Şehir Tiyatroları’nda yeni sezon
İBB Şehir Tiyatroları, 2026-2027 sezonunda yeni metinlerden klasiklere, çocuk oyunlarından yazarlık atölyelerinden doğan çalışmalara uzanan repertuvarını ‘Hazır mıyız?’ mottosuyla açıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2026-2027 tiyatro sezonunu ‘Hazır mıyız?’ mottosuyla karşılıyor. Yeni sezon repertuvarı, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı. İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever’in yeni sezon hazırlıklarını ve repertuvarı paylaştığı toplantıda İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Tolga Volkan Aslan, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcıları Emrah Özertem, Berna Adıgüzel ve Özgür Dereli, Müdür Yardımcıları Nilüfer Batmaz ve Berna Beyazkılınç Tezcan ile Başdramaturg Dilek Tekintaş da yer aldı.
Şehir Tiyatroları’nın yeni sezon mottosu, geleceğin öngörülemezliğine gönderme yapan bir soruyla kuruluyor. Ayşegül İşsever, günümüz dünyasının iklim değişikliği, göç, savaş, demokratik kazanımların askıya alınması, mesleklerin dönüşümü ve yapay zekânın çalışma hayatındaki etkisi gibi birbirinden farklı başlıkların aynı anda yaşandığı bir değişim döneminden geçtiğine dikkat çekti. İnsanların yeni koşullara uyum sağlamak zorunda kaldığı bu dönemde ‘Hazır mıyız?’ sorusunu sezonun merkezine yerleştiren İşsever, dört sezondur elde edilen başarıda Şehir Tiyatroları’nın teknik, idari ve sanatsal kadrolarının ortak emeğinin belirleyici olduğunu vurguladı.
Dört sezonun birikimi yeni repertuvara taşınıyor
İşsever, sezon başlangıcındaki toplantıyı yalnızca yeni oyunların tanıtıldığı bir buluşma olarak değil, İstanbulluların vergileriyle sanat üreten ödenekli bir kurumun seyircisine karşı sorumluluğunu değerlendirdiği bir buluşma olarak tanımladı. Geçtiğimiz dört sezonun değerlendirmesini yapan İşsever, kurumun bu dönemde ‘pürüzsüz bir başarı’ yakaladığını belirterek sahne önünde ve arkasında görev yapan bütün çalışanlara teşekkür etti.
Geçtiğimiz sezon özel olarak üzerinde durulan başlıklardan biri ‘Yeni Yazarlar - Yeni Metinler’ oldu. Bu kapsamda sezonun son bölümünde başlayan Muhsin Ertuğrul Okumaları, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin fuayesinde gerçekleştirildi. Şehir Tiyatroları’nın yeni metinlerle kurduğu ilişki, yeni sezonda da yazarlık atölyelerinden çıkan oyunlarla sürüyor.
Kurumun son yıllarda geliştirdiği bir diğer çalışma alanı ise İBB Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü ile yürütülen etkinlikler. Dört yıldır İBB Kütüphaneleri’nde gerçekleştirilen söyleşi ve atölyelerde çocuklarla bir araya gelen Şehir Tiyatroları, bu çalışmalarla çocukların sanat ve tiyatroyla daha erken yaşta temas etmesini amaçlıyor.
Uluslararası tiyatro buluşmaları sürüyor
Şehir Tiyatroları’nın repertuvar çalışmalarının yanı sıra uluslararası tiyatro kurumları ve sanatçılarla gerçekleştirdiği buluşmalar da yeni sezona taşınıyor. Odin Tiyatrosu ve Uluslararası Tiyatro Antropolojisi Okulu ISTA’nın kurucusu Eugenio Barba, 31 yıl aradan sonra Şehir Tiyatroları’nı yeniden ziyaret etti. Barba ile dünya tiyatrosu ve Şehir Tiyatroları üzerine bir buluşma gerçekleştirildi.
Gürcistan Rustaveli Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Robert Sturua da “Zincire Vurulmuş Prometheus” oyunuyla İstanbul’da Şehir Tiyatroları seyircisiyle buluştu. Azerbaycan Akademik Milli Dram Tiyatrosu ile gerçekleştirilen kültürel ve sanatsal iş birliği kapsamında ise oyunların karşılıklı sahnelenmesi, oyuncu, yönetmen ve tasarım alanlarında deneyim paylaşımı konusunda anlaşmaya varıldı. Şehir Tiyatroları ayrıca Azerbaycan’da düzenlenen Milli Tiyatro Günü etkinliklerine katıldı.
Yeni sezonun ilk oyunları
Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem’in açıkladığı repertuvarın yeni yapımları arasında Burçak Çöllü’nün yazdığı, Yiğit Sertdemir’in yönettiği “Hayalî’nin Hayali” bulunuyor. Kırk yılı aşkın süredir Karagöz ve kukla oynatan Hayalî Tacettin Çınar’ın jübile gecesinde kendi icadı hayal tertibatını kurmasıyla başlayan hikâye, ona emanet edilen en eski hikâyenin anlatılmasıyla geçmişe uzanıyor. Çocuk Tacettin’in gözünden Türk ve Rum mübadillerin yurtlarından ayrılarak yeni bir hayat kurmak zorunda kalmaları ve ustası Mehmet Yorgi’nin hikâyesi anlatılıyor. Sanatkârın geçmişi değiştirmek amacıyla anlattığı hikâyeyle gölgelerin ete kemiğe büründüğü oyunda korku ile umut, acı ile kahkaha aynı hikâyenin içinde buluşuyor.
