Suna Kan’ın CSO Ada Ankara’da anılıyor
Türk keman sanatının uluslararası alanda tanınan öncü isimlerinden Devlet Sanatçısı Suna Kan, 90. doğum yılı vesilesiyle CSO Ada Ankara’da düzenlenen anma haftasında konserlerle anılıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssoamlisonmez@gmail.com
Bir sanatçının müzik tarihindeki yeri, sahne yılları ve seslendirdiği eserlerin yanı sıra yetiştirdiği kuşaklar, yorumlarıyla açtığı yeni yollar ve ülkenin müzik kültürüne kattıklarıyla şekillenir. Türkiye’de keman sanatının uluslararası ölçekte tanınmasında belirleyici rol oynayan Suna Kan, bu açıdan Cumhuriyet döneminin en önemli sanatçılarından biri. Küçük yaşta keşfedilen yeteneğiyle eğitim için Avrupa’ya gönderilen, uluslararası yarışmalarda ödüller kazanan ve uzun yıllar Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın solist sanatçısı ve başkemancısı olarak görev yapan Kan, yalnızca bir virtüöz değil, Türkiye’de klasik müziğin gelişimine katkıda bulunan bir yorumcu ve eğitimciydi.
21 Ekim 1936’da Adana’da doğan Suna Kan, 11 Haziran 2023’te 86 yaşında hayatını kaybetti. 2026 yılı, sanatçının 90. doğum yılına denk geliyor. CSO Ada Ankara, bu vesileyle 15-22 Ekim tarihleri arasında düzenlediği Suna Kan Anma Haftası’nda farklı toplulukları, solistleri ve genç müzisyenleri aynı çatı altında buluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’ndan Başkent Oda Orkestrası’na, Hacettepe Üniversitesi Senfoni Orkestrası’ndan Trio Hebrus ve Orkestra Akademik Başkent’e uzanan programda, klasik müziğin farklı dönemlerinden eserlerin yanı sıra Türk bestecilerin yapıtları da seslendirilecek. Konserler CSO Ada Ankara’nın Tarihi Salonu, Ziraat Bankası Ana Salonu ve Bankkart Mavi Salonu’nda gerçekleştirilecek.
Suna Kan
Beş yaşında başlayan keman yolculuğu
Suna Kan’ın müzikle tanışması, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda viyola sanatçısı olarak görev yapan babası Nuri Kan sayesinde oldu. Beş yaşında keman derslerine başlayan Kan’ın yeteneği kısa sürede fark edildi. Dokuz yaşındayken Ankara’da verdiği konserde Wolfgang Amadeus Mozart’ın 5. Keman Konçertosu’nu seslendirmesi, henüz çocuk yaşta dikkat çeken bir yorumcu olarak tanınmasını sağladı. Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Walter Gerhardt ve İzzet Nezihi Albayrak gibi eğitimcilerle çalışan Kan, Gilbert Back ve Lico Amar’dan da ders aldı.
Fransa’ya gidişi ve ‘Harika Çocuklar Yasası’
Suna Kan’ın olağanüstü keman yeteneği küçük yaşta keşfedildi. 1948’de, dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’in öncülüğünde hazırlanan ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün desteğini alan 5245 sayılı özel yasa, genç sanatçıların yurt dışında eğitim görmesinin önünü açtı. 7 Temmuz 1948’de kabul edilen ve kamuoyunda Harika Çocuklar Yasası olarak bilinen düzenlemenin resmî adı, ‘İdil Biret ve Suna Kan’ın Yabancı Memleketlere Müzik Tahsiline Gönderilmesine Dair Kanun’du.
Yasa kapsamında, o sırada 12 yaşında olan keman sanatçısı Suna Kan ile yedi yaşındaki piyanist İdil Biret, eğitimlerini sürdürmek üzere Fransa’ya gönderildi. Eğitim ve yaşam giderlerinin devlet tarafından karşılandığı bu süreçte Kan, Paris Konservatuvarı’nda dönemin tanınmış keman pedagoglarından Gabriel Bouillon ile çalıştı. Başarısını uluslararası kariyerinin ilk önemli dönüm noktalarından biriyle taçlandıran sanatçı, konservatuvardan 1952’de keman bölümünü birincilikle bitirerek mezun oldu.
Bu eğitim, Kan’ın uluslararası kariyerinin başlangıcını oluşturdu. Avrupa’da kazandığı başarıların ardından Türkiye’de konserler veren sanatçı, klasik müzik repertuvarının önemli eserlerini farklı ülkelerdeki dinleyicilerle buluşturdu.
