Tarihin hafızasını sonsuzluğa uğurluyoruz
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Türkiye’nin kültür ve akademi dünyası bugün ağır bir kayıp yaşadı. Prof. Dr. İlber Ortaylı, yalnızca bir tarihçi değil; Türkiye’nin hafızasını diri tutan, geçmişi bugünün meseleleriyle buluşturan bir entelektüeldi. Hocamızın vefatı, bir dönemin kapanışı gibi hissediliyor.
Ortaylı, hayatı boyunca tarih disiplinini dar bir akademik alanın sınırlarından çıkarıp gündelik hayatın içine taşıdı. Televizyon ekranlarında, üniversite kürsülerinde, konferans salonlarında ve kitaplarında hep aynı tutkulu tavrı vardı: Tarihi, yaşayan bir organizma gibi görmek ve anlatmak. Osmanlı’nın en uzun yüzyılını, Cumhuriyet’in dönüşümünü, şehirlerin belleğini ve kültürlerin kesişimini onun berrak üslubuyla dinleyenler için tarih, kuru bir kronoloji olmaktan çıkıp canlı bir hikâyeye dönüşüyordu.
Bugün geriye bıraktığı onlarca kitap, yüzlerce makale ve binlerce öğrenci var. Ama belki de en önemlisi, Türkiye’de tarih bilincini yeniden uyandıran bir ses olarak daima hafızalarda kalacak olması. İlber Ortaylı’nın kaybı, yalnızca akademi için değil; kültür hayatının bütün damarları için büyük bir boşluk.
Ailesi ve ilk yılları
İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947’de, II. Dünya Savaşı sonrası Müttefik işgali altındaki Avusturya’nın Bregenz kentinde Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Annesi Şefika Ortaylı, Kırım’ın köklü asilzade ailelerinden Karaşay ve Şirinski soyuna mensuptu ve Stalingrad’da Rus Dili ve Edebiyatı eğitimi görmüş bir akademisyendi. Türkiye’ye yerleştikten sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde uzun yıllar öğretim üyeliği yaptı. Babası Kemal Ortaylı ise Kırım doğumlu bir uçak mühendisiydi; aynı zamanda Kırım tarihi ve Tatarlar üzerine eserleri Türkçeye kazandıran çevirileriyle biliniyordu. Ailesi, Ortaylı iki yaşındayken Türkiye’ye göç etti. Çocukluğunu Türkçe, Almanca ve Rusçanın birlikte konuşulduğu çok dilli bir ev ortamında geçirdi.
Eğitim hayatı
İlk ve orta öğrenimini İstanbul Avusturya Lisesi’nde tamamlayan Ortaylı, 1965 yılında Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. Ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’ne girdi ve 1970 yılında buradan mezun oldu. Akademik hayatında önemli izler bırakan isimler arasında Halil İnalcık, Şerif Mardin, Mümtaz Soysal, Seha Meray, İlhan Tekeli ve Mübeccel Kıray gibi Türkiye’nin önde gelen sosyal bilimcileri yer aldı. Lisans eğitiminin ardından Viyana Üniversitesi’nde Slav ve Doğu Avrupa dilleri üzerine çalışmalar yaptı. Yüksek lisansını Chicago Üniversitesi’nde, Osmanlı tarihçiliğinin büyük ismi Halil İnalcık’ın danışmanlığında tamamladı. 1974 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde “Tanzimat Sonrası Mahallî İdareler” başlıklı teziyle doktor unvanını aldı. 1979’da “Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu” adlı çalışmasıyla aynı fakültede doçent oldu.
Akademik kariyer
1982 yılında üniversitelerde uygulanan siyasi yaptırımlara tepki olarak görevinden istifa eden Ortaylı, bu dönemde Avrupa ve Amerika’daki pek çok üniversitede dersler verdi; Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strazburg, Sofya, Kiel, Cambridge ve Oxford gibi merkezlerde seminer ve konferanslar düzenledi. 1989 yılında Türkiye’ye dönerek profesör unvanını aldı ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İdare Tarihi Anabilim Dalı başkanlığını üstlendi. Bu görevini 2002 yılına kadar sürdürdü. Daha sonra Galatasaray Üniversitesi’nde ve Bilkent Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak dersler verdi. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Türk hukuk tarihi dersleri verdi ve Galatasaray Üniversitesi senatosunda görev aldı. 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü’ne getirilen Ortaylı, bu görevini yedi yıl boyunca sürdürdü. 2012 yılında yaş haddinden emekli oldu ve görevi Haluk Dursun’a devretti. 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda bakanlık danışmanı olarak görev yaptı.
