Soundscape Festival’e geri sayım
Elektronik müziği doğanın ritmiyle buluşturan Soundscape Festival, altıncı edisyonuyla 25-26 Temmuz tarihlerinde Life Park İstanbul’un orman atmosferine geri dönüyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Soundscape Festival, altıncı yılında elektronik müzik deneyimini yalnızca sahne performanslarıyla sınırlamayan, mekânın ruhunu ve doğayla kurulan ilişkiyi merkeze alan bir festival anlayışıyla yoluna devam ediyor. 25-26 Temmuz tarihlerinde Life Park İstanbul’un geniş orman alanında gerçekleşecek etkinlik, gün ışığının ağaçların arasından süzüldüğü saatlerden gecenin ilerleyen zamanlarına kadar uzanan programıyla katılımcılara iki günlük bir müzik deneyimi sunmayı hedefliyor.
Elektronik müziğin farklı türlerini bir araya getiren festival; melodik elektronik, downtempo, house, indie dance ve deneysel seslerin temsilcilerini aynı atmosferde buluşturuyor. Soundscape’in yaklaşımı, yalnızca sanatçı performanslarını izlemeye dayalı bir konser deneyiminden ziyade, müzik, mekân, gastronomi ve sosyal etkileşim alanlarının birleştiği çok katmanlı bir festival modeli üzerine kuruluyor.
Üç sahnede farklı müzikal evrenler
Soundscape Festival Chapter VI’nın kadrosunda elektronik müzik dünyasının uluslararası ölçekte tanınan isimleri yer alıyor. Festivalin headliner kadrosunda Monolink, Be Svendsen, Satori (Live), Kerala Dust (Live), Oceanvs Orientalis ve TWO LANES (Live) bulunuyor. Canlı performanslarıyla dikkat çeken Amiright, uzun set yaklaşımıyla Another Option, elektronik ve deneysel çizgileriyle Baroc, Can Aydın (Live), Claxy (Live), Constantin Vlaho, Julia Sandstorm, Keyrah, Kitsch & SASH, Maria Nocheydia, Nattafall, Orkun Bozdemir, Pandhora (Live), Pølaroit (Live) ve Saygun, festivalin üç sahnesindeki müzikal çeşitliliği tamamlayan diğer isimler.
THE Moment Presents imzasıyla iki gün boyunca üç farklı sahnede gerçekleşecek Soundscape Festival Chapter VI’da sanatçılar, elektronik müziğin farklı türlerini temsil eden performanslarıyla müzikseverlerle buluşacak. Her sahne, farklı müzikal yaklaşımları ve atmosferleri bir araya getirerek ziyaretçilere gün boyunca değişen bir ses yolculuğu sunacak. Müzik performansları, sanat, kültür, gastronomi ve keşif alanlarıyla birleştiren çok katmanlı bir açık hava deneyimi olarak tasarlanan etkinlikte sanat ve kültür alanları, food court ve marketplace bölümleri de festival atmosferinin parçaları olacak.
Main Stage, festivalin uluslararası konuklarının ağırlıkta olduğu ana performans alanı olarak öne çıkıyor. Cumartesi gecesi Pandhora'nın canlı elektronik dünyasıyla başlayan akış, Be Svendsen'in atmosferik yaklaşımı ve Satori'nin organik enstrümanlarla desteklenen canlı performansıyla devam edecek. Pazar gecesi ise Claxy, TWO LANES ve Monolink'in sahne performanslarıyla festivalin final bölümüne taşınacak.
Doğayla iç içe konumlanan Nature Stage, festivalin daha atmosferik ve deneysel tarafını temsil ediyor. Oceanvs Orientalis'in Anadolu ve elektronik müzik arasında kurduğu özgün bağ, Kerala Dust'ın canlı enstrümanlarla şekillenen performansı ve Julia Sandstorm ile Maria Nocheydia'nın elektronik seçkileri bu sahnenin öne çıkan anları arasında yer alacak.
Festivalin keşif alanı olarak konumlanan Adventure Stage ise daha deneysel ve farklı elektronik müzik yaklaşımlarına ev sahipliği yapacak. Canlı performanslar ve özel setlerle şekillenen bu sahne, Soundscape'in yeni sesleri keşfetmeye yönelik yaklaşımını yansıtan bölümlerden biri olacak.