Uluslararası yarışmalardan devlet sanatçılığına
Suna Kan’ın kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri, 1954’te Cenevre Uluslararası Keman Yarışması’nda kazandığı ‘Birincilik’ oldu. Sanatçı, 1955’te Viotti Uluslararası Yarışması’nda ‘Birincilik/İkincilik’, 1956’da Münih Uluslararası Müzik Yarışması’nda ise ‘İkincilik’ ödülünü aldı. 1957’de Marguerite Long-Jacques Thibaud Uluslararası Yarışması’nda ‘Paris Şehri Ödülü’ne değer görüldü. Bu başarılar, Kan’ın Türkiye dışında da tanınan bir keman sanatçısı olarak kariyerini güçlendirdi.
Bu küresel başarıların ardından 1957 yılında Türkiye'ye dönen Suna Kan, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın solist sanatçılığına getirildi, dünyanın dört bir yanında Londra Senfoni'den Los Angeles Filarmoni'ye kadar dev orkestralarla konserler vererek ülkemizi gururla temsil etti.
Kan, 1971’de ‘Devlet Sanatçısı’ unvanını aldı. Fransa tarafından ‘Ulusal Liyakat Nişanı’nın ‘Şövalyelik’ derecesiyle onurlandırılan sanatçı, 1996’da Sevda-Cenap And Müzik Vakfı ‘Onur Altın Madalyası’nı kazandı. Bu ödüller, Kan’ın uluslararası icracılık kariyerinin yanı sıra Türkiye’nin kültür ve sanat yaşamına yaptığı katkıların da karşılığıydı.
Darüşşafaka için de sahnedeydi
11 Haziran 2023’te aramızdan ayrılan Suna Kan, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’ndaki 44 yıllık “Solist Sanatçı” unvanıyla olduğu kadar, Darüşşafaka için gerçekleştirdiği sanatsal çalışmalarla da hatırlanıyor. Bu çalışmaların başında, 1970’li yıllarda düzenlenen Darüşşafaka Klasik Batı Müziği Konserleri geliyor.
Serinin ilk konseri, 6 Mart 1970’te Suna Kan ve piyanist Gülay Uğurata’nın resitaliyle gerçekleşti. Program, 26 Nisan 1970’te piyanist Ayşegül Sarıca’nın, 12 Kasım 1970’te ise piyanist Verda Erman’ın resitalleriyle devam etti. Suna Kan ve Gülay Uğurata, 9 Nisan 1971’de yeniden aynı sahneyi paylaşırken yaklaşık 13 aylık dönemde dört konser düzenlenmiş oldu.
Suna Kan’ın Darüşşafaka’yla ilişkisi bu konserlerle sınırlı kalmadı. Darüşşafaka Cemiyeti Başkanı Fettah Aytaç (DŞ’28), Darüşşafaka Lisesi Müdürü Nazıma Antel ve diğer yetkililerin çabalarıyla okulun konser salonu, 1973’te düzenlenen 1. İstanbul Festivali’nin programında da yer aldı. Suna Kan, 11 Temmuz 1973’te şef Prof. Dr. Gotthold E. Lessing yönetiminde viyolonsel sanatçısı André Navarra ile aynı konserde sahneye çıktı. 14 Temmuz 1973’teki konserde ise yine Lessing yönetiminde Yehudi Menuhin ve Ayla Erduran’la birlikte müzikseverlerle buluştu. Bu konserler, Suna Kan’ın Türkiye’nin klasik müzik yaşamına katkısının yanı sıra, sanatın daha geniş kitlelerle buluşmasına yönelik çalışmalarının da bir parçasıydı.
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Ankara Oda Orkestrası
Suna Kan’ın meslek yaşamının merkezinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası yer aldı. Uzun yıllar orkestrada solist sanatçı ve başkemancı olarak görev yapan Kan, Türkiye’de senfonik müziğin geliştiği dönemde önemli konserlere imza attı. Klasik Batı müziği repertuvarının temel eserlerini yorumlamasının yanı sıra Türk bestecilerinin yapıtlarını da seslendirdi. Özellikle Ulvi Cemal Erkin, Ahmet Adnan Saygun ve Cemal Reşit Rey gibi bestecilerin eserlerini yorumlaması, Türkiye’de üretilen klasik müziğin daha geniş çevrelere ulaşmasına katkıda bulundu.
