Tanita Tikaram İstanbul’a geliyor
1980’lerin sonunda “Twist in My Sobriety” ile uluslararası çıkış yapan, Indo-Fiji ve Malay kökenli aile geçmişinden beslenen ve İngiltere’de şekillenen kariyeriyle folk ile pop arasında özgün bir anlatı dili kuran Tanita Tikaram, 1 Aralık’ta Zorlu PSM’de sahne alıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Britanyalı şarkıcı ve söz yazarı Tanita Tikaram, 1 Aralık’ta Stagepass organizasyonuyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyiciyle buluşacak. 1988’de yayınladığı ilk albümü “Ancient Heart” ile henüz 19 yaşındayken uluslararası başarıya ulaşan sanatçı, özellikle “Twist in My Sobriety” ve “Good Tradition” parçalarıyla Avrupa’da geniş bir dinleyici kitlesine erişti. Konserin, sanatçının erken dönem repertuvarından 2025 tarihli “LIAR (Love Isn’t a Right)” albümüne uzanan bir seçkiyi içermesi planlanıyor.
Tanita Tikaram, 12 Ağustos 1969’da Almanya’nın Münster kentinde doğdu. Babası Pramod Tikaram, Indo-Fiji kökenli bir İngiliz ordusu mensubu, annesi Rohani Tikaram ise Sarawaklı Malay kökenlidir. Askeri görev nedeniyle aile, Tikaram’ın çocukluk yıllarını Almanya’da geçirdi; daha sonra ergenlik döneminde İngiltere’nin Hampshire bölgesindeki Basingstoke şehrine taşındı.
Aile yapısı sanatçı açısından dikkat çekici bir kültürel çeşitlilik içerir. Oyuncu Ramon Tikaram’ın kız kardeşi olan sanatçı, aynı zamanda Fiji’nin bağımsız yargı tarihindeki önemli isimlerden Sir Moti Tikaram’ın büyük yeğeni ve eğitimini Basingstoke’taki Queen Mary’s College’da tamamlamış.
“Ancient Heart”
Tikaram, henüz gençlik yıllarında gece kulüplerinde şarkı söylemeye başladı ve kısa sürede WEA Records’un dikkatini çekti. Rod Argent ve Peter Van Hooke prodüktörlüğünde hazırlanan ilk albümü “Ancient Heart”, Eylül 1988’de yayımlandı. Albüm, kısa sürede Avrupa listelerinde üst sıralara yükseldi ve yaklaşık dört milyon satış rakamına ulaştı.
Albümden çıkan “Good Tradition” ve özellikle “Twist in My Sobriety”, 1980’lerin son dönem pop-folk sahnesinde kalıcı bir etki yarattı. 1989 Brit Awards’ta “Twist in My Sobriety” ve Tanita Tikaram, sırasıyla ‘En İyi İngiliz Single’ ve ‘En İyi Kadın Sanatçı’ kategorilerinde adaylık elde etti. Bu dönem, sanatçının uluslararası görünürlüğünü kalıcı hale getirdi.
1990’lar
1990’da “The Sweet Keeper”, 1991’de “Everybody’s Angel” ve 1992’de “Eleven Kinds of Loneliness” albümlerini yayınlayan sanatçının bu dönem WEA etiketi altında art arda gelen albümlerde satış performansı önceki başarıya kıyasla düşüş gösterdi. Özellikle 1992 tarihli “Eleven Kinds of Loneliness”, prodüksiyonunu tamamen üstlendiği ilk albüm olarak kaydedildi ancak liste başarısı elde edemedi.
Bu sürecin ardından Tikaram müzik endüstrisine ara vererek San Francisco’ya taşındı.
Dönüş
1995’te yayınlanan “Lovers in the City”, sanatçının dönüş albümü oldu. Eleştirmenlerden daha olumlu yorumlar alan albüm, önceki çalışmalarına kıyasla daha iyi satış performansı gösterdi. Ancak bu çalışma, WEA etiketiyle yayımlanan son stüdyo albümü oldu. 1996’da “The Best of Tanita Tikaram” adlı derleme albümle sözleşme süreci tamamlandı.
1998’de Mother Records etiketiyle “The Cappuccino Songs” albümü yayınlandı ve bu albümün ardından Tikaram bir kez daha müzikten uzaklaştı.
2000’ler
2005’te bu kez Fransız bir plak şirketi üzerinden yayınlanan “Sentimental”, sanatçının uzun aradan sonraki dönüşünü işaret etti. 2012’de “Can’t Go Back” albümü geldi; bu çalışma yedi yıllık sessizliği sonlandırdı. 2016’da yayınlanan “Closer to the People”, caz ve soul etkilerini daha belirgin hale getiren bir üretim olarak dikkat çekti. Albümden “Glass Love Train” ve “Food On My Table” gibi parçalar öne çıktı.