Elektronik müzikte canlı performansın yeni yüzü Monolink
Berlin merkezli müzisyen ve prodüktör Monolink, elektronik müzik ile canlı enstrümantasyonu birleştiren sahne performansıyla festivalin öne çıkan konuklarından biri olacak. Gerçek adı Steffen Linck olan Monolink, gitar, vokal ve elektronik prodüksiyonu aynı performans içinde buluşturan özgün yaklaşımıyla son yılların dikkat çeken elektronik müzik sanatçıları arasında gösteriliyor. Amniotic (2018) ve Under Darkening Skies (2021) albümleriyle uluslararası bir dinleyici kitlesine ulaşan, elektronik müziği canlı müzisyen kimliğiyle yeniden yorumlayan sahne deneyimleriyle dikkat çeken sanatçı, melodik ve atmosferik elektronik müziğin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor.
2018 yılında yayınlanan ilk albümü “Amniotic”, sanatçının uluslararası çıkışını sağlayan çalışma oldu. Albümde yer alan "Return to Oz", "Sirens" ve "Father Ocean" gibi parçalar elektronik müzik çevrelerinde büyük ilgi gördü. Özellikle "Return to Oz" parçasının Tale Of Us ve ARTBAT tarafından yapılan remiksi, Monolink'in dünya elektronik müzik sahnesindeki görünürlüğünü artırdı. 2021 tarihli ikinci albümü “Under Darkening Skies” ise daha karanlık, sinematik ve atmosferik bir müzikal çizgi ortaya koydu.
Burning Man’,’Tomorrowland’, ‘Coachella’ ve dünyanın önemli elektronik müzik festivallerinde sahne aldı. Canlı vokali, gitar performansı ve elektronik altyapıları aynı anda kullandığı gösterileriyle festival sahnelerinde farklı bir deneyim yaratıyor.
Organik elektronik müziğin hikâye anlatıcısı Be Svendsen
Danimarkalı prodüktör ve besteci Be Svendsen, organik elektronik müzik anlayışıyla festivalin atmosferik çizgisini güçlendiren isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Geleneksel enstrüman seslerini elektronik altyapılarla birleştiren sanatçı, özellikle sahne performanslarında yarattığı sinematik atmosferle tanınıyor. Gerçek adı Rasmus Kongsgaard olan sanatçı, melodik yapılar, etnik dokular ve atmosferik düzenlemeler üzerinden kendine özgü bir müzikal dünya kuruyor.
Be Svendsen'in müziğinde elektronik dans ritimleri kadar akustik enstrümanların, vokal örneklerinin ve dünya müziği etkilerinin de önemli bir yeri bulunuyor. "Andromeda", "Drop The Gun" ve "Between A Smile And A Tear" gibi parçalarıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan sanatçı, özellikle açık hava festivallerinde yarattığı hipnotik atmosferle biliniyor.
‘Burning Man’ kültüründen beslenen sahne yaklaşımıyla Be Svendsen, elektronik müziği yalnızca dans odaklı değil, duygusal ve anlatısal bir deneyim olarak ele alan sanatçılar arasında gösteriliyor.
Satori: Dünya ritimleriyle elektronik müziğin buluşması
Hollandalı prodüktör ve müzisyen Satori, elektronik müzikte melodik anlatımı ve canlı performans yaklaşımıyla uluslararası sahnenin dikkat çeken isimleri arasında yer alıyor. Gerçek adı Djordje Petrovic olan sanatçı, elektronik müziği dünya müzikleri ve organik ritimlerle birleştirerek sınırları kaldıran çalışmalarıyla tanınıyor. Gerçek adı Djordje Petrovic olan sanatçı, canlı performanslarında yalnızca DJ setleri değil; davul, klavye ve çeşitli enstrümanlarla desteklediği kapsamlı sahne gösterileri sunuyor.
Satori'nin müziği Balkan melodileri, Afrika ritimleri, Orta Doğu etkileri ve elektronik altyapıların birleşiminden oluşuyor. 2016 tarihli “In Between Worlds” albümü sanatçının uluslararası alanda tanınmasını sağlayan önemli çalışmalardan biri oldu. Ardından yayınlanan “Dreamin' Colours” (2018) ve “Mako” (2021) albümleriyle elektronik müzikte organik ve deneysel yaklaşımını geliştiren Satori, dünyanın önemli festivallerinde sahne alırken müziği dans pistinden çok daha geniş, kültürler arası bir deneyim alanı olarak ele alıyor.