Kan, 1970’li yılların başında orkestra şefi Gürer Aykal ve müzik eleştirmeni Faruk Güvenç’le birlikte Ankara Oda Orkestrası’nın kuruluşunda da yer aldı. Toplulukla yurt dışında 100’ün üzerinde konser verdi. Orkestranın repertuvarı ve kayıt çalışmaları, Kan’ın oda orkestrası geleneğine katkısının önemli bir bölümünü oluşturdu. 1977-1986 yılları arasında toplulukta başkemancı ve solist sanatçı olarak görev yapması da bu dönemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Kan, akademik kariyeri kapsamında 1986 yılından itibaren Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi bünyesinde keman profesörü ve öğretim görevlisi olarak dersler vermeye başladı. Sanatçı, üstün sanatsal birikimi ve yetiştirdiği öğrencilerle bu akademik unvanı taşıdı, konser kariyerinin yanında eğitimci kimliğiyle de genç müzisyenlere katkıda bulundu. Yetiştirdiği ve yorumculuğundan etkilenen kemancılar, sonraki yıllarda Türkiye’nin orkestra ve konser yaşamında yer aldı.
Ayrıca Kendisine 16 Mayıs 2018 tarihinde Süleyman Demirel Üniversitesi Senatosu kararıyla Türk sanatına yaptığı katkılar ve üstün hizmetleri dolayısıyla ‘Fahri Doktora’ payesi takdim edildi.
Kayıtları ve diskografisi
Suna Kan’ın kayıt mirası, popüler müzikteki albüm diskografilerinden farklı bir yapı taşıyor. Sanatçının kariyeri boyunca verdiği konserler ve orkestra çalışmaları geniş bir yer tutarken, kayıtlarının sayısı görece sınırlı kaldı. Bunun nedenlerinden biri, Kan’ın en verimli dönemlerinde Türkiye’de klasik müzik kayıt endüstrisinin bugünkü ölçekte gelişmemiş olmasıydı. Bu nedenle diskografisini yalnızca albüm adlarıyla değil, kaydettiği eserler, birlikte çalıştığı orkestralar ve müzisyenlerle birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Kan’ın kayıtları arasında Wolfgang Amadeus Mozart’ın keman konçertoları ve keman ile viyola için “Sinfonia Concertante”si bulunuyor. Gürer Aykal yönetimindeki Ankara Oda Orkestrası’yla Mozart’ın keman konçertolarını ve Ruşen Güneş’le birlikte “Sinfonia Concertante”yi kaydetti. Aynı toplulukla Johann Sebastian Bach’ın “La Minör, BWV 1041 numaralı Keman Konçertosu”, Edvard Grieg’in yaylı çalgılar için “Serenade”ı ve Ulvi Cemal Erkin’in “Sinfonietta”sı gibi eserler üzerinde çalıştı.
Ulvi Cemal Erkin’in keman konçertolarının Münih Filarmoni Orkestrası’yla yapılan kayıtları da Kan’ın repertuvarındaki Türk bestecilerine verdiği önemi gösteriyor. Cemal Reşit Rey’in keman ve yaylı çalgılar orkestrası için yazdığı “Andante ve Allegro” adlı eserini ise Howard Griffiths yönetimindeki Northern Sinfonia ile kaydetti. Piyanist Corrado Galzio’yla gerçekleştirdiği oda müziği kayıtlarında Brahms, Grieg, Debussy, Bartók ve Dvorák’ın eserlerine yer verdi. Bu kayıtlar, Kan’ın yalnızca konçerto repertuvarında değil, oda müziğinde de farklı dönem ve üsluplara uzanan yorumculuğunu ortaya koyuyor.
Suna Kan
Türk bestecilerinin eserlerini uluslararası repertuvara taşıdı
Suna Kan’ın önemini yalnızca yarışmalarda kazandığı ödüller ya da uluslararası sahnelerdeki başarısıyla açıklamak yeterli değil. Sanatçının müzik yaşamındaki belirleyici katkılarından biri, Türkiye’de bestelenen eserlerin klasik müzik repertuvarındaki görünürlüğünü artırmasıydı. Cumhuriyet döneminde çok sesli müziğin kurumsallaşması ve yerli bestecilerin eserlerinin yaygınlaşması için çalışan müzisyenler arasında yer alan Kan, Türk bestecilerinin keman için yazdığı eserleri konserlerinde seslendirdi ve kayıtlarına taşıdı.
