Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Troya’nın hikâyesi Kolezyum’da iki milyondan fazla ziyaretçiye ulaştı

Troya’nın hikâyesi Kolezyum’da iki milyondan fazla ziyaretçiye ulaştı

Troya’nın hikâyesi Kolezyum’da iki milyondan fazla ziyaretçiye ulaştı30 Eylül 2026 - 04:09
Roma’daki Kolezyum’da 12 Haziran’da açılan “Troia ve Roma: Antik Akdeniz’in Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri” sergisi 2 milyon 66 bin 178 ziyaretçiye ulaştı.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Troya’dan Roma’ya uzanan hikâye, bu kez Anadolu’dan İtalya’ya doğru ilerleyen bir sergi rotasıyla anlatılıyor. Roma’nın en çok ziyaret edilen tarihî yapılarından Kolezyum’da açılan “Troia e Roma. Miti, Leggende, Storie del Mediterraneo Antico” sergisi Troya’nın arkeolojik geçmişinden Homeros’un destanına, Troya Savaşı’ndan Aeneas’ın İtalya yolculuğuna ve Roma’nın kuruluş anlatısına uzanan yaklaşık üç bin yıllık bir tarihsel ve mitolojik çerçeveyi bir araya getiriyor. 12 Haziran’da ziyarete açılan sergi 18 Ekim 2026’ya kadar görülebilecek.
 
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un açıkladığı son verilere göre sergi 2 milyon 66 bin 178 ziyaretçiye ulaştı. Sergide Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müzelerden 221 eser bulunuyor. İtalya ve Vatikan müzelerinden gelen eserlerle birlikte toplam sayı 300’ün üzerine çıkıyor. Sergi, Türkiye ile İtalya arasındaki kültürel iş birliği kapsamında hazırlanırken Troya ile Roma arasındaki tarihsel ve mitolojik bağlantıları farklı dönemlere ait arkeolojik buluntular üzerinden ele alıyor.
 
 
Kolezyum’da Troya anlatısı
 
Açılışı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli’nin katıldığı törenle gerçekleştirilen sergi, iki ülke arasında Nisan 2025’te Roma’da imzalanan kültürel iş birliği anlaşmasının ardından hazırlanan özel bir proje olarak hayata geçirildi. Aralık 2025’te ise sergiye ilişkin teknik anlaşma Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Kolezyum Arkeoloji Parkı arasında imzalandı.
 
“Troia e Roma. Miti, Leggende, Storie del Mediterraneo Antico” başlığıyla düzenlenen serginin küratörlüğünü Kolezyum Arkeoloji Parkı ile Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden uzmanların oluşturduğu ekip üstleniyor. Küratörler arasında Alfonsina Russo, Roberta Alteri, Alessio De Cristofaro, Bülent Gönültaş, Mehtap Ateş, Deniz Doğu Yöndem ve Troya Kazı Başkanı Rüstem Aslan bulunuyor.
 
Serginin girişinde ziyaretçileri Troya Atı’nın anıtsal bir replikası karşılıyor. Ardından Troya’nın tarihsel, arkeolojik ve topografik geçmişini ortaya koyan eserler geliyor. Kolezyum Arkeoloji Parkı’nın verdiği bilgiye göre sergide 19 Türk müzesinden 220’nin üzerinde eser yer alıyor ve bunların 50’si İtalya’da ilk kez sergileniyor. İtalya’daki önemli müzelerden ve Troya’dan gelen eserlerle birlikte serginin toplamı 300’ü aşıyor.
 
Mitin arkasındaki arkeolojik dünya
 
Serginin ilk bölümü Troya’nın tarihsel ve arkeolojik kimliğine ayrılıyor. Troya’nın yalnızca Homeros’un destanında anlatılan bir kent olarak değil, Anadolu’nun Tunç Çağı dünyasının parçası olarak ele alındığı bu bölümde kentin tarihî ve coğrafi konumu, Anadolu’daki diğer kültürlerle ilişkileri ve bölgenin siyasi yapısı üzerinde duruluyor.
 
Bu bölümde Anadolu’nun MÖ 3. ve 2. binyıllardaki kültürel ortamına ilişkin bilgiler de yer alıyor. Hitit dünyasına ilişkin belgeler, Troya’nın tarihsel bağlamını genişleten unsurlar arasında bulunuyor. CNR’nin sergiye ilişkin değerlendirmesinde araştırmacı Massimo Cultraro, Hitit arşivlerinde geçen Wilusa ve Alaksandu adlarının Troya’nın tarihsel bağlamının araştırılmasında önem taşıdığını belirtiyor. Belgeler, Batı Anadolu ile Hitit dünyası arasındaki ilişkiler konusunda arkeolojik ve tarihsel veriler sunuyor.
 
