında Borusan Sanat, Pera Müzesi, Museum Haus Konstruktiv, Saatchi Gallery ve Glory Yeh Museum & Sculpture Park gibi kurumlar bulunuyor. Ulusal ve uluslararası ölçekte çok sayıda ödüle layık görülen Pirim, özellikle heykelin mimari ve tasarımla kesiştiği alanlarda geliştirdiği yaklaşım nedeniyle dikkat çeken bir isim.
Sergiler üzerinden gelişen pratik
Pirim’in kariyeri, süreklilik gösteren bir sergi pratiği üzerinden okunabilir. 2012 yılında Londra’daki Saatchi Gallery’de gerçekleşen “Discipline Factory” sergisi, sanatçının uluslararası görünürlüğünü belirgin biçimde artıran erken dönem kilometre taşlarından biri olarak kayda geçti. Bunu 2014’te Ankara’da Galeri Siyah Beyaz’daki “Saf Akla Hitaben” izledi; 2016 ve 2019’da New York’taki C24 Gallery’de açılan “Hypochondriac” ve “Art on Paper” sergileri, sanatçının üretimini Amerikan sanat ortamına taşıdı.
2022’de İstanbul’da Dirimart’ta gerçekleşen “İnziva”, sanatçının içe dönük üretim sürecine işaret eden bir kırılma noktası olarak değerlendirilirken, 2023’te İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’ndeki “Kalıntılar” sergisi, mekânla kurulan ilişkiyi daha belirgin hale getirdi. Aynı yıl İstanbul Modern’deki “Yüzen Adalar” grup sergisine katılımı, sanatçının kurumsal çerçevede de görünürlüğünü sürdürdüğünü gösteriyor.
2024 yılında Triennale Milano’da yer alan kişisel sergisi, Pirim’in Avrupa’daki güncel sanat platformlarıyla ilişkisini güçlendirirken; 2025 yılında Bayburt’taki Baksı Müzesi’nde açılan “Zamanlı-Zamansız” ve İstanbul Dirimart Dolapdere’deki “Günübirlik İnşa” sergileri, sanatçının üretiminde süreklilik ve dönüşüm eksenini birlikte ele aldığını ortaya koydu.
Malzeme, form ve tekrar: Bir disiplin olarak heykel
Seçkin Pirim’in üretiminde belirleyici olan unsurlar arasında malzeme seçimi ve modüler kurgu öne çıkıyor. Pleksi, kâğıt, mermer ve alüminyum gibi farklı yüzey ve yoğunluklara sahip malzemeleri bir arada kullanan sanatçı, bu materyalleri geniş ve düz yüzeyler içinde katmanlandırarak mekânsal bir derinlik yaratıyor. Tekrar eden formlar, bu katmanlar içinde çoğalarak hem görsel bir ritim hem de kavramsal bir süreklilik oluşturuyor.
Bu yaklaşım, sanatçının ilham kaynaklarıyla da doğrudan ilişkili. Mevlana’nın ‘birden bütüne’ uzanan düşünce sistemi, Pirim’in modüler yapı anlayışında somut bir karşılık buluyor. Tekil birimlerin çoğalarak bütünü oluşturduğu bu sistem, aynı zamanda parçalanma ve yeniden birleşme ihtimalini de içinde taşıyor. Sanatçının son dönem işlerinde öne çıkan içe dönüş, arınma ve özle temas gibi kavramlar, bu yapısal dil üzerinden ifade ediliyor.
Bir mekânın dönüşümü
Beşinci yüzyıla tarihlenen ve uzun süre üzerindeki yapıların altında kalan Şerefiye Sarnıcı, 2010 yılında gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenlemeleriyle yeniden kamusal kullanıma açıldı. Bugün arkeolojik bir park ve müze işlevi gören yapı, çağdaş sanat projeleriyle birlikte çok katmanlı bir kültür mekânına dönüşmüş durumda.
“Dün ile Bugün” sergisi, bu dönüşümün güncel bir örneğini oluşturuyor. Tarihsel mimari ile çağdaş sanatın aynı atmosfer içinde bir araya geldiği sergi, geçmiş ile bugün arasında doğrudan bir karşılaşma zemini kuruyor. Karşılaşma, hem estetik bir birliktelik hem de zaman, mekân ve üretim üzerine kurulu çok katmanlı bir okuma önerisi sunuyor.
Etiketler: Milliyet Sanat Seçkin Pirim Dün ile Bugün sergi