Bu yaklaşım, keman repertuvarının yalnızca Avrupa klasiklerinin büyük yapıtlarıyla sınırlı kalmamasına katkı sağladı. Kan’ın Erkin, Saygun ve Rey gibi bestecilerin eserlerine verdiği yer, Türk müziğinin uluslararası klasik müzik çevrelerinde tanınmasına yönelik çabaların da bir parçasıydı. Kan’ın yorumculuğu, Türkiye’de yetişen bir kemancının uluslararası ölçekte başarı kazanabileceğini göstermesinin yanı sıra, bu topraklarda üretilen müziğin de evrensel repertuvar içinde yer bulabileceğine işaret ediyordu.
Suna Kan’ın müzik tarihindeki yeri, uluslararası başarılarının yanı sıra kemanındaki kendine özgü tını, teknik hâkimiyeti ve yorumladığı eserlere getirdiği müzikal derinlikle de şekillendi. Klasik repertuvara yaklaşımı ve sahnedeki yorum gücüyle Türkiye’nin yetiştirdiği önemli keman sanatçıları arasında yer aldı. Uluslararası kariyerinin yanı sıra genç müzisyenlerle yürüttüğü çalışmalarla da klasik müzik yaşamına katkıda bulundu.
Suna Kan Anma Haftası’nın açılışı
Suna Kan Anma haftası, 15 Ekim Perşembe günü saat 20.00’de CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın gerçekleştireceği “Bir Ustanın İzinde” konseriyle başlayacak. “İyi ki Doğdun Suna Kan” temasıyla düzenlenen konser, sanatçının 90. doğum yılına adanıyor. Kan’la meslek yaşamında birlikte sahne alan sanatçılar, öğrencileri ve dostları performanslarını paylaşacak; sanatçının yaşamına ve kültürel mirasına ilişkin anılarını aktaracak. Gürer Aykal’ın anlatıcı olarak yer alacağı konserde kemanlarda Cihat Aşkın, Esra Gökoğlu, Tangör Ertaş ve Bahar Biricik; viyolada Görkem Çalgan, viyolonselde Murat Berk ve piyanoda Cana Gürmen sahneye çıkacak.
Programda Wolfgang Amadeus Mozart’ın Sol Majör, KV 301 numaralı Keman Sonatı’nın birinci bölümü “Allegro Con Spirito”; Ludwig van Beethoven’ın Fa Majör, Op. 24 numaralı “İlkbahar” Keman Sonatı’nın birinci bölümü Allegro; Johannes Brahms’ın F-A-E Sonatı’nın üçüncü bölümü Scherzo ve Ahmet Adnan Saygun’un Op. 33 numaralı “Demet Süiti”nden “Horon” ile “Sepetçioğlu” seslendirilecek. Joseph Haydn’ın Op. 76 Yaylı Dörtlüsü’nün ikinci bölümü “Beşliler” ve Georgi Sviridov’un “Romance” adlı eseri de konserin repertuvarında yer alıyor.
İki keman, bir miras
16 Ekim Cuma günü saat 20.00’de CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da gerçekleştirilecek “İki Keman, Bir Miras” konserinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nı Gürer Aykal yönetecek. Keman solistleri Pelin Halkacı Akın ve Özgecan Günöz’ün sahne alacağı konserde Johann Sebastian Bach’ın Re minör, BWV 1043 numaralı İki Keman için Konçertosu, Ottorino Respighi’nin “Antik Aryalar ve Danslar” adlı eseri ve Mozart’ın Do Majör, K. 338 numaralı 34. Senfonisi seslendirilecek.
Başkent Oda Orkestrası’ndan anma ve dünya prömiyeri
Program, 18 Ekim Pazar günü saat 20.00’de CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da Başkent Oda Orkestrası’nın “Devlet Sanatçısı Suna Kan’ı Anma Konseri” ile devam edecek. Konserde kemanlarda Sesim Bezdüz ve Ecem Kaya, şef olarak Şerif Can Ünver, başkemancı olarak Mehmet San görev alacak. Johann Sebastian Bach’ın 3 numaralı Re Majör Orkestra Süiti’nin “Air” bölümü, La minör, BWV 1041 numaralı Keman Konçertosu’nun birinci bölümü ve Re minör, BWV 1043 numaralı “İki Keman için Konçertosu” programda yer alıyor. Edward Grieg’in Op. 34 numaralı “İki Ağıt Ezgisi (Two Elegiac Melodies)” adlı yapıtı ve U. F. Ünsal’ın Op. 8 numaralı “Vestigium Absconditum” adlı eseri de seslendirilecek. Ünsal’ın eseri, konser kapsamında dünya prömiyerini yapacak.