“Hayalî’nin Hayali”nin oyuncu kadrosunda Ali Mert Yavuzcan, Barış Çağatay Çakıroğlu, Caner Bilginer, Cem Baza, Dolunay Pircioğlu, Emre Çağrı Akbaba, Emrah Derviş Soylu, Engin Akpınar, Kutay Kırşehirlioğlu, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Şenay Bağ, Şirin Asutay ve Zeki Yıldırım yer alıyor.
Yeni sezonun çocuk oyunlarından “Ketçaplı Spagetti”yi Rainer Hachfeld yazdı, Duygu Atay çevirdi, Eraslan Sağlam yönetti. Oyun, anneleri olmadan birkaç gün geçirmek zorunda kalan Axel ve Dieter adlı iki kardeşin yaşadıklarını konu alıyor. Yemek yapmak, evi çekip çevirmek ve kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalan kardeşlerin birkaç günlük serüveni ekşimiş sütten mutfak kazalarına ve beklenmedik misafirlere uzanıyor. “Ketçaplı Spagetti”, büyümek, denemek, yanılmak ve kendi başına bir şeyler yapabilmenin verdiği güven üzerine kurulu bir çocuk oyunu olarak sahneye geliyor. Oyunda Esen Koçer, Fatma İnan, Hakan Örge, Ayşenaz Değerliyurt, Burç Yalçın ve Mert Civan Ülgensoy rol alıyor.
“Köşebaşı” yeniden sahnede
Yeni sezonun üzerinde özellikle durulan yapımlarından biri Ahmet Kutsi Tecer’in “Köşebaşı” oyunu. Hakan Altıner’in yönettiği oyun, 1940’lı yılların İstanbul’unda tek bir günün akışından hareketle bir mahalle hikâyesi anlatıyor. Eski ile yeninin çatışması, komşuluk ilişkileri ve değişen zaman karşısında savrulan insanların dayanışması oyunun temel eksenini oluşturuyor.
Tecer’in eseri, yitirilmeye yüz tutan insani değerleri, gelenekleri ve ortak mahalle kültürünü mizahi bir dille ele alıyor. Şehir Tiyatroları, Ahmet Kutsi Tecer’in vefatının 60. yılında “Köşebaşı”nı yeniden sahneye taşırken, oyunun ilk kez sahnelenmesinden 80 yıl sonra kurumun usta oyuncuları ile genç kuşak oyuncularını aynı yapımda buluşturuyor.
“Köşebaşı”nın oyuncu kadrosunda İskender Bağcılar, Berrin Koper, Cem Uras, Ayşe Kökçü, İbrahim Ulutaş, Ercan Demirhan, Nevzat Çankara, Hülya Arslan Soğukçay, Emin And, Selçuk Soğukçay, Salih Sarıkaya, Gökhan Mete, Hikmet Körmükçü, Engin Gürmen, Serkan Bozkurt, Göksel Arslan, Samet Hafızoğlu, Gülce Çakır ve Güneş Han bulunuyor. Basın bülteninde oyuncu listesinde bazı isimler ikinci kez yer alıyor.
İki yıllık repertuvar planı
Şehir Tiyatroları’nın yeni dönem repertuvarı yalnızca sezon başında sahneye çıkacak oyunlarla sınırlı değil. Emrah Özertem’in açıklamasına göre kurum iki yıllık repertuvar planlaması kapsamında Bertolt Brecht’in “Üç Kuruşluk Opera”sını, Tankred Dorst’un “Dönemeç”ini, John Osborne’un “Öfke”sini, Ken Ludwig’in “Tenorların Komedisi”ni, Charles Perrault’nun “Sinderella”sını, Roland Topor’un “Kiracı”sını ve Robert ile David Goodale kardeşlerin “Jeeves ve Wooster Mükemmel Saçmalık İçinde” adlı oyunlarını da repertuvarına alacak.
“Dönemeç”i Burteçin Zoga, “Öfke”yi Tolga Yeter, “Tenorların Komedisi”ni Ersin Umulu, “Sinderella”yı Lerzan Pamir yönetecek. “Sinderella”yı Dilşad Çelebi uyarlayacak. “Kiracı”nın uyarlamasını ve yönetmenliğini Onur Şirin üstlenecek. Özertem, bu planın dışında yeni oyunların da repertuvara eklenebileceğini belirtti.
Başdramaturg Dilek Tekintaş ise repertuvarın toplumsal yönüne dikkat çekerek tiyatronun varlık nedenlerinden birinin bireysel hikâyeler üzerinden toplumun ortak deneyimlerine ulaşmak olduğunu söyledi. Tekintaş’ın verdiği bilgilere göre “Köşebaşı”, 1940’larda geçen bir mahalle hikâyesi üzerinden toplumsal değerleri ele alırken, John Osborne’un “Öfke”si İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngiltere’de değişen toplumsal yapının insanlar üzerindeki çatışmalarına odaklanıyor.