Akademik ve kültürel etkinlikler
Uluslararası sempozyumlar ve akademik toplantıların aranan konuşmacılarından biri olan Ortaylı, Osmanlı tarihi, şehir tarihi ve kültür tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanındı. İzmir Kitap Fuarı başta olmak üzere pek çok kültür etkinliğine katıldı; Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen “Vefatının 150. Yılında I. Abdülmecid ve Dönemi” başlıklı uluslararası sempozyumda açılış ve kapanış oturumlarında konuşmalar yaptı. Almanca, Rusça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Farsçayı ileri seviyede bilen Ortaylı, ayrıca Latinceye de hâkimdi.
Medya ve yazın hayatı
Akademik çalışmalarının yanı sıra tarih bilgisini geniş kitlelere aktaran televizyon programlarıyla da tanındı. TRT 2’de yayınlanan “İlber Ortaylı ile” belgesel serisini sundu; NTV’de “İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri”, Bloomberg HT’de “İlber Ortaylı ile Zaman Kaybolmaz” programlarını hazırladı. 2012-2013 yılları arasında Mehmet Barlas ile birlikte NTV’de “Her Zaman” adlı programı yaptı. 2024 yılından itibaren Okan Bayülgen ile TV100’de yayınlanan “Muhabbet Kralı” programına katılmaya başladı. Ortaylı, uzun yıllar Milliyet gazetesinde pazar yazıları kaleme aldı. Atlas Tarih ve Doğu Batı dergilerinde makaleleri yayımlandı; Popüler Tarih, Tarih ve Toplum ve NTV Tarih dergilerinde de yazıları yer aldı. Milliyet Sanat dergisine verdiği bir mülakatta, kitaplığında 30 bin civarında kitabı olduğunu ve bunların beş binini Galatasaray Üniversitesi’ne bağışladığını ifade etmişti.
Eserleri
1974’te yayımlanan “Tanzimat’tan Sonra Mahallî İdareler”, Osmanlı modernleşmesi sürecindeki yerel yönetim reformlarını ele alan ilk önemli çalışmasıydı. 1978’de İlhan Tekeli ile birlikte “Türkiye’de Belediyeciliğin Evrimi” adlı çalışmayı yayımladı. 1979’da çıkan “Türkiye İdare Tarihi” ve 1980 tarihli “Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu” kitapları, Osmanlı idare sistemi üzerine temel başvuru eserleri arasında yer aldı. 1983’te yayımlanan “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı”, Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. yüzyıl dönüşümünü geniş kitlelere anlatan en bilinen kitaplarından biri oldu. 1990’lardan itibaren “Osmanlı’da Kadı”, “Osmanlı Aile Yapısı”, “Tarihin Sınırlarına Yolculuk”, “Osmanlı Barışı”, “Osmanlı Sarayında Hayat” gibi çalışmalar yayımladı. 2000’li yıllarda yayımladığı “Türkiye’nin Yakın Tarihi”, “İmparatorluğun Son Nefesi”, “Türklerin Tarihi”, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk”, “Bir Ömür Nasıl Yaşanır?” ve “İnsan Geleceğini Nasıl Kurar?” gibi kitapları geniş okur kitlesine ulaştı. Son yıllarında ise “1923 Cumhuriyetin İlk Yüzyılı”, “Fatih Sultan Mehmed: Doğunun ve Batının Efendisi” ve “Kuruluş: Cumhuriyet’e Giden Yol” gibi çalışmalar yayımladı.
Ödülleri
İlber Ortaylı, tarih bilimine yaptığı katkılar nedeniyle birçok ödüle layık görüldü. 2006’da İtalya’da düzenlenen Akdeniz Festivali kapsamında verilen “Avrupa ile Akdeniz Arasında Lazio” ödülüne değer görüldü. 2007’de Rusya Federasyonu tarafından Puşkin Madalyası ile onurlandırıldı. 2017’de ise Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülünün sahibi oldu.