Genç kemancılar sahnede
19 Ekim Pazartesi günü saat 20.00’de CSO Ada Ankara Bankkart Mavi Salon’da Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı Keman Sanat Dalı’nın yıldız öğrencileri sahne alacak. Ayşe Karabıçak, Bekem Balcı, Roza Bülbül, Derin Bekem ve Hüseyin Turna’nın kemanlarıyla yer alacağı konserde Cem Esen piyano eşliğini üstlenecek; müzikolog Murat Haliloğlu da programda bulunacak. Genç yorumcuların repertuvarında Camille Saint-Saëns, Niccolò Paganini, Henryk Wieniawski ve Pablo de Sarasate’nin eserleri yer alıyor.
Hacettepe Üniversitesi Senfoni Orkestrası’nın programı
20 Ekim Salı günü saat 20.00’de CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da Hacettepe Üniversitesi Senfoni Orkestrası, Suna Kan anısına sahne alacak. Emre Tamer yönetimindeki konserde Emre Tamer ve Ebru Tamer keman, Jan Nigges ise flüt solisti olarak yer alacak. Programda Georg Friedrich Händel’in Op. 6, No. 1, HWV 319 numaralı Concerto Grosso’su, Antonio Vivaldi’nin RV 443 numaralı “Flüt Konçertosu”, Bach’ın “Air” adlı eseri, William Boyce’un “1. Senfoni”si, Arcangelo Corelli’nin Op. 6, No. 9 numaralı “Concerto Grosso”su, Vivaldi’nin RV 522 numaralı “İki Keman için Konçerto”su, Henry Purcell’in “Chaconne”u ve Francesco Durante’nin “5. Konçerto”su seslendirilecek.
Trio Hebrus ile oda müziği buluşması
21 Ekim Çarşamba günü saat 20.00’de CSO Ada Ankara Bankkart Mavi Salon’da Trio Hebrus’un anma konseri gerçekleştirilecek. Ebru Doğaner keman, Barış Kerem Bahar viyola ve Musa Eren İşkodralı viyolonsel ile sahne alacak. Programda Ludwig van Beethoven’ın “Do minör, Op. 9, No. 3 numaralı Üçlü”sü ile Ernst von Dohnányi’nin Do Majör, Op. 10 numaralı “Serenade”ı yer alıyor.
Kapanışta Orkestra Akademik Başkent
Suna Kan Anma Haftası, 22 Ekim Perşembe günü saat 20.00’de CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da düzenlenecek “Devlet Sanatçısı Suna Kan’ı Anma Konseri - Sabit Dağsuyu Vakfı & Orkestra Akademik Başkent Konseri” ile sona erecek. Deniz Yakın’ın keman solisti, Murat Cem Orhan’ın şef olarak yer alacağı konserde Louis Babin’in “La Suite de Promeneur ve Concerto Phoenix” adlı eserleri ile Fikret Amirov’un “Nizami’nin Anısına Senfonisi” seslendirilecek. Babin’in iki eseri Türkiye’de ilk kez dinleyiciyle buluşacak.
Farklı toplulukların, solistlerin ve genç yorumcuların katılımıyla sekiz güne yayılan Suna Kan Anma Haftası, sanatçının adını tek bir konserle değil, farklı müzikal yaklaşımlar ve repertuvarlar aracılığıyla yaşatıyor. Kan’ın uluslararası yarışmalardan orkestra çalışmalarına, Türk bestecilerinin eserlerine verdiği önemden genç müzisyenlerin yetişmesine uzanan kariyeri, Türkiye’de klasik müzik tarihinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. CSO Ada Ankara’nın farklı salonlarına yayılan program, 90. doğum yılında sanatçının bu çok katmanlı mirasını yeniden dinleyiciyle buluşturuyor.
