Türk dizileri Cannes’da yeni pazarların peşinde
12-15 Ekim tarihleri arasında Cannes’da düzenlenen MIPCOM 2026, Türkiye’nin televizyon ihracatındaki gücünü uluslararası yapımcılar, yayıncılar ve dağıtımcılarla buluşturuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve İstanbul Ticaret Odası iş birliğiyle kurulan Türkiye standında, yeni diziler uluslararası alıcılara sunulurken sektörün kültürel tanıtım ve turizmle ilişkisi de gündeme geliyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalısönmez@gmail.com
Türkiye’de üretilen diziler, dünyanın farklı ülkelerinde yeni izleyicilerle buluşurken yalnızca birer televizyon yapımı olarak değil, Türkiye’nin kültürel üretimini temsil eden anlatılar olarak da dolaşıma giriyor. Karakterleri, hikâyeleri ve çekildikleri mekânlarla farklı coğrafyalarda karşılık bulan yapımlar, uluslararası televizyon pazarında Türkiye’nin yerini güçlendiriyor. 12-15 Ekim tarihleri arasında Cannes’da düzenlenen MIPCOM 2026, bu dolaşımın önemli noktalarından biri.
Türk yapımlarının yeni pazarlara açılması, uluslararası dağıtım ağlarını genişletmesi ve yeni iş birlikleri kurması açısından önem taşıyan MIPCOM (Marché International des Programmes de Communication), her yıl ekim ayında Fransa’nın Cannes kentindeki Palais des Festivals et des Congrès’de düzenlenen, dünyanın en büyük televizyon ve eğlence içerik pazarlarından biri. İlk kez 1985 yılında gerçekleştirilen ve RX Global tarafından organize edilen fuar; küresel televizyon ağlarının, yapım şirketlerinin, uluslararası dağıtımcıların ve dijital platformların yeni projelerini tanıtmak, içerik alım satımı yapmak ve uluslararası ortaklıklar kurmak üzere bir araya geldiği başlıca sektörel buluşmalardan biri olma özelliğini taşıyor. Bu yılki etkinlik, İçerik Üreticisi Ekonomisi (Creator Economy), MIP AI Eğlence Forumu ve Mikro-Drama formatları gibi yenilikçi odak alanlarıyla 100’den fazla ülkeden 10 binin üzerinde katılımcıyı ağırlıyor.
Televizyon kanallarının, yapım şirketlerinin, uluslararası dağıtımcıların ve dijital platformların buluştuğu fuarda yeni projeler tanıtılırken yayın ve dağıtım hakları için görüşmeler yapılıyor, farklı ülkelerde faaliyet gösteren şirketler arasında iş birliklerinin temelleri atılıyor. Türkiye de Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) iş birliğiyle kurulan ülke standıyla MIPCOM’da yer alıyor. Türk yapımlarının uluslararası alıcılara tanıtılması, yeni pazarlara erişimin sağlanması ve sektördeki iş bağlantılarının geliştirilmesi açısından Türkiye standı, fuarın önemli buluşma noktalarından biri.
Üretimde daralma dağıtımda artış
Türkiye’de televizyon dizisi üretimi son yıllarda daralma eğiliminde. Ana akım kanallarda 2022-2023 sezonunda 57 olan dizi sayısı, 2025-2026 sezonunda 36’ya geriledi. Buna karşılık Türk yapımları uluslararası dağıtım ağlarında varlığını koruyor; sektör, artan üretim maliyetleri karşısında yeni pazarlara açılmayı ve yurt dışı satış gelirlerini daha önemli bir finansman kaynağı olarak değerlendirmeyi sürdürüyor ve Türkiye, dizi ihracatında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor.