Serginin bilimsel katkısında Troya’nın Ege ile Anadolu arasındaki konumu da öne çıkıyor. Dardaneller üzerinden Ege ve Karadeniz arasındaki bağlantının sağlandığı bölge, Tunç Çağı boyunca farklı toplulukların ve ticaret ağlarının kesiştiği bir coğrafya olarak ele alınıyor. Sergi, bu tarihsel arka planı Troya Savaşı ve Homeros anlatısına geçiş için başlangıç noktası olarak kullanıyor.
 
 
Troya Savaşı’na farklı açı
 
İkinci bölüm Troya Savaşı’na ayrılıyor. Serginin bu bölümünde savaş, yalnızca Yunan kahramanlarının hikâyesi üzerinden değil, Troya tarafının bakış açısından da ele alınıyor. Priamos, Hektor, Paris, Helena, Andromakhe, Kassandra, Akhilleus, Agamemnon, Menelaos ve Patroklos gibi Homeros destanının temel karakterleri, arkeolojik buluntular ve farklı dönemlerde üretilmiş görsel temsillerle birlikte değerlendiriliyor.
 
Homeros da bu bölümün önemli başlıklarından biri. “İlyada”da anlatılan savaşın tarihsel gerçeklikle ilişkisi, destanın oluşum süreci ve Troya anlatısının sonraki dönemlerde nasıl yeniden yorumlandığı serginin edebiyat, tarih ve arkeolojiyi buluşturan bölümlerinden birini oluşturuyor. Savaşın ardından Troya’nın düşüşü ve hayatta kalanların farklı coğrafyalara dağılması ise serginin üçüncü bölümüne geçişi hazırlıyor.
 
Enea’nın Batı’ya yolculuğu
 
Troya’nın hikâyesinin Roma ile birleştiği nokta Enea’nın yolculuğu. Serginin üçüncü bölümünde Troya’nın düşüşünün ardından kentten ayrılan Enea’nın Anadolu’dan Akdeniz’in batısına uzanan yolculuğu anlatılıyor.
 
Enea’nın hikâyesi yalnızca “Aeneis” üzerinden değil, Stesikhoros’tan Virgilius’a uzanan edebî kaynaklar ile arkeolojik veriler birlikte değerlendirilerek ele alınıyor. Güney İtalya, Sicilya ve Latium’daki bazı arkeolojik alanlar da Enea anlatısıyla ilişkilendirilen tarihsel ve kültürel bağlam içinde sergiye dahil ediliyor. Lazio’nun MÖ 12. ve 9. yüzyıllar arasındaki durumuna ilişkin rekonstrüksiyonlar da mitolojik anlatının tarihsel çerçevesini ortaya koyuyor.
 
Bu bölüm, Troya’nın hikâyesinin yalnızca Anadolu’da sona ermediğini, Roma’nın kuruluş anlatısına kadar uzanan uzun bir kültürel hafızanın parçası olduğunu gösteriyor. Serginin kurgusunda Enea, Troya’nın düşüşü ile Roma’nın kuruluşu arasındaki temel figür olarak konumlandırılıyor.
 
 
Roma’nın Troya kökeni
 
Dördüncü bölümde anlatı Roma’nın kuruluşuna ulaşıyor. Romulus ve Roma’nın kuruluş miti üzerinden, Romalıların kendi geçmişlerini Troya’ya bağlayan anlatının nasıl oluştuğu ele alınıyor. Roma’nın arkaik dönemine ilişkin arkeolojik buluntuların yanı sıra Troya kökenli bir geçmiş fikrinin Roma’nın siyasal ve kültürel kimliğinin oluşturulmasındaki yeri de inceleniyor.
 
Serginin son bölümünde Augustus dönemi, Virgilius ve Enea destanının Roma kültüründeki yerleşik biçimi üzerinde duruluyor. Böylece anlatı, Troya Savaşı’ndan Roma’nın kuruluşuna kadar kronolojik bir çizgide ilerlerken, mitolojik hikâyelerin farklı dönemlerde nasıl yeniden üretildiğini de izliyor. Paris, Helena, Priamos, Hekabe, Kassandra, Hektor, Agamemnon, Menelaos, Akhilleus, Patroklos, Enea, Lavinia, Askanius ve Romulus gibi karakterler bu uzun anlatının temel figürleri olarak sergide yer alıyor.
 