Özel Hayatı ve Ölümü
1981 yılında Mersin senatörü Dr. Talip Özdolay’ın kızı Ayşe Özdolay ile evlenen Ortaylı’nın bu evlilikten Tuna adlı bir kızı oldu. Çift 1999 yılında boşandı. Ortaylı, çocukluğundan itibaren minyatür otomobil koleksiyonu yapmasıyla da biliniyordu. 2025 yılının Aralık ayında bacağındaki iltihaplanma nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Mart 2026’da sağlık durumunun ağırlaştığı ve Koç Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Enver, Emeldar ve Nuriye adlı üç kardeşi olan ve entübe edilen 78 yaşındaki Ortaylı, tüm müdahalelere rağmen 13 Mart 2026’da İstanbul’da hayatını kaybetti.
Bir kültür figürü olarak Ortaylı
Osmanlı ve Türk idare tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Ortaylı, uzun yıllar akademi dünyasında etkin rol oynadı, aynı zamanda tarih bilgisini geniş kitlelere ulaştıran popüler tarih anlatıcılarından biri oldu. Türk Tarih Kurumu şeref üyesi olan Ortaylı; Uluslararası Osmanlı Etütleri Komitesi yönetim kurulu üyeliği, Avrupa İranoloji Cemiyeti üyeliği ve Avusturya-Türk Bilimler Forumu üyeliği gibi uluslararası bilimsel platformlarda da görev aldı. Ortaylı yalnızca bir tarihçi değil, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel hafızasında yer etmiş bir figürdü. Konuşmaları, tarihsel olayları güncel meselelerle ilişkilendirme biçimi, geniş kitleler için tarihin yaşayan bir disiplin olduğunu hatırlattı.
Veda
Prof. İlber Ortaylı’nın vefatının ardından birçok taziye mesajı yayımlandı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Türkiye'nin önemli bir değerini kaybettiğini belirtti. Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getiren Memişoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Ülkemizin yetiştirdiği en müstesna değerlerden, kıymetli hocamız Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Hocamıza Allah'tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Başımız sağ olsun.”
Ortaylı'nın vefatının ardından çok sayıda kabine üyesi ve siyasi de peş peşe başsağlığı mesajı yayımladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "Türk tarihçiliğinin müstesna isimlerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatını üzüntüyle öğrendim. Ömrünü ilme ve milletimizin tarih şuurunun güçlenmesine adayan İlber Hoca, bilgisi, eserleri ve yetiştirdiği nesillerle ülkemizin fikir hayatında derin izler bırakmıştır. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, öğrencilerine ve ilim camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet, makamı âlî olsun."
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Ülkemizin yetiştirdiği büyük tarihçilerden Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. İlber Hoca, engin tarih bilgisiyle kaleme aldığı inceleme, araştırma ve değerlendirmeleriyle ilim dünyasında silinmez bir iz bıraktı. Kendisine Allah'tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve talebelerine başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun."
Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Tarihçi, bilim insanı ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Ortaylı; tarihi anlatmanın ötesinde düşünmeyi, sorgulamayı ve kültürel mirasa saygıyı öğreten müstesna bir ilim insanıydı. Eserleri ve fikirleriyle hafızalarda yaşamaya devam edecek olan İlber Ortaylı Hocamız, bıraktığı kıymetli mirasla geçmiş ile gelecek arasında kurduğu köprüyle hatırlanmaya devam edecektir. Merhum Ortaylı'ya Allah'tan rahmet; kıymetli ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun."
