Seylan Kandak, hafızanın izinde oval formların peşinde
Görsel sanatçı Seylan Kandak, İstanbul’dan Paris’e uzanan kişisel bir hafıza deneyiminden hareketle geliştirdiği “Oval Serisi - The Oval Series” projesini 26 Kasım’da Barcelona’da sergileyecek. Resim, heykel, fotoğraf ve katılımcı yerleştirmeleri bir araya getiren sanatçının uzun soluklu çalışması, yumurta formundan yola çıkarak hafıza, kırılganlık, korunma ve dönüşüm kavramlarını araştırıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Bir nesnenin biçimi değişebilir, rengi solabilir, hatta zaman içinde bütünüyle unutulabilir. Ancak hafızada kalan görüntüsü, gerçek nesneden bağımsız bir varlık kazanabilir. Görsel sanatçı Seylan Kandak’ın yıllar içinde geliştirdiği “Oval Serisi”nin çıkış noktasında da böyle bir bellek deneyimi bulunuyor.
İstanbul’dan hatırladığı beyaz yumurtaları Paris’te arayan, ancak aradığı biçimi bulamayınca onları kendi hafızasındaki görüntüden hareketle yeniden oluşturmaya başlayan Kandak, başlangıçta kişisel bir arayış olarak ortaya çıkan bu deneyimi zamanla farklı malzemeler ve disiplinler üzerinden ilerleyen kapsamlı bir sanat araştırmasına dönüştürdü. Sanatçının üretiminde giderek merkezî bir yer edinen oval form, bugün yalnızca bir nesnenin biçimini değil, hafızanın değişkenliğini ve dönüşümün farklı aşamalarını da ifade ediyor.
Kandak’ın “Oval Serisi”, 26 Kasım 2026’da Barcelona’da açılacak solo sergiyle izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Frame Travel’ın desteğiyle gerçekleştirilecek sergi, sanatçının yıllardır üzerinde çalıştığı form araştırmasını bir araya getirirken kişisel bir hatıranın çağdaş sanat pratiğinde nasıl bağımsız bir anlatım diline dönüşebildiğini de gösteriyor.
Seylan Kandak
Paris’te başlayan araştırma, 2004’ten bugüne uzanıyor
Serinin başlangıcı 2004 yılına, Paris’te eğitim gördüğü döneme uzanıyor. “Childhood Memories: In Search of the White Egg” başlığıyla anılan ilk araştırma, İstanbul’dan çocukluk hafızasında taşıdığı beyaz yumurta imgesini yeniden bulma isteğinden doğdu. Paris pazarlarında aradığı yumurtaları bulamaması, Kandak’ı hatırladığı nesneyi yeniden üretmeye yöneltti. Böylece gerçek bir nesnenin peşinden gitmek yerine, hafızada kalan görüntüyü sanatın konusu hâline getirdi.
Bu başlangıç, zamanla yumurtanın kendisini aşan bir biçim araştırmasına dönüştü. Yumurta ile oval arasındaki ilişki, sanatçının çalışmalarında farklı çağrışımlara açık bir yapıya kavuştu. Hücre, kabuk, tohum ve koza gibi organik oluşumlarla ilişkilendirilen oval, bir yandan yaşamın başlangıcını ve korunma ihtiyacını, diğer yandan açılma, değişme ve yeniden oluşma süreçlerini gündeme getiriyor. Kandak’ın yaklaşımında form, belirli bir nesnenin temsilinden çok, farklı anlamların bir arada bulunabildiği bir yapı olarak ele alınıyor.
Korunma ile savunmasızlık arasında
“Oval Serisi”nde biçim, iç ve dış arasındaki ilişki üzerinden gelişiyor. Kapalı bir yüzeyin koruyucu niteliği ile açıldığında ortaya çıkan kırılganlık, çalışmaların temel karşıtlıklarından birini oluşturuyor. Kandak’ın sanatçı açıklamalarında koza, kabuk ve tohum gibi biçimlere yaptığı göndermeler de bu yaklaşımı destekliyor. Bu formlar, kendi içlerinde bir yaşamı barındırırken aynı zamanda dış dünyayla kurdukları ilişkinin sınırlarını da belirliyor.
Sanatçının resimlerinde katmanlar, boya akıntıları, transparan yüzeyler ve tekrarlanan çizgisel hareketler önemli bir yer tutuyor. Yüzey üzerinde biriken izler, resmin tamamlanmış ve değişmez bir görüntüden ibaret olmadığını; zamanın, hareketin ve müdahalenin izlerini taşıdığını gösteriyor. Akışkan boya ile kazıma ve çizgi uygulamalarının bir arada kullanılması, örtme ve açığa çıkarma arasındaki ilişkiyi görünür kılıyor. Böylece oval form, kimi çalışmalarda belirgin bir merkez çevresinde toplanırken kimi çalışmalarda çevresiyle ilişkisi değişen, sınırları daha geçirgen bir yapıya dönüşüyor.
