Türkiye’nin canlı müzik gücü Londra’da
Türkiye’nin hızla büyüyen canlı eğlence sektörü, Londra’da düzenlenen üst düzey buluşmada uluslararası müzik endüstrisinin ana aktörleriyle aynı masaya oturdu.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Türkiye’nin kültür ve eğlence endüstrisindeki yükselişi, bu kez Londra’da düzenlenen yüksek profilli bir resepsiyonla uluslararası vitrine taşındı. Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçiliği Rezidansı’nda gerçekleşen davet, Türkiye ile Birleşik Krallık canlı müzik sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Ev sahipliğini Türkiye Cumhuriyeti’nin Birleşik Krallık nezdindeki Büyükelçisi Osman Koray Ertaş ile Türkiye’nin en büyük canlı eğlence şirketlerinden BKM’nin CEO’su Zümrüt Arol üstlendi. Organizasyon, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı desteğiyle gerçekleştirildi.
Soldan sağa: Hakan Özdemirci (Pozitif), Batuhan Alioğlu (Pozitif), Levent Dokuzer (Zorlu PSM), Fatoş Şahin, Cemil Demirok (PİU), Filiz Ova (Zorlu PSM), Sevcan Ertaş, Osman Koray Ertaş (Büyükelçi), Zümrüt Arol (BKM), Tan Sağtürk, Görgün Taner (İKSV), Mustafa Özkaya, Kadir Serdar Zengin, Rana Uludağ (İKSV), Harun İzer (İKSV)
Türkiye’nin canlı eğlence sektöründe son yıllarda gözlemlenen ivme, yalnızca yerel bir büyüme hikâyesi değil aynı zamanda küresel turne ekonomisinin yeniden şekillenen dinamikleri içinde stratejik bir konumlanma olarak değerlendiriliyor. 2025 yılı itibarıyla bilet gelirlerinde kaydedilen yüzde 30’luk artış, sektörün finansal büyüklüğünü somut verilerle ortaya koyarken, Türkiye’nin uluslararası sanatçıların turne rotalarında kalıcı bir durak haline geldiğini de teyit ediyor.
Osman Koray Ertaş (Büyükelçi)
Uluslararası turne ekonomisinde Türkiye’nin yükselişi
Gecede yalnızca diplomatik temsilin yanıs sıra sektörün karar verici aktörleri de dikkat çekici bir yoğunlukla yer aldı. Türkiye'nin kültür ve sanat politikalarının belirlenmesi alanında Bakan Danışmanı Tan Sağtürk, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Genel Müdürü Görgün Taner, Piu Entertainment Genel Müdürü Cemil Demirok, Pozitif’ten Batuhan Alioğlu, Zorlu PSM Genel Müdürü Filiz Ova ve Biletix Türkiye Genel Müdürü Karaoğlan Taşçı gibi isimler yer aldı.
Birleşik Krallık cephesinde ise uluslararası müzik endüstrisinin belirleyici figürleri dikkat çekti. Kilimanjaro Live’ın kurucusu ve CEO’su Stuart Galbraith, Ticketmaster EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Andrew Parsons, SOLO Agency kurucusu, genel müdürü ve Isle of Wight Festival organizatörü John Giddings, yine Kilimanjaro Promoter Operations Başkanı Sam Phillips, The Leighton-Pope Organisation kurucusu Carl Leighton-Pope ve International Talent Booking – ITB CEO’su Rod MacSween’in yanı sıra Birleşik Krallık müzik endüstrisinin önde gelen medya kuruluşlarının temsilcileri gecede hazır bulundu.
Zümrüt Arol (BKM), John Giddings (SOLO)
Turizmden kültüre çekim merkezi Türkiye
Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş konuşmasında, Türkiye’nin yalnızca turizmde değil, kültür ve uluslararası organizasyonlar açısından da stratejik bir merkez haline geldiğine dikkat çekti. Türkiye’nin dünyanın en çok ziyaret edilen ilk beş destinasyonu arasında yer aldığını hatırlatan Ertaş, her yıl dört milyonu aşkın İngiliz ziyaretçinin ülkeye geldiğini belirtti. Türkiye’nin sunduğu cazibenin yalnızca kıyı turizmiyle sınırlı olmadığını; tarih, gastronomi, arkeoloji ve kültürel çeşitlilik gibi çok katmanlı unsurlarla desteklendiğini vurguladı.