Kerala Dust: Elektronik müzikte psikedelik yolculuk
İngiltere çıkışlı Kerala Dust; indie. blues, psychedelic rock ve elektronik müziği harmanlayan özgün sound’uyla festivalin farklı müzikal kimliklerinden birini temsil ediyor. Grup, özellikle atmosferik prodüksiyonları ve canlı performanslarıyla Avrupa elektronik müzik sahnesinde geniş bir takipçi kitlesine sahip. 2016 yılında kurulan grup, Harley Alexander-Sule'nin vokal ve gitar performansı etrafında şekillenen müzikal yapısıyla tanınıyor.
Kerala Dust'ın müziğinde The Velvet Underground, Tom Waits ve elektronik müzik kültürünün etkileri bir araya geliyor. Light, West (2019) ve Violet Drive (2023) albümleri grubun müzikal gelişimini ortaya koyarken "Night", "The Chain" ve "Violet Drive" gibi parçalar uluslararası dinleyici tarafından ilgi gördü. Dans müziğinin ritmik yapısını canlı enstrümanlarla ve karanlık atmosferlerle buluşturan Kerala Dust canlı performanslarında elektronik altyapılarla gitar, davul ve vokali birleştirerek konser ile kulüp deneyimi arasında özgün bir alan yaratıyor.
Doğu ile elektronik müziğin kesişiminde Oceanvs Orientalis
İstanbul merkezli prodüktör Oceanvs Orientalis, elektronik müzik sahnesinde Türkiye'den çıkıp uluslararası alanda dikkat çeken en önemli isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Gerçek adı Muhammed İrfan Ersöz olan sanatçı Anadolu, Mezopotamya ve Orta Doğu müzik mirasını elektronik müzikle birleştiren özgün yaklaşımıyla tanınıyor.
2011 yılında başladığı müzik yolculuğunda farklı kültürlerin ritimlerini modern elektronik altyapılarla buluşturan Oceanvs Orientalis, "Tarlabasi", "Nakkas", "Neyse" ve "Fasıl" gibi çalışmalarıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan sanatçı, müziğinde geleneksel enstrüman kayıtlarını, etnik ritimleri ve elektronik prodüksiyonu bir araya getirerek çağdaş bir Doğu elektronik müziği yaklaşımı geliştiriyor. Burning Man, Sonus Festival, Fusion Festival gibi uluslararası etkinliklerde sahne alan Oceanvs Orientalis, Türkiye elektronik müzik sahnesinin küresel ölçekte tanınan temsilcileri arasında yer alıyor.
Minimalizm ve elektronik arasında TWO LANES
Elektronik müziği klasik müzik etkileriyle buluşturan Alman ikili TWO LANES, canlı performanslarıyla festivalin dikkat çeken projelerinden biri olacak. Piano, analog sentezleyiciler ve elektronik dokuları bir araya getiren grup, minimal ve duygusal yaklaşımıyla çağdaş elektronik müzik içinde farklı bir yerde duruyor.
Berlin merkezli kardeşler Leo ve Felix Rapetti tarafından kurulan TWO LANES, piyano, analog sentezleyiciler ve elektronik ses dokularını bir araya getiren minimal yaklaşımıyla çağdaş elektronik müziğin dikkat çeken projelerinden. Klasik müzik eğitimiyle elektronik prodüksiyonu birleştiren ikili, sakin, atmosferik ve duygusal kompozisyonlarıyla tanınıyor. 2020 tarihli ilk albümleri “Anamorph”, grubun minimal elektronik müzik alanındaki yerini belirleyen önemli çalışmalardan biri oldu. 2022'de yayınlanan “Duality” ve sonraki çalışmalarıyla da piyano merkezli anlatımlarını elektronik altyapılarla geliştirdiler. TWO LANES'in canlı performansları, elektronik müziğin kulüp kültüründen farklı olarak daha sinematik ve dinleyici odaklı bir deneyime dönüşebileceğini gösteren örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Elektronik müziğin farklı renkleri aynı sahnede
Soundscape Festival Chapter VI’nın programı, uluslararası headliner’ların yanı sıra elektronik müziğin farklı türlerini temsil eden yerli ve yabancı sanatçılarla genişliyor. Festivalin üç sahnesine yayılacak performanslarda ambient, melodic house, progressive, indie dance ve deneysel elektronik müziğin farklı yaklaşımları bir araya gelecek.