Anadolu ile Akdeniz arasında üç bin yıllık hat
 
Serginin bilimsel çerçevesi Troya ile Roma arasındaki bağlantıyı yalnızca mitolojik bir akrabalık üzerinden ele almıyor. CNR’nin sergiye ilişkin bilimsel değerlendirmesinde, Anadolu ile Batı Akdeniz arasındaki ilişkilerin çok daha eski dönemlere uzandığı ve MÖ 3000-2500 yıllarından itibaren doğudan batıya gerçekleşen insan hareketleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Bu yaklaşım, serginin temel kurgusunu da belirliyor. Troya, bir yandan Homeros’un “İlyada”sıyla dünya edebiyatının en bilinen anlatılarından birinin merkezinde bulunurken diğer yandan Anadolu’nun Tunç Çağı tarihinin önemli arkeolojik merkezlerinden biri olarak ele alınıyor. Roma ise bu anlatının yüzyıllar sonra yeniden yorumlandığı ve kendi kuruluş hikâyesini Troya’ya bağladığı ikinci büyük merkez olarak ortaya çıkıyor.
 
Sergi bu iki hattı aynı mekânda buluşturuyor: Troya’nın arkeolojik gerçekliği, Homeros’un destanı, Enea’nın yolculuğu ve Roma’nın kuruluş miti aynı sergi rotasında birbirini izliyor.
 
Türkiye’den Roma’ya taşınan eserler
 
Serginin Türkiye açısından en önemli bölümlerinden biri, farklı müzelerin koleksiyonlarından seçilen eserlerin Roma’da bir araya getirilmesi. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı 19 müzeden 220’nin üzerinde eserin Kolezyum’a taşınması, Troya’nın yalnızca kazı alanı üzerinden değil, Türkiye’de korunan arkeolojik miras üzerinden de anlatılmasını sağlıyor. Eserlerin 50’si İtalya’da ilk kez sergileniyor.
 
İtalya ve Vatikan müzelerinden gelen eserlerle birlikte serginin kapsamı 300’ün üzerine çıkıyor. Farklı koleksiyonlardan gelen eserlerin aynı anlatı içinde buluşturulması, Troya ile Roma arasındaki ilişkinin tek bir arkeolojik merkezle sınırlı olmayan geniş bir tarihsel çerçevede ele alınmasına imkân veriyor.
Kolezyum gibi dünya çapında yoğun ziyaretçi alan bir arkeolojik alanda düzenlenen serginin ulaştığı 2 milyon 66 bin 178 ziyaretçi de bu anlatının geniş bir uluslararası izleyiciyle buluştuğunu ortaya koyuyor.
 
 
Kültürel iş birliğinin sergi ayağı
 
“Troia ve Roma”, Türkiye ile İtalya arasındaki kültürel iş birliği programının sergi alanındaki projelerinden biri olarak hazırlandı. İki ülke arasında Nisan 2025’te imzalanan anlaşmanın ardından serginin teknik hazırlıkları Aralık 2025’te yapılan özel anlaşmayla sürdürüldü. Proje, İtalya Kültür Bakanlığı ile Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı kurumlarının ortak çalışmasıyla gerçekleştirildi.
Sergi aynı zamanda İtalya’nın Afrika ve Akdeniz politikalarının çerçevesini oluşturan Piano Mattei kapsamındaki kültürel diplomasi çalışmalarına da dahil edildi. Kolezyum Arkeoloji Parkı, projeyi tarihsel ve arkeolojik mirasın ülkeler arasındaki diyaloğun yanı sıra sürdürülebilir turizm ve sosyoekonomik gelişim alanlarında kullanılmasına yönelik bir çalışma olarak tanımlıyor.
Sergi kapsamında bilimsel araştırma ve bilgi paylaşımına yönelik çalışmalar da yürütülüyor. Açılış günü Troya Kazıları Başkanı Rüstem Aslan’ın katılımıyla Troya’nın Geç Tunç Çağı ve Troya Savaşı üzerine bir konferans düzenlendi. Ekim ayından itibaren sergi çevresinde yeni konferansların gerçekleştirilmesi planlanıyor.
 
18 Ekim’e kadar açık
 
“Troia ve Roma: Antik Akdeniz’in Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri” 18 Ekim 2026’ya kadar Kolezyum’da ziyaret edilebilecek. Sergi; Kolezyum, Roma Forumu ve Palatino’yu kapsayan giriş bileti kapsamında görülebiliyor.
 
Troya Savaşı’nın anlatısından Homeros’un “İlyada”sına, Enea’nın Anadolu’dan İtalya’ya uzanan yolculuğundan Romulus ve Roma’nın kuruluşuna kadar ilerleyen sergi, farklı dönemlere ait arkeolojik buluntuları tek bir tarihsel çizgide bir araya getiriyor. Türkiye’den taşınan eserler, İtalyan ve Vatikan koleksiyonlarıyla aynı sergi alanında buluşurken Troya’nın hikâyesi de 2 milyonun üzerinde ziyaretçinin geçtiği Kolezyum’da Roma’nın kuruluş anlatısıyla aynı çerçevede ele alınıyor.
 
Etiketler: Troya  kolezyum  sergi