Aynı konuşmada Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artıracak gelişmelere de değinildi. NATO Zirvesi, COP31 ve Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi gibi büyük ölçekli organizasyonların yanı sıra, Formula 1’in 2027 yılında İstanbul Park’a dönüşünün, ülkenin küresel ölçekteki algısına katkı sağlayacağı ifade edildi. İstanbul’un, sanatçılar ve büyük prodüksiyonlar için bir cazibe merkezi haline geldiği vurgusu da konuşmanın öne çıkan başlıkları arasındaydı.
John Giddings (SOLO)
Sahne ekonomisi ve “T-pop”
Gecede söz alan John Giddings’in değerlendirmeleri ise uluslararası müzik endüstrisinin Türkiye’ye bakışını net biçimde ortaya koydu. Giddings, kariyeri boyunca dünyaca ünlü isimlerle çalıştığını hatırlatarak Türkiye’nin artık yalnızca bir pazar değil, küresel müzik dolaşımında kritik bir ortak haline geldiğini dile getirdi. Giddins konuşmasına şöyle devam etti:
“Buraya gelene kadar, bu harika ülkede ne kadar çok konser gerçekleştirdiğimi fark etmemiştim. The Rolling Stones, U2, Madonna, Shakira, Rihanna, Justin Timberlake, Pharrell Williams ve daha niceleriyle çalıştım. Dünyada yaşanan tüm gelişmeleri düşündüğümüzde, artık bu noktada sizin bize ihtiyaç duyduğunuzdan daha fazla bizim size ihtiyacımız var. Kısa süre önce harika kız grubunuz Manifest’in temsilciliğini üstlendim. Türkiye’de dört arena konserinin ve üç festival gecesinin biletleri tükendi. Ekim ayında Wembley’de sahne alacaklar. Lütfen siz de gelin. T-pop’u dünyaya taşıyacağız.”
Giddings’in özellikle Türkiye çıkışlı müzik üretimine yaptığı vurgu dikkat çekiciydi. Temsilciliğini üstlendiği Manifest grubunun Türkiye’deki konser ve festival performanslarının kısa sürede tükenmesi, yerel müzik üretiminin uluslararası potansiyeline işaret eden somut bir örnek olarak öne çıktı. Grubun Wembley Arena’da sahne alacak olması, Türkiye merkezli popüler müziğin küresel dolaşıma dahil oluşunun yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor.
Görgün Taner (İKSV)
Genç nüfus ve sürdürülebilir büyüme dinamiği
İstanbul Kültür Sanat Vakfı Genel Müdürü Görgün Taner ise konuşmasında Türkiye’nin demografik avantajına dikkat çekti. Genç nüfusun canlı müzik etkinliklerine gösterdiği yoğun ilginin, sektörün sürdürülebilir büyümesinde belirleyici rol oynadığını belirten Taner, Türkiye’nin artık uluslararası sanatçıların turne planlarında kalıcı bir durak haline geldiğini ifade etti. Bu gelişmenin çift yönlü bir kültürel akışa zemin hazırladığını da vurgulayan Taner hem daha fazla uluslararası sanatçının Türkiye’de sahne almasını hem de Türkiye’den sanatçıların Birleşik Krallık başta olmak üzere uluslararası sahnelere taşınmasını hedeflediklerini dile getirdi.
Buluşma, Türkiye’nin canlı eğlence sektörünün hem ekonomik büyüklüğüyle hem de kültürel diplomasi aracı olarak taşıdığı potansiyelle de öne çıktığını gösteriyor. Londra’da kurulan temas, Türkiye’nin küresel müzik endüstrisindeki rolünün geçici bir yükselişten ziyade, kalıcı bir yeniden konumlanmaya işaret ettiğini ortaya koyuyor.
Etiketler: canlı müzik İKSV sanat