Sanatçı 2013 sonrası dönemde ağırlıklı olarak Avrupa turnelerine odaklandı ve sahne performanslarını sürdürdü. 2019’da çıkan “To Drink the Rainbow (An Anthology 1988-2019)” ise kariyerinin retrospektif bir derlemesi olarak yerini aldı.
LIAR (Love Isn’t a Right)
2025 tarihli “LIAR (Love Isn’t a Right)”, Tikaram’ın kariyerinde erken dönem duygusal yoğunluğu ile güncel prodüksiyon anlayışını birleştiren bir çalışma olarak konumlanıyor. Albüm, sadeleştirilmiş düzenlemeler ve vokal merkezli yapı üzerinden ilerliyor.
Benzersiz ses ve yorum
Tanita Tikaram üzerine düşünürken kendimi iki farklı yer arasında gidip gelirken buluyorum: Biri tamamen kişisel bir dinleyici deneyimi, diğeri ise daha mesafeli, analitik bir gözlem. Aslında onu ilginç kılan şey tam da bu iki alanın kesiştiği yerde durması.
İlk karşılaşmada Tikaram’ın sesi klasik anlamda ‘güzel’ gelmeyebilir. Parlak değil, iddialı değil, hatta yer yer bilinçli biçimde geri çekilmiş gibi. Ama tam da bu yüzden akılda kalıyor. Özellikle “Ancient Heart” dönemindeki kayıtlarında duyulan o koyu, mat tını; teknik bir gösteriden çok bir karakter öneriyor. Ve bu karakter, yaşından bağımsız bir ‘yaşanmışlık’ hissi taşıyor.
Burada ilginç bir çelişki var: 19 yaşında bir müzisyenin sesinden, neredeyse yılların süzgecinden geçmiş bir anlatı tonu duyuluyor ve bu doğrudan yorumuna yansıyan bir unsur. Çünkü Tikaram şarkıyı söylemiyor, daha çok anlatıyor. Bu da onu pop vokalistten çok bir ‘hikâye taşıyıcısına’ yaklaştırıyor.
Yorum tarzına bakınca bu yaklaşım daha da belirginleşiyor. Çoğu sanatçı duyguyu yükselterek kurar; Tikaram ise duyguyu bilinçli olarak bastırıyor. “Twist in My Sobriety” bunun en net örneklerinden biri. Şarkı dramatik bir patlamaya açık bir yapı kurmasına rağmen, o bu alanı doldurmayı reddediyor. Neredeyse düz, kontrollü bir vokal çizgisiyle ilerliyor. İlk bakışta bu mesafe soğukluk gibi algılanabilir; ancak dikkatli dinlendiğinde bunun aslında dinleyiciye bırakılmış bir alan olduğu anlaşılıyor.
Benim açımdan etkileyici olan da bu: Tikaram boşluk bırakmayı biliyor. Cümle sonlarını yumuşatması, bazı heceleri geri çekmesi, vibratoyu minimumda kullanması - bunların hepsi teknik tercihler ama sonuçları duygusal. Ortaya çıkan şey ise cilalanmış bir performans değil; kırılgan ama kontrolünü kaybetmeyen bir ifade biçimi.
Müzikal olarak folk ve caz arasında konumlanan yapısı da bu yorumu destekliyor. Ne tamamen anlatıcı bir folk sadeliği var ne de cazın serbestliği; ikisinin arasında, ölçülü ve mesafeli bir hat. Bu hibrit yapı, onun vokalinde de karşılık buluyor.
Sonuçta Tanita Tikaram’ı değerlendirirken sadece ‘iyi bir ses’ ya da ‘farklı bir yorum’ demek yeterli olmuyor. Daha doğrusu mesele teknik yeterlilik değil. Onu kalıcı kılan şey, neyi söylediğinden çok neyi söylememeyi seçtiği ve belki de bu yüzden hâlâ güncel.
Sahneye dönüş
Zorlu PSM konseri, Tikaram’ın yaklaşık kırk yıla yayılan kariyerinde farklı dönemlerin aynı sahne çerçevesinde buluştuğu bir performans olarak planlanıyor. Stagepass organizasyonuyla gerçekleşecek gece, sanatçının folk ve pop arasında kurduğu anlatı dilinin canlı yorumunu İstanbul izleyicisiyle yeniden buluşturacak.
2013’te sahnede izleme fırsatı bulduğum Tanita Tikaram, inişli çıkışlı kariyerine ve zaman zaman müziğe verdiği aralara rağmen pop-folk sahnesinin en özgün isimlerinden biri olmayı sürdürüyor; bu da 1 Aralık İstanbul konserini başlı başına heyecan verici kılıyor.
Etiketler: Milliyet Sanat Twist in My Sobriety Indo-Fiji Malay Zorlu PSM tanita tikaram


