Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Super Bowl’da Bad Bunny şovu

Super Bowl’da Bad Bunny şovu

Super Bowl’da Bad Bunny şovu10 Şubat 2026 - 04:02
60. Super Bowl LX; spor, müzik, pop kültür ve siyasetin buluştuğu dev bir sahneye dönüşerek ulusal kimliğin ve toplumsal tartışmaların merkezinde yer aldı.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Super Bowl LX, Amerikan futbolunun 60. şampiyonluk karşılaşması 8 Şubat’ta Santa Clara’daki Levi’s Stadyumu’nda oynandı. Etkinlik, yalnızca sporun zirvesi değil; Amerikan halkının en sevdiği yıllık ritüellerden biri. Her yıl milyonlarca izleyici için Super Bowl, ulusal marş ve açılış töreninden ‘devre arası’ şovuna kadar bir ‘kültürel festival’ niteliği taşıyor.
 
‘Halftime Show’ yani ‘Devre Arası’ geleneği ise 1967’deki ilk Super Bowl’dan bu yana evrim geçirdi: Başlangıçta üniversite bando takımları ve gösteri grupları sahne alırken, 1990’lardan itibaren Michael Jackson, Madonna, Beyoncé, Shakira gibi pop müziğin en büyük yıldızları bu sahneyi küresel bir vitrine dönüştürdü. Günümüzde devre arası şovu, yaklaşık 12-15 dakikalık performansıyla dünyanın en çok izlenen müzik etkinliklerinden biri. Etkisi o kadar büyük ki, devre arasında sahne alan sanatçılar etkinliği müthiş bir prestij olarak gördükleri için ücret almıyorlar çünkü küresel görünürlük kazanıyorlar.
 
Bu yıl 60. kez gerçekleşen Super Bowl LX’in devre arası konuğu geçtiğimiz günlerde “Debí Tirar Más Fotos” albümüyle ‘Yılın Albümü’ ödülünü kazanarak Grammy tarihinde tamamen İspanyolca bir albümle bu ödülü alan ilk sanatçı olan Bad Bunny idi. Grammy kürsüsünde ‘ICE out!’ diyerek göçmen haklarını savunan Bad Bunny, Super Bowl sahnesinde de futbol topunu kaldırarak “Together we are America” mesajını verdi.
 
 
Dönüştürücü figür Bad Bunny
 
Bad Bunny veya gerçek adıyla Benito Antonio Martínez Ocasio, 1994 doğumlu Porto Rikolu bir şarkıcı, rapçi ve söz yazarı. Latin trap ve reggaeton türlerini küresel ölçekte popüler hale getiren en etkili sanatçılardan biri olarak kabul ediliyor. Kariyerine SoundCloud’a yüklediği parçalarla başlayan Bad Bunny, kısa sürede Latin müziğini hip hop, trap ve pop unsurlarıyla harmanlayarak dünya listelerinin zirvesine taşıdı. Moda tercihleri, politik duruşu ve kimlik vurgusuyla Latin topluluğunun küresel görünürlüğünü artıran ve birçok Grammy ödülü kazanan sanatçı, 2026’da “Debí Tirar Más Fotos” albümüyle ‘Yılın Albümü’ ödülünü alarak tamamen İspanyolca bir albümle bu kategoride tarih yazdı. Super Bowl LX devre arası şovunda sahneye çıkarak Porto Riko kültürünü ve direniş sembollerini milyonlara ulaştırdı; böylece hem müzikal hem de kültürel açıdan dönüştürücü bir figür olduğunu bir kez daha kanıtladı.
 
 
Bad Bunny tamamen İspanyolca performansı ve sunduğu politik sembollerle Amerikan pop kültüründe yeni bir dönemi işaret etti. Bir hafta önce kazandığı tarihî Grammy zaferinin ardından Levi’s Stadyumu’nda sahneye çıkan sanatçı; Porto Riko’nun şeker kamışı tarlalarından esinlenen dekorlar, Jíbaro figürleri, domino oynayan yaşlılar ve piragua stantlarıyla çevrili sahnede “Tití Me Preguntó” ve “Yo Perreo Sola” şarkılarıyla başladığı şovunda Karayip ruhunu ve adasının direnişini temsil eden bir ‘kültürel manifesto’ sundu.
 
Gerçek bir düğün ve Lady Gaga sürprizi
 
Gösterinin en duygusal anı, sahnede gerçekleşen gerçek bir nikah töreniydi. Bad Bunny, Thomas Wolter ve Eleisa Aparico çiftine ‘Super Bowl sahnesinde evlenin’ teklifinde bulunarak bir kez daha tarihe geçti. Nikah memuru, çifti evli ilan ederken Bad Bunny nikah şahidi olarak belgeyi imzaladı.
 
 
Nikah töreni sırasında sahneye çıkan Lady Gaga, Los Sobrinos orkestrasıyla birlikte “Die With a Smile”ın salsa versiyonunu seslendirdi. Kostümünde Porto Riko’nun ulusal çiçeği ‘Flor de Maga’yı simgeleyen kırmızı bir broş taşıması performansın politik ve kültürel mesajını güçlendirdi. Gaga’nın sahne kıyafeti, beyaz ve kırmızı kontrastıyla hem düğün temasına hem de Latin kültürünün canlı renklerine gönderme yaptı. Gaga, performans sonrası sosyal medyada ‘Benito’nun kalbi ve müziğiyle bu anın parçası olmak çok anlamlıydı’ diyerek duygularını paylaştı.
 