Türk yapımlarının yaklaşık 170 ülkede dağıtıldığı ve toplam erişiminin 1 milyara yakın izleyiciye ulaştığı belirtiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcilerinin sektöre ilişkin açıklamalarında öne çıkan bu rakamlar, Türk dizilerinin uluslararası pazardaki görünürlüğünü ortaya koyuyor. Ancak bu geniş erişimin ekonomik ve kültürel karşılığı yalnızca satış anlaşmalarıyla sınırlı değil. Dizilerin farklı ülkelerde izlenmesi, Türkiye’deki yaşam biçimlerine, kentlere, tarihî yapılara, mutfağa ve dile yönelik ilgiyi de artırabiliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) iş birliğiyle kurulan Türkiye standının temel amacı, Türk dizilerinin ve diğer görsel-işitsel yapımların uluslararası alıcılara tanıtılmasını, yurt dışı satışlarının artırılmasını ve Türk yapım şirketlerinin küresel dağıtım ağlarıyla yeni iş bağlantıları kurmasını sağlamak. MIPCOM 2026’da bu hedefler doğrultusunda görüşmeler yürütülürken fuarın gündeminde içerik üreticisi ekonomisi (Creator Economy), yapay zekâ destekli eğlence üretimi ve mikro-drama formatları gibi sektörün üretim ve dağıtım süreçlerini dönüştüren yeni eğilimler de yer alıyor.
Türk yapımlarının uluslararası vitrini
MIPCOM 2026’da Türkiye’nin uluslararası dağıtım alanındaki temsilcileri, farklı türlerdeki yapımlarını dünya pazarına sunuyor. Yeni sezon dizileri, dönem dramaları ve farklı izleyici gruplarına seslenen hikâyeler, şirketlerin uluslararası kataloglarında öne çıkıyor. Fuarın güncel içerik seçkisinde hem Türkiye’de izleyiciyle buluşan yapımlar hem de henüz yayın yolculuğuna başlamamış projeler bulunuyor.
Demirören Medya bünyesinde faaliyet gösteren Kanal D International, Türk dizilerinin uluslararası dağıtımında öne çıkan kuruluşlardan biri olarak MIPCOM 2026’da geniş bir katalogla yer alıyor. Şirket, güncel yapımları arasında bulunan “Güller ve Günahlar”, “Haysiyet” ve “Daha 17” dizilerini uluslararası alıcılara sunarken yakın dönemin dikkat çeken yapımlarından “İnci Taneleri”ni de kataloğunda bulunduruyor. “Aşk-ı Memnu”, “Fatmagül'ün Suçu Ne?”, “Üç Kız Kardeş”, “Veda Mektubu”, “Zalim İstanbul” ve “Siyah Beyaz Aşk gibi daha önce farklı ülkelerde izleyiciyle buluşmuş diziler de şirketin dağıtım portföyünde yer alıyor. Böylece katalog, yeni yapımların uluslararası pazarlara açılmasının yanı sıra daha önce yayımlanmış dizilerin farklı ülkelerdeki yayıncılarla buluşmasını da kapsıyor.
OGM Universe, uluslararası kataloğunda “Taşacak Bu Deniz” dizisini “Deep in Love” adıyla, “Karakuyu” olarak da anılan “Ferda “projesini ise farklı pazarlara yönelik yapımları arasında sunuyor. Şirket, yeni hikâyeleri uluslararası yayıncılarla buluşturarak Türk dizilerinin küresel dağıtım ağını genişletmeyi hedefliyor.
Türk dizilerinin uluslararası satışını gerçekleştiren MADD Entertainment’ın kataloğunda “Uzak Şehir / Far Away” ve “Sevdiğim Sensin / The One I Love” bulunuyor. “Uzak Şehir”, Kanada’dan Mardin’in Suriye sınırındaki Albora kasabasına gelen Alya’nın, eşinin ailesiyle karşılaşmasının ardından gelişen çatışmaların içine sürüklenmesini konu alıyor. “Sevdiğim Sensin” ise aile baskısı, sorumluluk, vicdan ve aşk arasındaki gerilimleri odağına alıyor. Her iki yapım da şirketin Türk dizilerini farklı ülkelerdeki yayıncılarla buluşturan uluslararası dağıtım faaliyetleri içinde yer alıyor.
Inter Medya’nın uluslararası alıcılara sunduğu yapımlar arasında “Halef: Köklerin Çağrısı”, “Sevdam Karadeniz” ve İngilizce adı “Caged Love” olan “Tutsak Sevda bulunuyor. Şirketin uluslararası satış faaliyetleri, bu yapımların farklı ülkelerdeki yayıncılarla buluşmasını ve çeşitli pazarlarda değerlendirilmesini kapsıyor.