Yazarlık atölyesinden sahneye
Şehir Tiyatroları’nın yeni repertuvarında kurum bünyesinde gerçekleştirilen yazarlık çalışmalarının sonuçları da yer alıyor. Özertem’in açıkladığı “Küf” ve “Piknik”, yazarlık atölyelerinden çıkan oyunlar arasında bulunuyor. Kurumun özellikle önem verdiği yazarlık atölyelerinin yeni metin üretimine katkısının önümüzdeki dönemde de sürdürülmesi planlanıyor.
Bu yönüyle yeni sezon, bir yandan Brecht, Osborne, Dorst, Topor ve Perrault gibi farklı dönemlerden yazarların eserlerini repertuvara taşırken, diğer yandan Şehir Tiyatroları bünyesinde geliştirilen yeni metinlere alan açıyor.
Sahne arkasında yenilenme
Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, yeni sezon hazırlıklarının yalnızca repertuvarla sınırlı olmadığını belirterek yaz döneminde teknik ve sanatsal kadroların güçlendirilmesi için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü açıkladı. Sahne önü ve sahne arkasındaki ekiplerin güçlendirildiğini belirten Askeroğlu, Anadolu ve Avrupa yakasındaki sahnelerde bakım ve onarım çalışmalarının gerçekleştirildiğini, seyirci ve çalışan güvenliğini artıracak yeni sistemlerin devreye alındığını söyledi.
Kurumun sürdürülebilirlik çalışmaları da yeni sezon hazırlıklarının önemli başlıkları arasında. 2025 yılında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde devreye alınan güneş enerjisi sistemiyle yüzde 44 oranında enerji tasarrufu sağlandığı açıklandı. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin ardından Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda da ‘Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ kuruldu ve ilgili belge alındı.
Tiyatro hizmetlerinin sunumu kapsamında ‘ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi’ belgelendirme sürecinin de tamamlandığını belirten Askeroğlu, dekor, kostüm ve aksesuarların daha sağlıklı koşullarda korunmasına yönelik çalışmaların başladığını söyledi. Kurum açısından geleceğe hazırlanmanın yalnızca yeni oyunlar üretmek anlamına gelmediğini belirten Askeroğlu, oyunları üreten insanları, sahneleri, atölyeleri ve 112 yıllık kurumsal hafızayı da geleceğe taşıyacak bir yapı oluşturulmasına dikkat çekti.
Şehir Tiyatroları’nın kurumsal tarihi 1914’te Darülbedayi’nin kuruluşuna uzanıyor. Kurum bugün İstanbul’un farklı ilçelerindeki sahnelerinde yerli ve yabancı yazarların eserlerinden oluşan repertuvarını sürdürüyor; resmi kurum bilgilerine göre oyun günlerinde yaklaşık 3.500 seyirciye ulaşıyor.
Yenilenen sahneler için tarih verildi
Toplantının son konuşmasını yapan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şehir Tiyatroları’nın 2019’dan bu yana gerçekleştirdiği projeler, ulaştığı seyirci sayıları, turneler ve alınan ödüller hakkında bilgi verdi. Yeni sezonun ‘Hazır mıyız?’ mottosuna da değinen Polat, tiyatronun kuruluş yılı olan 1914’ten bugüne uzanan tarihsel perspektiften hareketle geleceğin kesin olarak bilinemeyeceğini, ancak öngörülebileceğini ifade etti.
Polat’ın açıklamalarındaki önemli başlıklardan biri yenilenen sahneler oldu. Beyoğlu’ndaki Muammer Karaca Tiyatrosu’nun tarihine ve restorasyon çalışmalarına değinen Polat, yapının içinde bir sergi salonunun da yer alacağını ve tiyatronun yeniden açılacağını açıkladı.
Fatih’teki Reşat Nuri Sahnesi’nin şubat ayında, Kadıköy’deki Haldun Taner Sahnesi’nin ise Mayıs 2027’de açılması planlanıyor. Polat, Haldun Taner Sahnesi’nde yürütülen yenileme çalışmalarının aşamalarına ilişkin de bilgi verdi. Şehir Tiyatroları’nın resmi internet sitesinde de Reşat Nuri Sahnesi’nin kurumun sahneleri arasında yer aldığı, Haldun Taner Sahnesi’ndeki tadilat çalışmalarının sürdüğü belirtiliyor.
Yeni sezonun ilk oyunlarının yanı sıra iki yıllık repertuvar planı, yazarlık atölyelerinden çıkan metinler, çocuklara yönelik çalışmalar, uluslararası tiyatro buluşmaları ve yenilenen sahneler, Şehir Tiyatroları’nın 2026-2027 döneminin ana başlıklarını oluşturuyor. Kurumun güncel takviminde Ekim 2026 programının hazırlık aşamasında olduğu görülürken, oyun ve etkinlik duyuruları sezon ilerledikçe açıklanacak.
Etiketler: Şehir tiyatroları ibb sanat