Sanatçının “Oval Serisi” kapsamında ürettiği tuval üzerine yağlıboya çalışmalar, farklı boyut ve kompozisyonlarla şekilleniyor. “Oval No. 46” 142 x 220 santimetre, “Oval No. 53” 108 x 143 santimetre, “Oval No. 23” ise 140 x 170 santimetre ölçülerinde. Bu eserlerde oval form, değişen yüzey düzenlemeleri ve katmanlarla farklı görsel anlatımlara kavuşuyor.
Resimden heykele ve katılımcı üretime
Kandak’ın oval üzerine araştırması yalnızca tuval üzerinde ilerlemiyor. Sanatçının “Ovals Volume” başlığı altında geliştirdiği heykeller, iki boyutlu yüzeyde ele aldığı biçimsel arayışı mekâna taşıyor. Heykellerde de hücre, tohum ve koza gibi organik yapılardan hareket eden sanatçı, formun hacim kazanmasıyla izleyicinin eserle kurduğu fiziksel ilişkiyi genişletiyor. Korunma, sığınma ve bağlantı kavramları bu kez yalnızca resmin yüzeyinde değil, mekân içinde karşılaşılan üç boyutlu yapılar üzerinden araştırılıyor.
Sanatçının üretiminde katılımcı yerleştirmeler de ayrı bir alan oluşturuyor. Bu çalışmalarında izleyiciyi yalnızca eseri gözlemleyen kişi konumunda bırakmayan Kandak, ortak üretim ve etkileşim süreçlerine yer veriyor. 2022 yılında Barcelona'daki Museu Can Framis - Fundació Vila Casas bünyesinde sergilenen “Ephemeral Sculptures” bu yaklaşımın örneklerinden biri. 2023'te Centre Cívic Cotxeres Borrell'de gerçekleştirdiği “Notions That Matter” projesinde de katılımcı üretim üzerinden sanat ve toplumsal meseleler arasındaki ilişkiye odaklandı. Bu çalışmalar, sanatçının resim ve heykel pratiğinin yanı sıra izleyiciyle kurulan ilişkiyi de üretimin bir parçası olarak değerlendirdiğini gösteriyor.
Barcelona'daki sanat yolculuğu
1981 yılında İstanbul’da doğan Seylan Kandak, sanat eğitimini Paris’te sürdürdü. Fotoğraf alanındaki eğitiminin ardından fotoğraf ve multimedya çalışmalarına yönelen sanatçı, Sorbonne Üniversitesi Paris 1’de görsel sanatlar ve sanat eğitimi alanında yüksek lisans yaptı. Resim, fotoğraf, heykel ve yerleştirme alanlarını bir araya getiren üretiminde disiplinlerarası bir yaklaşım benimsedi.
Barcelona'da çalışmalarını sürdüren Kandak, Casa R.A.R.O ile de çalışmalarını ilişkilendiriyor. Universitat Politècnica de Catalunya'da (UPC) sürdüğü doktora araştırması ise katılımcı sanat, toplumsal sürdürülebilirlik ve sanatın toplumsal etkileşimdeki rolü üzerine yoğunlaşıyor.
Seylan Kandak’ın eserleri Fransa, Türkiye, Mısır ve İspanya’da çeşitli sergilerde yer aldı. Barcelona’da Museu Can Framis - Fundació Vila Casas bünyesinde gerçekleştirilen “Ephemeral Sculptures” projesi ve Centre Cívic Cotxeres Borrell’deki “Notions That Matter” çalışması, sanatçının farklı disiplinleri bir araya getiren üretimlerinden bazıları. Kandak, 2025 yılında Centre Cívic Barceloneta’da düzenlenen “Navigating Resilience” projesiyle de Barcelona’daki sanatsal çalışmalarını sürdürdü.
Kandak 2026 yılında ise XI Premi de Pintura Torres García - Ciutat de Mataró'nun finalistleri arasına girdi. İspanya genelinden 277 başvurunun değerlendirildiği yarışmada 40 eser finale seçildi. Kandak'ın da aralarında bulunduğu finalistlerin çalışmaları, 20 Şubat-18 Mayıs 2026 tarihleri arasında Mataró'daki Ateneu Centre Cultural'de sergilendi.
Kişisel hafızadan gelişen görsel bir dil
Seylan Kandak’ın “Oval Serisi”, çocukluk döneminden taşınan bir görüntünün yıllar içinde farklı malzemeler, biçimler ve üretim yöntemleri aracılığıyla gelişen bir sanat araştırmasına dönüşmesini ortaya koyuyor. Paris'te başlayan beyaz yumurta arayışından hareketle oluşturulan çalışmalar, bugün resim ve heykel alanlarına yayılan daha geniş bir üretim bütününün parçası. Sanatçının oval form üzerinden sürdürdüğü araştırma, hafıza ile gerçeklik, korunma ile savunmasızlık ve içe kapanma ile dışa açılma arasındaki ilişkileri farklı yüzey ve hacimlerde ele alıyor.
Kandak’ın yıllardır üzerinde çalıştığı “Oval Serisi”, 26 Kasım 2026’da Barcelona’da, Frame Travel’ın desteğiyle sanatseverlerle buluşacak. Sergi, sanatçının kişisel belleğinden hareketle geliştirdiği ve farklı disiplinlere taşıdığı oval form araştırmasının yeni bir sunumu olacak.
Etiketler: Seylan Kandak oval sanat