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: "Türk tarihçiliğinin müstesna isimlerinden, değerli ilim insanı Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Ömrünü tarih bilincinin güçlenmesine, kültürümüzün ve medeniyet birikimimizin gelecek nesillere aktarılmasına adayan Sayın Ortaylı; ilim dünyamıza yaptığı kıymetli katkılarla hafızalarda müstesna bir yer edinmiştir. Bu değerli hizmetleri dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile de taltif edilmişti. Sayın Ortaylı, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde verdiği Türk İdare Tarihi ve Türk İslam Düşünce Tarihi dersleriyle pek çok öğrenci yetiştirmiş; bizlere de ilmi birikiminden istifade etme imkânı sunmuş kıymetli bir hocamızdı. Merhum Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve ilim camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: “Türk tarihçiliğinin kutup yıldızı, ülkemizin yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden birisi olan değerli hocamız Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Hocamıza Allah'tan rahmet; ailesine, akademi camiasına, öğrencilerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: “Türk tarihçiliğinin büyük ismi, kıymetli ilim insanı İlber Ortaylı'nın vefatını derin bir teessürle öğrendim. Tarihe olan eşsiz vukufiyeti, engin bilgisi ve nesillere ilham veren anlatımıyla ülkemizin kültür ve düşünce dünyasında silinmez izler bırakan İlber Ortaylı Hocamız; ilmiyle, duruşuyla ve memleket sevdasıyla her zaman saygıyla hatırlanacaktır. Merhuma Allah'tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve ilim camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun...”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: "Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Sahibi, ülkemizin müstesna tarihçi ve bilim insanlarından Prof. Dr. İlber Ortaylı Beyefendi'nin vefatını üzüntüyle öğrendim. Neşeli kişiliği ile tanımaktan, hoş sohbetine tanık olmaktan bahtiyar olduğum kıymetli hocamıza Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun."
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "Milletimizin tarih hafızasına önemli katkılar sunan, ilmi birikimi ve eserleriyle nesillere ışık tutan kıymetli tarihçimiz Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Ömrünü ilme ve tarihimize adamış değerli hocamıza Yüce Allah'tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum."
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum: "Bazı insanlar sadece yaşadıkları döneme değil, geleceğe de iz bırakır. İlber Ortaylı böyle bir isimdi. Geride bıraktığı ilim, düşünce ve kültür mirasıyla daima hatırlayacağımız Prof. Dr. İlber Ortaylı Hocamıza Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına, sevenlerine başsağlığı diliyorum."
Çalışma ve Sosoyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: "Tarihçi ve yazar İlber Ortaylı hocamızın vefat haberini derin bir üzüntüyle öğrendim. Türk tarihine, akademi dünyasına ve kültürel hafızamıza kıymetli katkılar sunan, bilgisi ve birikimiyle nesiller yetiştiren değerli bir ilim insanını kaybettik. Merhuma Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve ilim camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun."
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş: “Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Kaleme aldığı eserlerle ardında eşsiz bir miras bırakan, Türk tarihçiliğinde mihenk taşı olan İlber Ortaylı'ya Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Başımız sağ olsun.”
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak: "Ömrünü Türk milletinin tarih şuuruna ve medeniyet idrakine adayan büyük tarihçi, müstesna münevver İlber Ortaylı hocamızın vefat haberini derin bir teessürle öğrendim. Tarihi kuru bir bilgi olmaktan çıkarıp bir milletin hafızası hâline getirmek için gayretle çalışan, fikirleriyle zihinlerimizi aydınlatan hocamıza Allah'tan rahmet diliyorum. Kıymetli ailesine, talebelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun."
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Türk tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi, ilmi birikimi ve güçlü anlatımıyla tarih bilincinin geniş kitlelere ulaşmasına büyük katkı sağlayan Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Akademik çalışmaları, eserleri ve yetiştirdiği öğrencilerle tarih alanında çok kıymetli bir miras bırakan Ortaylı, yalnızca bir bilim insanı değil aynı zamanda toplumda tarih şuurunun gelişmesine öncülük eden önemli bir münevverdi. Merhuma Allah'tan rahmet; ailesine, öğrencilerine, bilim dünyamıza ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.”
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın cenaze törenine ilişkin ayrıntılar önümüzdeki günlerde açıklanacak. Ancak şimdiden biliniyor ki, Türkiye’nin en önemli tarihçilerinden biri olarak ardında bıraktığı eserler, öğrenciler ve düşünceler, adını gelecek kuşaklara taşıyacak.
İlber Ortaylı, tarihin hafızasını bir ömür boyunca canlı tuttu; şimdi ardında bıraktığı mirasla yaşamaya devam edecek. Milliyet Sanat Dergisi olarak hocamıza Allahtan rahmet diliyoruz...


