Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Üç asırlık Osmanlı hafızası aynı sergide buluşuyor

Üç asırlık Osmanlı hafızası aynı sergide buluşuyor

Üç asırlık Osmanlı hafızası aynı sergide buluşuyor17 Temmuz 2026 - 03:07
Osmanlı bürokrasisinin seçkin isimlerinden Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi'nin 18. YY’lda oluşturduğu yazma eser koleksiyonu, yüzyıllar boyunca farklı kurum ve koleksiyonlara dağılan aile arşiviyle birlikte ilk kez "Kalbin Mührü” sergisinde bir araya geliyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Bir yazma eser koleksiyonunun değeri yalnızca içerdiği metinlerle ölçülmez; onu oluşturan irade, koruyan kuşaklar ve sonraki yüzyıllara taşıyan kültürel bilinç de bu mirasın ayrılmaz parçalarıdır. İstanbul'daki Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde 8-31 Temmuz tarihleri arasında ziyarete açılan "Kalbin Mührü: Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi Yazma Eserler Koleksiyonu ve Aile Mirası" sergisi, yaklaşık üç buçuk asırlık bir aile arşivini ilk kez bütüncül bir bakışla ele alarak Osmanlı kitap kültürü, vakıf geleneği ve kültürel mirasın kuşaklar boyunca nasıl korunduğuna dair kapsamlı bir anlatı sunuyor.
 
 
Aile koleksiyonundan müzehhep Mushaf-ı Şerifler ( tezhipli Kur'an-ı Kerimler).
 
Merkezinde Osmanlı Devleti'nin önemli devlet adamlarından Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi bulunan sergi; yüzyıllar boyunca farklı koleksiyonlarda muhafaza edilen yazma eserleri, aile belgelerini ve etnografik miras unsurlarını ortak bir tarihsel bağlam içinde yeniden buluşturuyor. Böylece sergi, yalnızca geçmişe ait nesneleri bir araya getirmekle kalmıyor; koleksiyonların zaman içindeki yolculuğunu ve kültürel hafızanın korunmasını da görünür kılıyor.
 
Osmanlı'nın yazma eser geleneğine açılan pencere
 
Osmanlı dünyasında yazma eser koleksiyonculuğu, yalnızca kişisel bir merak alanı değil; devlet yönetimi, ilim hayatı ve vakıf anlayışının kesiştiği önemli bir kültürel gelenekti. Medreseler, kütüphaneler ve vakıflar aracılığıyla oluşturulan koleksiyonlar, bilginin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan en önemli kurumlardan biri olarak kabul ediliyordu.
 
 
Aileye ait çeşitli fotoğraf ve belgeler.
 
Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi'nin oluşturduğu koleksiyon da bu geleneğin seçkin örnekleri arasında yer alıyor. Diplomasi ve devlet yazışmalarından sorumlu en üst bürokratik makamlardan biri olan reisülküttaplık görevini üstlenen Mustafa Efendi, görev yaşamı boyunca yalnızca devlet hizmetinde bulunmakla kalmadı; edebiyat, tarih, dinî ilimler ve çeşitli bilim dallarına ilişkin yüzlerce yazma eseri de bir araya getirerek önemli bir kültür mirası oluşturdu.
 
Bugün Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesindeki İstanbul Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ile Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi'nde korunan koleksiyonun seçilmiş bölümleri, bu sergi kapsamında yeniden aynı hikâyenin parçaları olarak izleyici karşısına çıkıyor.
 
Kalp biçimindeki bir mühürden doğan hikâye
 
Serginin kavramsal merkezinde yer alan unsur ise sıra dışı biçimiyle dikkat çeken kalp formundaki vakıf mührü. Mührün üzerinde yer alan, ‘Çocuklarımın ve benden sonra gelecek olanların bu kitaplardan istifade etmeleri’ yönündeki ifade, yalnızca bir vakfiye cümlesi olmanın ötesinde, koleksiyonun gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik güçlü bir kültürel iradeyi yansıtıyor.
 
 
Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi'ye ait kalp biçimli vakıf mührü.
 
Aradan geçen yaklaşık üç yüz yılın ardından aynı mühür, serginin çıkış noktasına dönüşüyor. Böylece ziyaretçi, yazma eserleri yalnızca estetik ya da tarihî objeler olarak değil; onları geleceğe ulaştırmayı amaçlayan uzun soluklu bir kültürel sorumluluğun parçaları olarak değerlendirme olanağı buluyor.
 
