Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Sessizliğin içinden gelen bir veda: “Veda Ritüeli”

Sessizliğin içinden gelen bir veda: “Veda Ritüeli”

Sessizliğin içinden gelen bir veda: “Veda Ritüeli”06 Kasım 2026 - 01:11
Sağır bir adamın, yıllar önce iletişimini kopardığı babasının cenazesini hazırlamak üzere Hindistan’a dönüşünü konu alan “Veda Ritüeli/Last Rites” işaret dili, mim, fiziksel tiyatro ve görsel anlatımı bir araya getiriyor. Ad Infinitum topluluğunun ödüllü yapımı, 30. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında izleyiciyle buluşuyor.

Suzan Somalı Sönmez

ssomalisonmez@gmail.com

 

 

 

Yas, her zaman sözcüklerle anlatılabilen bir duygu değil. Bazen yıllarca kurulmamış bir iletişimin, söylenememiş sözlerin ve tamamlanmamış bir ilişkinin ağırlığı ölümün ardından geriye kalan sessizlikte belirginleşiyor. İngiltere merkezli Ad Infinitum topluluğunun “Veda Ritüeli/Last Rites” adlı yapımı, baba-oğul ilişkisini işitme engellilik, aile içi iletişimsizlik ve kültürel gelenekler ekseninde ele alıyor. Fiziksel tiyatro, mim, işaret dili, animasyon ve ses tasarımını buluşturan tek kişilik performans, bir cenaze hazırlığının ötesine geçerek geçmişle yüzleşme ve kişisel bir vedalaşma sürecini sahneye taşıyor.

 

 

 

Bir cenaze töreninden daha fazlası

 

 

Oyunun merkezindeki Arjun, doğuştan sağır bir adamdır. Yıllar önce babasıyla yaşadığı çatışmaların ardından Hindistan'dan ayrılarak başka bir ülkede yaşamaya başlamıştır. Babasının ölüm haberi üzerine doğduğu topraklara dönen Arjun'un, cenaze törenini hazırlamak için yalnızca 24 saati vardır. Ancak bu hazırlık, onun için geleneksel bir cenaze ritüelini yerine getirmekten çok daha karmaşık bir sürece dönüşür. Çünkü babası, oğluyla iletişim kurabilmek için işaret dili öğrenmeyi hiçbir zaman kabul etmemiştir. Aralarında ortak bir iletişim dili kurulamaması, baba-oğul ilişkisinde yıllar boyunca derinleşen bir mesafeye neden olmuştur.

 

 

Arjun, babasının ölümünün ardından bu kez onunla geçmişte yaşayamadığı iletişimi kendi yöntemleriyle kurmaya çalışır. Hindistan'a dönüşü, çocukluğunun geçtiği yerlere ve aile köklerine yeniden yaklaşmasını sağlarken babasıyla ilişkisini de farklı bir gözle değerlendirmesine yol açar. Geleneksel cenaze töreninin gereklilikleriyle kendi duygusal ihtiyaçları arasında kalan Arjun, babasına nasıl veda edeceğine kendisi karar vermek ister. Yapım, ölümün ardından gerçekleştirilen ritüellerin, geride kalanların tamamlanmamış duygularını ifade etmelerine her zaman yeterli olmayabileceği düşüncesini hikâyenin merkezine yerleştiriyor.

 

 

 

 

Bedenin kurduğu sahne dili

 

 

George Mann ve Ramesh Meyyappan'ın ortak yaratıcılığını üstlendiği, Mann'ın yönettiği oyunun metni de iki sanatçının imzasını taşıyor. Yapımın sahne üzerindeki anlatımı, fiziksel tiyatro, mim, işaret dili ve görsel tasarımın birlikteliğiyle şekilleniyor. Arjun'u canlandıran Ramesh Meyyappan'ın kendisi de sağır bir sanatçı. Meyyappan, işaret dili ve beden hareketlerini bir araya getiren performansında yalnızca ana karakteri değil, onun geçmişinde yer alan farklı kişileri de canlandırıyor.

 

 

Arjun'un anılarında yer eden ilkokul öğretmeni, aile üyeleri ve babasının farklı yaşlardaki hâlleri, oyuncunun beden kullanımıyla sahnede karşılık buluyor. Görünmeyen nesneler ve mekânlar, fiziksel hareketlerle somutlaştırılırken karakterler arasındaki ilişkiler de sözlü diyaloğa ihtiyaç duyulmadan aktarılıyor. Böylece tek oyunculu performans, farklı zaman dilimleri ve kişiler arasında geçiş yapan bir anlatı yapısı kazanıyor.