 
Ricky Martin ve "El Apagón" mesajı
 
Super Bowl LX Devre Arası’nın bir diğer sürprizi, Latin müziğinin ikonlarından Ricky Martin’in sahne almasıydı. Bad Bunny, Porto Riko’nun en önemli isimlerinden Ricky Martin’i sahneye davet ederek Latin müziğin iki kuşağını buluşturdu. İkili birlikte “Lo Que Le Pasó a Hawaii”yi seslendirdi; Şarkı, adadaki gentrifikasyon yani düşük gelirli mahallelerin zengin kesimler tarafından dönüştürülmesi ve mevcut sakinlerin yerinden edilmesi sorununa dikkat çekti. Dansçıların kıvılcımlar saçan elektrik direklerine tırmanması, Porto Riko’nun kronik enerji krizine göndermeydi. “El Apagón” şarkısı ise stadyumda protesto ruhunu yükseltti. Bad Bunny, Porto Riko’nun bir dönem yasaklanmış açık mavi bayrağını dalgalandırarak direniş mesajını perçinledi. Ricky Martin sahneye siyah-beyaz klasik bir takım elbiseyle çıktı, bu sade tercih Bad Bunny’nin renkli ve sembolik kostümleriyle kontrast oluşturdu. Performansın sonunda Martin, ‘Bu sadece müzik değil, halkımızın sesi’ diyerek şovun politik boyutunu vurguladı.
 
 
Açılış töreninde politik sessizlik, yan etkinlikte sert mesaj
 
Seattle Seahawks’ın New England Patriots’ı 29-13 mağlup ederek şampiyonluk kupasını kaldırdığı Super Bowl LX’in açılışını yapan Green Day, “Good Riddance” enstrümantalıyla başladıkları seti “Holiday,” “Boulevard of Broken Dreams” ve “American Idiot” ile sürdürdü. Billie Joe Armstrong’un “Welcome to the Bay! It’s Super Bowl LX!” haykırışı, Bay Area kökenli grubun eve dönüşünü simgeledi. Sahnede politik göndermelerden kaçınan grup, Super Bowl öncesindeki Spotify etkinliğinde ICE ajanlarına ‘bu kirli işi bırakın’ çağrısı yaparak sert bir mesaj verdi. Açılış töreninde ayrıca Charlie Puth milli marşı, Brandi Carlisle “America the Beautiful”ı, Coco Jones ise “Lift Every Voice and Sing”i seslendirdi.
 
Sembollerin dili
 
Bad Bunny’nin Super Bowl LX sahnesinde kullandığı Porto Riko sembolleri adanın tarihine, acılarına ve direnişine açılan anlamlı kapılar gibiydi. Şeker kamışı tarlalarıyla açılan sahne, sömürgeci tarım geçmişine bir saygı duruşu niteliği taşıyordu. Jíbaro figürleri ve pava şapkaları, yoksullukla özdeşleştirilen köylü kimliğini ulusal direnişin sembolüne dönüştürüyordu. Boş plastik sandalyeler, göç nedeniyle adayı terk eden Porto Rikoluları ve kaybolan kuşakları hatırlatırken; patlayan elektrik direkleri, Maria Kasırgası sonrası süregelen enerji krizine güçlü bir gönderme yapıyordu. Lady Gaga’nın göğsünde taşıdığı kırmızı Flor de Maga broşu, adanın ulusal çiçeğini ve dayanıklılığını sahneye taşırken; Bad Bunny’nin dalgalandırdığı açık mavi bayrak, 1895’teki bağımsızlık hareketine bir atıftı. Piragua ve coco frío stantları Karayip sokak kültürünün samimi parçaları olarak dekoru tamamlıyor, “Ocasio 64” yazılı forma ise politik bir mesajdan çok aile bağlarına vurgu yapıyordu. Bu semboller, şovu basit bir konserden çıkarıp küresel ölçekte bir kültürel makaleye dönüştürdü.
 
 
Trump’tan eleştiri
 
Super Bowl LX’in ardından ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Bad Bunny’nin devre arası şovunu ‘Amerika’nın büyüklüğüne hakaret’ olarak nitelendirdi. Trump, performansı ‘şimdiye kadar ki en berbat devre arası gösterilerinden biri’ sözleriyle tanımlayarak sanatçının politik mesajlarını hedef aldı. Bu çıkış, Super Bowl’un yalnızca bir spor ve müzik etkinliği değil, aynı zamanda Amerikan siyasetinde tartışma yaratan bir kültürel alan olduğunu bir kez daha gösterdi. Bad Bunny’nin göçmen hakları ve Porto Riko’nun direnişine dair sembollerle dolu performansı, destekçileri tarafından cesur bir ‘manifesto’ olarak görülürken Trump’ın eleştirisi, şovun politik yankısını daha da görünür hale getirdi.
 
Etiketler: Super Bowl  Bad Bunny  Lady Gaga