MIPCOM’un dikkat çeken projelerinden biri de O3 Medya’nın yapımını üstlendiği “Şapkacı Kadınlar / The Hatmaker”. Uluslararası dağıtım haklarını Eccho Rights’ın yürüttüğü dizinin başrollerinde Pınar Deniz ve Selahattin Paşalı bulunuyor. 1920’lerin başında geçen dönem draması, savaş gazisi Ayşe’nin bağımsız bir yaşam kurma mücadelesini ve kendisini terk eden eşi Rıza’nın bu yolda karşısına çıkardığı engelleri konu alıyor. Necati Şahin’in yaratıcısı ve senaristi olduğu, Ömür Atay’ın yönettiği yapımın yapımcılığını Suzan Sümeli üstleniyor. Altmış bölümden oluşması ve her bölümünün 45 dakika olarak tasarlanması planlanan dizinin Türkiye’de 2027’nin başlarında yayınlanması öngörülüyor. MIPCOM’da uluslararası alıcılara hem tamamlanmış dizi hem de senaryolu format hakları için sunulan proje, Pınar Deniz’in “Yargı” dizisinin ardından televizyona dönüşünü temsil ediyor. Selahattin Paşalı’nın uluslararası izleyicilerce de tanınan oyunculuk kariyerini yeni bir dönem dramasıyla buluşturan yapımın tanıtım çalışmaları kapsamında iki oyuncunun fuarda uluslararası basınla bir araya gelmesi de planlanıyor.
ATV Distribution ise yeni sezon yapımlarından “Güneşin Doğduğu Yer / Land of the Sun, “Altı Üstü İstanbul / Different Lives”, “Mercan Köşk / Villa Coral” ve “A.B.İ.” dizilerini uluslararası alıcılara sunuyor. “Altı Üstü İstanbul”, İstanbul’un kendine özgü atmosferini hikâyesinin merkezine alırken “Güneşin Doğduğu Yer” karakterleri ve dramatik anlatımıyla öne çıkıyor. “Mercan Köşk” farklı bir hikâye sunarken “A.B.İ.” aile ilişkilerine odaklanıyor. Şirketin Cannes’daki tanıtım çalışmaları, bu yapımların farklı ülkelerdeki yayıncılarla buluşturulmasını ve uluslararası lisans olanaklarının geliştirilmesini amaçlıyor.
Tayfun Topal: “Dizi ihracatında dünyanın ilk üç ülkesi arasındayız”
MIPCOM kapsamında Türkiye’nin uluslararası dizi pazarındaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Başdanışmanı Tayfun Topal, Türk yapımlarının yaklaşık 170 ülkede 1 milyara yakın insana ulaştığını belirtiyor. Topal’a göre bu erişim, yapımcıların, senaristlerin, yönetmenlerin, oyuncuların ve kamera arkasındaki çalışanların ortak emeğinin sonucu. Bakanlık da sektörün ulaştığı bu uluslararası gücü korumayı ve daha ileriye taşımayı hedefliyor.
Topal, Türk dizilerinin dil üzerindeki etkisine de dikkat çekiyor. Farklı ülkelerde yaşayan izleyicilerin diziler aracılığıyla Türkçe kelimeler öğrendiğini, günlük yaşamlarında Türkçe ifadeler kullandığını ve dili öğrenmek için kurslara yöneldiğini belirtiyor. Ona göre bir diziden etkilenerek Türkçe öğrenmeye başlayan izleyiciler, Türkiye ile yalnızca ekran üzerinden değil, dil aracılığıyla da bağ kuruyor.
Topal, dizilerin Türk mutfağını, müziğini, aile ilişkilerini, geleneklerini ve şehirlerini uluslararası izleyiciye tanıttığını ifade ediyor. Ekranda karşılaşılan bir hikâyenin, o hikâyenin geçtiği ülkeyi yakından tanıma isteğine dönüşebildiğini belirten Topal, bu ilgiyi Türkiye’nin kültürel tanıtımı açısından önemli buluyor.