 

 

Oyunun görsel dünyasında animasyon ve projeksiyon tasarımı da önemli bir yer tutuyor. Christopher Harrisson'ın video ve projeksiyon tasarımı, sahnedeki fiziksel anlatımı desteklerken Katie Sykes'ın sahne ve kostüm tasarımı, bu görsel bütünlüğün parçalarını oluşturuyor. Ali Hunter'ın ışık tasarımı ile Tayo Akinbode'nin ses tasarımı ve bestesi, anlatının duyusal boyutunu tamamlıyor.

 

 

 

 

 

Sesin bedende karşılık bulduğu bir deneyim

 

 

“Veda Ritüeli/Last Rites”ın sahneleme yaklaşımında ses, yalnızca işitilmek üzere tasarlanmış bir unsur değil. Yüksek bas frekanslarıyla oluşturulan ses atmosferi, müziğin ve ritmin bedensel titreşimler aracılığıyla da hissedilmesini sağlıyor. Böylece işiten ve sağır izleyicilerin performansla farklı duyusal kanallar üzerinden ilişki kurabilmesine imkân tanınıyor.

 

 

Oyunda konuşma kullanılmıyor. Bununla birlikte bazı bölümlerde Britanya İşaret Dili'nden (BSL) yararlanılıyor ve bu bölümler Türkçe üstyazıyla aktarılıyor. Görsel tasarımın içine yerleştirilen yaratıcı altyazılar da anlatının ayrılmaz bir parçası olarak kullanılıyor. Bu yaklaşım, altyazıyı yalnızca konuşmaların yazılı karşılığı olmaktan çıkararak sahne üzerindeki görsel anlatımla bütünleştiriyor.

 

 

İşitme güçlüğü yaşayan, sağır ve işiten izleyicilerin aynı performansı takip edebilmesi amacıyla geliştirilen bu sahne dili, erişilebilirliği yapımın sonradan eklenen bir özelliği olmaktan çıkarıp yaratım sürecinin temel unsurlarından biri hâline getiriyor. Oyunun Britanya İşaret Dili danışmanlığını Lynn Stewart-Taylor, tercümanlığını ise Pascale Maroney üstleniyor. Dramaturjik katkılar Megan Vaughan Thomas, If? Grillo, Dr Paddy Ladd, DL Williams, Aisha Ali ve Nir Paldi tarafından sağlanıyor.

 

 

Ad Infinitum'un kapsayıcı tiyatro yaklaşımı

 

 

2007 yılında George Mann ve Nir Paldi tarafından kurulan Ad Infinitum, Bristol merkezli bir tiyatro topluluğu olarak çalışmalarını uluslararası ölçekte sürdürüyor. Farklı toplumsal kesimlerin deneyimlerini sahneye taşıyan topluluk, kapsayıcı üretim ve erişilebilirlik yaklaşımıyla tanınıyor. Bugüne kadar 25'ten fazla ülkede çalışmalarını izleyiciyle buluşturan Ad Infinitum, 2023 yılında Arts Council England'ın ‘National Portfolio Organisation’ programına da dâhil edildi. Topluluğun farklı yapımları bugüne kadar 24 ödül kazandı.

 

 

“Veda Ritüeli/Last Rites” topluluğun görsel anlatım ve fiziksel tiyatro üzerine geliştirdiği çalışmaların bir örneği. George Mann ile İskoçya'da yaşayan Singapurlu sağır sanatçı Ramesh Meyyappan'ın işbirliğiyle hazırlanan yapım ölüm, aile ilişkileri ve ebeveynlik temalarını bir araya getiriyor. İki sanatçının yaratıcı işbirliğinin temelinde babalarını kaybetme ve kendilerinin baba olma deneyimlerinin de bulunduğu belirtiliyor.

 

 

Birleşik Krallık'taki gösterimlerinde eleştirmenlerden olumlu değerlendirmeler alan yapım, The Guardian tarafından Edinburgh Fringe seçkisinde öne çıkarılan işler arasında gösterildi. The Stage, performansın fiziksel anlatımını güçlü bulurken The Scotsman oyunun teatral anlatımını öne çıkardı. The Independent ise görsel tasarım, yaratıcı altyazılar ve projeksiyonların erişilebilirliğe katkısına dikkat çekti.

 

 

 

 

 

DenizBank ve İKSV'den erişilebilir tiyatro için iş birliği

 

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl 30. kez perdelerini açıyor. 22 Ekim - 3 Aralık tarihleri arasında, Mehmet Birkiye küratörlüğünde izleyiciyle buluşan festival, Türkiye’den ve yurtdışından toplam 17 tiyatro, performans ve dans gösterisine evsahipliği yapıyor.