Aile arşivinden kamusal hafızaya
 
Sergi, yazma eserlerle birlikte aile arşivinden seçilen belgeleri, fotoğrafları, vakıf kayıtlarını ve kültürel miras niteliğindeki çeşitli etnografik objeleri de aynı anlatı içinde bir araya getiriyor. Böylece Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan yaklaşık 338 yıllık süreç boyunca aynı aile içinde korunan kültürel süreklilik ilk kez kapsamlı biçimde belgelenmiş oluyor.
 
Serginin açılışına İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Asım Alkan, Türk ve İslam Eserleri Müzesi Müdürü Muharrem Hayır, Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Kerem Seven ile Cubis Art İstanbul'un kurucuları Zeynep Esen ve Cüneyt Aksoy katıldı.
 
 
Cubis Art İstanbul kurucuları Zeynep Esen ve Cüneyt Aksoy
 
Ailenin günümüzdeki temsilcilerinden ve aynı zamanda serginin kavramsal çerçevesini oluşturan isimlerden Zeynep Esen projenin temel amacını, yazma eser koleksiyonunu yeniden görünür kılmanın yanı sıra Osmanlı'nın bilgi üretme kültürünü, vakıf anlayışını ve kültürel miras bilincini günümüzle buluşturmak olarak tanımlıyor. Esen'e göre sergi, yalnızca bir aile tarihini değil, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan uzun soluklu bir kültürel sürekliliği kamusal hafızaya taşıyor.
 
Esen, projenin çıkış noktasını şöyle anlatıyor:
 
“Bu sergi, sadece bir aile hikayesi anlatmayı değil, bir kültürel mirası yeniden görünür kılmayı hedefliyor. Çalışma, bir ailenin hikayesi olmaktan öte 338 yıl zarfında toplam 18 padişah 12 cumhurbaşkanı dönemini yaşamış bir sülalenin oluşturduğu aile koleksiyonunu kesintisiz bir süreklilik ve benzersiz bir arşiv ile kamusal hafızaya taşıması nedeniyle benzerlerinden ayrışıyor. Reiszâde Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi’nin kalp biçimindeki vakıf mührü üzerinde yer alan, ‘çocuklarımın ve benden sonra gelecek olanların bu kitaplardan istifade etmeleri’ yönündeki ifadesi önemli bir motivasyon oldu. Amacımız niceliksel büyüklüğü dışında nitelikli kapsamı ile de önem taşıyan bu yazma eser koleksiyonunu kamuoyunun gündemine getirerek Osmanlı’nın bilgi üretme kültürünü, vakıf anlayışını ve kültürel miras bilincini günümüzle buluşturmak ve gelecek nesillere aktarma yolundaki çabalara katkı sunmak.”
 
Yazma eserlerin ötesinde bir bellek çalışması
 
"Kalbin Mührü", klasik anlamda bir yazma eser sergisinin sınırlarını aşarak koleksiyon tarihini, aile belleğini ve kültürel mirasın korunma süreçlerini birlikte ele alıyor. Edebiyat, tarih, şehir kültürü, su medeniyeti ve çeşitli ilim dallarına ilişkin yazmaların yanı sıra aile çevresine ait belgeler ve kültürel objeler, Osmanlı entelektüel hayatının farklı katmanlarını görünür hâle getiriyor.
 
Sergi aynı zamanda Cubis Art İstanbul'un Anadolu'nun kültürel mirasını çağdaş sergileme anlayışıyla ele almayı amaçlayan yeni proje dizisinin de ilk halkasını oluşturuyor. Bu yönüyle "Kalbin Mührü" kültürel mirasın korunması, aile arşivlerinin belgelenmesi ve özel koleksiyonların kamusal belleğe kazandırılması üzerine yürütülen güncel tartışmalara da katkı sunan bir kültür projesi niteliği taşıyor.
 
 
İşli yelek ve nadide mor renkli şalvar
 
31 Temmuz'a kadar Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde ziyaret edilebilecek sergi, Osmanlı kitap kültürünün seçkin örneklerini, vakıf geleneğinin toplumsal işlevini ve üç yüzyılı aşan bir aile hafızasının izlerini aynı çatı altında buluşturarak ziyaretçilere çok katmanlı bir tarih anlatısı sunuyor.
 
Sergi Bilgileri
 
“Kalbin Mührü: Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi Yazma Eserler Koleksiyonu ve Aile Mirası”
 
Tarih: 8 - 31 Temmuz 2026
 
Yer: Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Sultanahmet - İstanbul
 
 
Etiketler: Milliyet Sanat  Osmanlı bürokrasisi  sergi