Ekrandan turizme uzanan etki
Dizilerin uluslararası dolaşımı, çekim mekânlarına yönelik merakı da beraberinde getiriyor. İzleyiciler, sevdikleri oyuncuların yürüdüğü sokakları görmek, dizilerde karşılaştıkları tarihî yapıları ziyaret etmek ve ekranda gördükleri yemekleri tatmak isteyebiliyor. İstanbul ve Antalya başta olmak üzere farklı destinasyonların dizilerde görünürlük kazanması, televizyon içeriklerinin turizm tanıtımıyla ilişkisini güçlendiriyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı da bu bağlantıdan hareketle GoTürkiye markası altında kısa tanıtım dizileri hazırlıyor. Bu yapımlar, Türkiye’nin tarihî, kültürel ve doğal güzelliklerini bir hikâyenin içine yerleştirerek izleyiciye ulaştırmayı amaçlıyor. Bakanlığın tanıtım yaklaşımında, bir destinasyonun yalnızca görüntülerle tanıtılması yerine izleyicinin karakterlerle ve hikâyeyle bağ kurmasının sağlanması hedefleniyor.
GoTürkiye’nin “Antalya Gambiti” ve “İstanbul Benim Aşkım” gibi mini dizileri, bu yaklaşımın örnekleri arasında. Resmî turizm platformunda yayımlanan projeler, İstanbul’un tarihî ve çağdaş mekânlarını, Antalya’nın kıyılarını ve kültürel zenginliklerini romantik ve dramatik anlatılarla bir araya getiriyor. Platformun 2026’da yayımladığı yeni mini diziler de farklı şehirleri ve bölgeleri hikâyelerin merkezine taşıyor.
GoTürkiye’nin dijital tanıtım faaliyetleri, dizilerin turizm alanındaki etkisinin ölçülmesine yönelik veriler de sunuyor. Platformun açıkladığı verilere göre YouTube kanalı, 2025’in ilk altı ayında 763 milyon görüntülenmeye ulaştı. Aynı dönemde sosyal medya hesaplarında da önemli erişim rakamları kaydedildi. Bu veriler, kısa video ve mini dizi formatlarının Türkiye’nin uluslararası tanıtım stratejisinde giderek daha fazla yer tuttuğunu gösteriyor.
Topal, Bakanlığın tanıtım çalışmalarını bu ilgi doğrultusunda geliştirmeyi ve sektörün uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeyi sürdüreceğini belirtiyor. MIPCOM gibi organizasyonlarda kurulan bağlantıların daha fazla Türk yapımının farklı ülkelerde yayımlanmasına katkıda bulunacağını ifade eden Topal, yapımcıların, yayıncıların ve dağıtımcıların çalışmalarının desteklenmeye devam edeceğini kaydediyor.
Açıklamasında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a da teşekkür eden Topal, Türk dizilerinin küresel gücünü turizm ve tanıtım çalışmalarıyla bir araya getiren politikaların sektörün gelişiminde önemli rol oynadığını vurguluyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven
Birol Güven: “Türk dizileri bir kar topuydu, çığa dönüştü”
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven de Türk dizilerinin uluslararası yolculuğunu değerlendirirken sektörün zaman içinde büyüyen etkisine dikkat çekiyor. Güven, “Türk dizileri bir kar topuydu, çığa dönüştü ve dünyanın her yerine ulaştı” sözleriyle yapımların küresel ölçekte ulaştığı noktayı ifade ediyor.
Güven, Türk yapımlarının bugün dünyanın farklı bölgelerinde yüz milyonlarca izleyiciyle buluştuğunu belirterek Sinema Genel Müdürlüğü olarak sektörün MIPCOM gibi uluslararası içerik pazarlarında yer almasını önemsediklerini söylüyor. Kurumun desteğinin, Türk yapımlarının uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkıda bulunmasını hedeflediklerini vurguluyor.
Güçlü hikâyeler, oyunculuk performansları ve prodüksiyon olanakları, Türk dizilerinin uluslararası pazardaki rekabetinde öne çıkan unsurlar arasında bulunuyor. Bununla birlikte farklı ülkelerdeki yayıncıların içerik tercihleri, değişen izleme alışkanlıkları ve dijital platformların büyüyen rolü, sektörün önündeki fırsatları olduğu kadar yeni gereksinimleri de belirliyor. MIPCOM, bu değişimin izlendiği ve yeni içeriklerin uluslararası dolaşıma girmesi için ticari görüşmelerin yürütüldüğü bir buluşma niteliği taşıyor.
Etiketler: Cannes Türk dizileri MIPCOM 2026