Programda yer alan AMIRIGHT, canlı performans odaklı elektronik yaklaşımıyla; Another Option ise uzun set formatındaki seçkileriyle festivalin ritmik akışına katkı sağlayacak isimler arasında bulunuyor. Elektronik müziği farklı türlerle kesiştiren Baroc, atmosferik ve deneysel sound’uyla dikkat çekerken, Türkiye elektronik müzik sahnesinin üretken isimlerinden Can Aydın, canlı performanslarıyla festivalde yer alacak.
Elektronik altyapıları güçlü sahne performanslarıyla birleştiren Claxy, modern dans müziğinin farklı katmanlarını keşfeden üretimleriyle programda bulunurken; Constantin Vlaho ve Julia Sandstorm, melodik ve atmosferik elektronik müzik çizgileriyle festivalin gece akışına eşlik edecek. Keyrah, duygusal ve ritmik elektronik anlatımıyla; Kitsch & SASH ise farklı türleri buluşturan seçkileriyle sahne alacak.
Programın diğer isimleri arasında yer alan Maria Nocheydia, Nattafall, Orkun Bozdemir, Pandhora (Live), Pølaroit (Live) ve Saygun da elektronik müziğin farklı yönlerini temsil eden performanslarıyla Soundscape’in müzikal çeşitliliğini tamamlayacak.
Festival organizasyonu, yeni açıklanacak sanatçılarla birlikte iki gün boyunca 30’dan fazla sanatçının üç farklı sahnede performans sergilemesini planlıyor. Soundscape Festival Chapter VI, böylece yalnızca büyük elektronik müzik isimlerini değil, sahnenin yeni ve özgün üreticilerini de aynı atmosferde buluşturan kapsamlı bir yaz etkinliği olarak konumlanıyor.
Yeni nesil festival anlayışı
Generic Music organizasyonuyla gerçekleştirilen Soundscape Festival, klasik açık hava konser formatından farklı olarak müziği bir yaşam alanı deneyimiyle birleştiren etkinliklerden biri olarak konumlanıyor. Doğayla uyumlu festival alanı, seçilmiş gastronomi noktaları, markaların özel deneyim alanları ve keşif bölümleriyle müzikseverlere sahne dışında da farklı deneyimler sunmayı amaçlıyor. Elektronik müzik festivallerinin dünya genelinde giderek daha fazla deneyim odaklı bir yapıya dönüşmesiyle birlikte Soundscape de bu yaklaşımı İstanbul’da uygulayan etkinliklerden biri olarak dikkat çekiyor ve müzikseverleri iki gün boyunca devam eden bütünsel bir atmosferin parçası olmaya davet ediyor.
The Moment Presents: Soundscape Festival Chapter VI Line-Up
25-26 Temmuz 2026 Life Park, İstanbul
Kapı Açılış: 15.00
25 Temmuz Cumartesi
Nature Stage
17.30 Can Aydın (Live)
19.00 Pølaroit (Live)
21.00 Oceanvs Orientalis
23.00 Julia Sandstorm
Adventure Stage
16.00 Baroc
18.00 AMIRIGHT (Live)
20.00 Orkun Bozdemir
Main Stage
19.00 Pandhora (Live)
20.45 Be Svendsen
22.30 Satori (Live)
26 Temmuz Pazar
Nature Stage
17.00 Nattavfall
19.00 Kerala Dust (Live)
21.00 Keyrah
23.00 Maria Nocheydia
Adventure Stage
Constantin Vlaho
18.00 Kitsch & SASH
20.00 Saygun
Main Stage
19.00 Claxy (Live)
20.45 TWO LANES (Live)
22.30 Kapanış Konseri: Monolink (Live)
Etiketler: Soundscape Festival elektronik müzik Life Park İstanbul


