Senfonik orkestra eşliğinde Yeni Türkü şarkıları
Yeni Türkü, An Epic Symphony projesi kapsamında, Night Flight Symphony Orchestra & Choir eşliğinde CSO Ada Ankara sahnesinde dinleyiciyle buluşuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Türk müzik tarihinde bazı gruplar vardır ki yalnızca dönemlerini değil, kolektif hafızayı da şekillendirir. Yeni Türkü, bu tanımın merkezinde duran bir topluluk. 29 Nisan akşamı CSO Ada Ankara’da gerçekleşecek “An Epic Symphony & Yeni Türkü” konseri ise bu hafızayı yeniden kurmaya aday bir sahne önerisi sunuyor. Night Flight serisinin bir uzantısı olarak kurgulanan proje, grubun onlarca yıla yayılan repertuvarını senfonik bir yapı içinde yeniden ele alarak dinleyiciyle farklı bir bağ kurmayı hedefliyor.
Bir dönemin ötesinde
1977 yılında Derya Köroğlu öncülüğünde kurulan Yeni Türkü, Türkiye’de folk, pop ve dünya müziği etkilerini bir araya getiren ilk topluluklardan biri olarak kabul ediliyor. Grup, yıllar içerisinde Anadolu ezgilerini Akdeniz ve Balkan coğrafyasının ritimleriyle buluşturarak kendine özgü bir müzikal dil geliştirdi. Bu dil, yalnızca melodik yapıdan ibaret değil aynı zamanda şiirle kurduğu ilişki üzerinden de şekillendi. Murathan Mungan ve Attila İlhan gibi şairlerin sözleriyle hayat bulan şarkılar, grubun repertuvarını edebi bir derinliğe taşıdı.
Yeni Türkü’nün diskografisi, Türkiye’de popüler müziğin dönüşümünü izlemek açısından da önemli bir referans noktası. 1979’da yayınlanan “Yeni Türkü” albümüyle başlayan kayıt serüveni, 1983 tarihli “Buğdayın Türküsü” ile ile grubun karakteristik sound’u netleşti ve geniş kitlelere ulaştı. Özellikle “Akdeniz Akdeniz” (1985) ve “Yeşilmişik” (1988) ile kalıcı bir dinleyici kitlesi oluşturdu. 1990’lara gelindiğinde “Aşk Yeniden” (1992) ve “Günebakan” (1994) gibi albümlerle hem müzikal hem de lirik olarak daha rafine bir çizgiye yöneldi. 2000’ler sonrası dönemde yayınlanan “Koleksiyon” (2002), “Zamana Karşı” (2005) ile geçmiş repertuvar yeniden düzenlendi ve güncellendi. “Her Dem Yeni Türkü” (2012) gibi çalışmalar, grubun üretim sürekliliğini koruduğunu gösterirken canlı performans kayıtları ve derleme albümlerle diskografisini genişletmeye devam etti. Bu uzun soluklu üretim, lineer bir gelişimden ziyade yeniden yorumlanan bir müzikal hafıza niteliği taşıyor ve Yeni Türkü’yü Türkiye’de kuşaklar arası dinlenebilen nadir topluluklardan biri haline getiriyor.
Senfonik form
An Epic Symphony projesi, popüler müzik repertuvarını senfonik düzenlemelerle yeniden yorumlayan bir format olarak son yıllarda öne çıkıyor. Projede Yeni Türkü şarkıları, Night Flight Symphony Orchestra & Choir eşliğinde çok katmanlı bir orkestral yapıya taşınıyor. Tuluğ Tırpan’ın müzikal yönetimi, bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Tırpan’ın caz, klasik müzik ve çağdaş düzenleme tekniklerini bir araya getiren yaklaşımı, grubun bilinen melodilerini geniş bir armonik çerçeveye yerleştiriyor. Böylece şarkılar yalnızca yeniden çalınmıyor; yeniden inşa ediliyor.
Night Flight ve sahne kurgusu
Events Across Turkey tarafından hayata geçirilen Istanbul Night Flight serisi, farklı müzik türlerini büyük ölçekli sahne prodüksiyonlarıyla bir araya getiren bir platform olarak dikkat çekiyor. 12. sezonunda Yeni Türkü’yü ağırlayan yapı, sahne tasarımından orkestrasyonuna kadar bütünsel bir deneyim sunmayı hedefliyor. CSO Ada Ankara’nın akustik kapasitesi, bu tür projeler için ideal bir ortam yaratırken, koro ve orkestra birlikteliği konserin dramatik etkisini artırıyor.
Tanıdık şarkılar
An Epic Symphony & Yeni Türkü konseri, dinleyicinin zaten bildiği şarkıları ilk kez duyuyormuş hissi yaratmayı hedefleyen bir sahne deneyimi sunacak. Senfonik düzenlemeler, klasikleşmiş Yeni Türkü şarkılarının içindeki gizli katmanları görünür kılacak. Bu nedenle 29 Nisan Çarşamba akşamı CSO ADA Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da saat 21.00 itibarıyla gerçekleşecek “An Epic Symphony & Yeni Türkü” konseri, geçmişle bugünün estetik anlayışı arasında kurulan bilinçli bir diyalog olarak öne çıkıyor.