 

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ile Erişilebilir Sanat Partneri DenizBank, kültür ve sanatın herkes için erişilebilir olması hedefiyle yürüttükleri iş birliğini 30. İstanbul Tiyatro Festivali'ne taşıyor.

 

 

Bu kapsamda sahnelenecek “Veda Ritüeli/Last Rites”  işaret dili, mim, ritim, beden hareketleri ve yaratıcı Türkçe altyazıları bir araya getiren anlatımıyla sağır, işitme güçlüğü yaşayan ve işiten izleyicilerin aynı hikâyeyi birlikte deneyimlemesine olanak tanıyor. Yüksek bas frekanslarının bedensel titreşimler aracılığıyla hissedilmesini sağlayan ses tasarımı da farklı duyusal deneyimleri buluşturan sahneleme yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor.

 

 

DenizBank İnsan Kaynakları Grubu Genel Müdür Yardımcısı Tuba Köseoğlu Okçu, İKSV'nin kültür sanat alanındaki 50 yılı aşkın deneyimiyle bankanın kültürel yaşama katılımı destekleme vizyonunu buluşturan Erişilebilir Sanat Partnerliği'nin geçtiğimiz yıl başladığını belirterek, iki yıldır sürdürdükleri iş birliğiyle fiziksel, duyusal ve nörogelişimsel gereksinimleri olan bireylerin kültürel yaşama eşit koşullarda katılımını desteklediklerini ifade ediyor. Bu yıl İstanbul Müzik Festivali kapsamında düzenlenen ‘Rahat Konser’ ile müzik alanında erişilebilirlik çalışmalarına katkıda bulunduklarını hatırlatan Okçu, “Veda Ritüeli/Last Rites”  aracılığıyla farklı işitme deneyimlerine sahip izleyicilerin tiyatroya erişimini desteklemekten memnuniyet duyduklarını söylüyor. Okçu, İKSV ile ortaklığı önümüzdeki yıllarda geliştirerek kültür ve sanatın farklı alanlarında erişilebilirlik olanaklarını genişletmeyi hedeflediklerini de dile getiriyor.

 

 

İKSV Genel Müdürü Yeşim Gürer Oymak ise erişilebilirliği vakfın çalışmalarının temel bileşenlerinden biri olarak gördüklerini vurguluyor. DenizBank ile gerçekleştirilen Erişilebilir Sanat Partnerliği'nin sanata erişimde karşılaşılan engelleri azaltmayı, kültür-sanat alanında kapsayıcılığı ve çeşitliliği güçlendirmeyi amaçladığını belirten Oymak, “Veda Ritüeli/Last Rites”  gösterisiyle farklı işitme deneyimlerine sahip izleyicilerin aynı hikâyeyi birlikte deneyimlemelerine alan açılmasının önemine dikkat çekiyor. Erişilebilirliğin tekil etkinliklerle sınırlı bir uygulama olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Oymak, bu yaklaşımı farklı sanat disiplinlerinde yaygınlaştırarak daha kapsayıcı sanat deneyimlerinin çoğalmasına katkıda bulunmayı amaçladıklarını kaydediyor.

 

 

İstanbul'da iki gösterim

 

 

Ad Infinitum'un “Veda Ritüeli/Last Rites”, 30. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında 7 Kasım Cumartesi saat 20.30'da ve 8 Kasım Pazar saat 15.00'te Paribu Art'ta sahnelenecek. Yaklaşık 65 dakika süren ve ara verilmeyen oyun 14 yaş ve üzeri izleyicilere yönelik. Her iki gösterimin ardından Ramesh Meyyappan ile soru-cevap oturumu gerçekleştirilecek.

 

 

Arts Council England ve Bristol City Council desteğiyle sahneye konulan yapım London International Mime Festival, Derby Theatre ve Corn Exchange Newbury'nin ortak siparişiyle gerçekleştirildi. Paul Pearson ve Joanna Pearson da projeye destek veren isimler arasında yer alıyor.

 

 

Gösterilerde ışık, ses ve sis efektlerinin duyusal hassasiyeti bulunan izleyiciler açısından rahatsızlık yaratabileceği belirtiliyor. Paribu Art, tekerlekli sandalye erişimine uygun mekânı ve erişilebilir tuvaletiyle engelli izleyicileri ağırlayabiliyor. Söğütlüçeşme Marmaray durağına 150 metre, metrobüs durağına 130 metre ve otobüs durağına 140 metre mesafede bulunan mekânın kendine ait otoparkı bulunmuyor.

 

 

Etiketler: Veda Ritüeli  30. İstanbul Tiyatro Festivali  sanat