Suna Kan Anma Haftası (15-22 Ekim 2026)
CSO ADA Ankara
15 Ekim Perşembe:
- “Bir Ustanın İzinde”
20.00 Tarihi Salon
Şef / Anlatıcı: Gürer Aykal
Solistler: Cihat Aşkın (Keman), Esra Gökoğlu (Keman), Tangör Ertaş (Keman), Bahar Biricik (Keman), Görkem Çalgan (Viyola), Murat Berk (Viyolonsel), Cana Gürmen (Piyano)
Repertuvar:
Wolfgang Amadeus Mozart: Keman Sonatı No. 12, Sol Majör, KV 301, I. Allegro Con Spirito Ludwig van Beethoven: Keman Sonatı No. 5, Fa Majör, Op. 24 “İlkbahar”, I. Allegro
Johannes Brahms: Scherzo (F-A-E Sonatı’nın Üçüncü Bölümü)
Ahmet Adnan Saygun: Demet Süiti, Op. 33, II. Horon ve IV. Sepetçioğlu
Joseph Haydn: Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, Op. 76, II. “Beşliler”
Georgi Sviridov: Romance
...
- 16 Ekim Cuma:
- “İki Keman, Bir Miras”
20.00 Ziraat Bankası Ana Salon
Şef: Gürer Aykal
Solistler: Pelin Halkacı Akın (Keman), Özgecan Günöz (Keman)
Orkestra: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası
Repertuvar:
Johann Sebastian Bach: İki Keman için Konçerto, Re minör, BWV 1043
Ottorino Respighi: Antik Aryalar ve Danslar
Wolfgang Amadeus Mozart: Senfoni No. 34, Do Majör, K. 338
...
18 Ekim Pazar:
- “Devlet Sanatçısı Suna Kan’ı Anma Konseri”
20.00 Tarihi Salon
Şef: Şerif Can Ünver
Solistler: Mehmet San (Başkemancı), Sesim Bezdüz (Keman), Ecem Kaya (Keman)
Orkestra: Başkent Oda Orkestrası
Repertuvar:
Johann Sebastian Bach: Air
Johann Sebastian Bach: Keman Konçertosu No. 1, La minör, BWV 1041
Johann Sebastian Bach: İki Keman için Konçerto, Re minör, BWV 1043
Edvard Grieg: İki Ağıt Ezgisi, Op. 34
U. F. Ünsal: Vestigium Absconditum, Op. 8 (Dünya prömiyeri)
...
19 Ekim Pazartesi:
- “Devlet Sanatçısı Suna Kan’ı Anma Konseri”
20.00 Bankkart Mavi Salon
Müzikolog: Murat Haliloğlu
Solistler: Cem Esen (Piyano), Ayşe Karabıçak (Keman), Bekem Balcı (Keman), Roza Bülbül (Keman), Derin Bekem (Keman), Hüseyin Turna (Keman),
Repertuvar:
Camille Saint-Saëns
Niccolò Paganini
Henryk Wieniawski
Pablo de Sarasate
...
20 Ekim Salı:
- “Hacettepe Üniversitesi Senfoni Orkestrası – Devlet Sanatçısı Suna Kan’ı Anma Konseri”
20.00 Tarihi Salon
Şef: Emre Tamer
Solistler: Emre Tamer (Keman), Ebru Tamer (Keman), Jan Nigges (Flüt)
Orkestra: Hacettepe Üniversitesi Senfoni Orkestrası
Repertuvar:
George Frideric Handel: Concerto Grosso, Op. 6 No. 1, HWV 319
Antonio Vivaldi: Flüt Konçertosu, RV 443
Johann Sebastian Bach: Air
William Boyce: Senfoni No. 1
Arcangelo Corelli: Concerto Grosso, Op. 6 No. 9
Antonio Vivaldi: İki Keman için Konçerto, RV 522
Henry Purcell: Chaconne
Francesco Durante: Konçerto No. 5
...
21 Ekim Çarşamba
- “Devlet Sanatçısı Suna Kan’ı Anma Konseri - Trio Hebrus”
20.00 Bankkart Mavi Salon
Solistler: Ebru Doğaner (Keman), Barış Kerem Bahar (Viyola), Musa Eren İşkodralı (Viyolonsel)
Repertuvar:
Ludwig van Beethoven: Trio, Do minör, Op. 9 No. 3
Ernst von Dohnányi: Serenad, Do Majör, Op. 10
...
22 Ekim Perşembe
- “Sabit Dağsuyu Vakfı & Orkestra Akademik Başkent Konseri”
20.00 Tarihi Salon
Şef: Murat Cem Orhan
Solist: Deniz Yakın (Keman)
Orkestra: Orkestra Akademik Başkent
Repertuvar:
Louis Babin: La Suite de Promeneur
Louis Babin: Concerto Phoenix (Türkiye’de ilk seslendiriliş)
Fikret Amirov: Nizami’nin Anısına Senfoni
...
Etiketler: Suna Kan CSO ADA Ankara Devlet Sanatçısı


