Uluslararası Gastronomi Film Festivali Barselona’da
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Bir yemeğin tarifi, çoğu zaman onu hazırlamak için kullanılan malzemelerden çok daha fazlasını anlatır. Üretildiği toprağın özelliklerini, iklimi, göç yollarını, aile geleneklerini ve kuşaklar boyunca aktarılan yaşam deneyimlerini de içinde barındırır. Sinema ise bu hikâyeleri görüntü, ses ve anlatı aracılığıyla kayıt altına alarak kültürel belleğin aktarılmasına katkıda bulunur. Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF), iki alan arasındaki bu ilişkiyi uluslararası bir kültür buluşmasına dönüştürmek amacıyla 2025'te Urla'da başlayan yolculuğunu 2026'da farklı şehirlerdeki edisyonlarla uluslararası ölçekte sürdürüyor ve 10 Aralık 2026'da bu kez Barselona'da buluşmasına hazırlanıyor.
UGFF’nin “Akdeniz’in Ortak Hafızası” temasıyla gerçekleştirilecek Barselona edisyonu, Türkiye ile İspanya arasındaki ortak gastronomi mirasını sinema üzerinden ele alacak. Poble Espanyol Teatro Lasala’da düzenlenecek buluşma, Akdeniz'in farklı kıyılarında gelişen mutfak geleneklerini, üretim biçimlerini ve bu kültürlerin ardındaki insan hikâyelerini ortak bir çerçevede değerlendirecek. Festivalin yaklaşımında gastronomi, yalnızca yemek hazırlama ve tüketme pratiklerinden ibaret görülmüyor; toplumsal geçmişin, kültürel kimliğin ve kuşaklar arası aktarımın önemli unsurlarından biri olarak ele alınıyor.
Barselona'da Akdeniz kültürleri buluşacak
Akdeniz coğrafyasında mutfak kültürleri tarih boyunca ticaret, göç, coğrafi koşullar ve farklı toplumların etkileşimiyle şekillendi. Benzer malzemelerin farklı ülkelerde farklı tariflere dönüşmesi, üretim geleneklerinin yerel koşullara göre çeşitlenmesi ve sofra alışkanlıklarının toplumsal yaşamın parçası hâline gelmesi, bu ortak kültürel alanın temel özellikleri arasında yer alıyor.
UGFF'nin Barselona buluşması, bu ortaklığı sinema ve gastronomi ekseninde görünür kılmayı amaçlıyor. Yerel mutfaklar, geleneksel üretim yöntemleri ve kuşaktan kuşağa aktarılan tarifler, festivalin üzerinde durduğu başlıca konular arasında bulunuyor. Böylece bir yemeğin ortaya çıkışından sofradaki yerini almasına kadar uzanan süreç, yalnızca gastronomik bir deneyim olarak değil, kültürel ve toplumsal bir anlatı olarak değerlendirilecek.
Festival, farklı kültürler arasında ortak bir iletişim alanı oluşturmayı hedeflerken yönetmenleri, gastronomi alanında çalışanları ve izleyicileri aynı buluşmada bir araya getiren disiplinler arası bir yaklaşım benimsiyor. Sinema gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler ve uluslararası etkileşim olanaklarıyla gastronominin kültürel boyutuna dikkat çekilmesi planlanıyor.
Festivalin uluslararası yolculuğu
Barselona edisyonu, UGFF'nin farklı coğrafyalarda gerçekleştirdiği etkinliklerin devamı niteliğinde. Festivalin yolculuğu, 2025 yılında Urla'da başladı. 2026'da Londra, Çeşme ve Kars'ta düzenlenen bölgesel etkinliklerle farklı coğrafyalara yayılan ve farklı kültür havzalarının gastronomi mirasını ele organizasyon, ana festival programını Çeşme'de şekillendirirken Avrupa kentlerine uzanan uluslararası bir yapı oluşturuyor.
Kurucusu ve küratörü Gülper Ergün imzasıyla gerçekleştirilen UGFF'nin çalışma alanı film gösterimlerinin yanı sıra sinema ve gastronomi üzerine söyleşileri, akademik ve sektörel oturumları, tadım etkinliklerini ve yerel üreticilerle buluşmaları da kapsıyor. SineSınıf ve GastroSınıf gibi farklı disiplinleri bir araya getiren çalışmalar da festivalin program yaklaşımının parçaları arasında bulunuyor.
2027'de yarışma formatı değişiyor
UGFF'nin bir diğer gündemini ise 2027 yılında uygulanacak yeni kısa film yarışması modeli oluşturuyor. Festival, yeni dönemde farklı sinema türlerini aynı değerlendirme çatısı altında buluştururken gastronomi sinemasının konu ve anlatım çeşitliliğini de genişletmeyi hedefliyor.
Yeni sistemde kurmaca, belgesel ve animasyon türlerindeki kısa filmler Tematik Ana Yarışma kapsamında değerlendirilecek. Böylece filmler türlerine göre ayrı yarışmalara bölünmek yerine gastronomi konusunu ele alış biçimleri, sinemasal anlatımları ve özgünlükleri üzerinden karşılaştırılabilecek.
Yarışmaya 20 dakikayı aşmayan kısa filmler başvurabilecek. Gastronominin filmin temel anlatı unsurlarından biri olması beklenirken konu yalnızca yemek hazırlama ve mutfak kültürüyle sınırlandırılmıyor. Kültürel miras, geleneksel üretim, sürdürülebilirlik, insan hikâyeleri ve değişen yaşam biçimleri de yarışmanın kapsamına giriyor. Daha önce gösterilmiş, ödül kazanmış veya dijital platformlarda yayımlanmış filmler de başvuru yapabilecek.
Beş farklı ödül alanı
Tematik Ana Yarışma'da finale kalan filmler beş ayrı ödül başlığında değerlendirilecek. ‘Yerel Mutfak ve Kültürel Miras Ödülü’, geleneksel mutfakları, yerel bilgiyi ve kuşaklar boyunca aktarılan sofra kültürünü sinemaya taşıyan yapımları öne çıkaracak.
‘Sürdürülebilir Gastronomi Ödülü’, üretim süreçlerini iklim, toprak, su ve biyoçeşitlilik ilişkisi içinde ele alan filmlere odaklanacak. ‘Üreticiler ve Gastronomi Ödülü’ ise çiftçilerden balıkçılara, şeflerden zanaatkârlara ve yerel gıda üreticilerine kadar gastronominin arka planındaki emeği görünür kılan yapımları değerlendirecek.
‘En İyi Genç Yönetmen Ödülü’, 18-30 yaş arasındaki yönetmenlerin gastronomi sinemasına getirdiği yaratıcı yaklaşımları destekleyecek. ‘En İyi Görüntü Yönetimi Ödülü’ ise ışık, renk, kadraj, kompozisyon ve mekân kullanımının filmin anlatısına katkısını esas alacak.
Tematik Ana Yarışma'da finale kalan filmler, içerik ve sinemasal niteliklerine göre beş ödül kategorisinin birden fazlasında değerlendirmeye alınabilecek. Böylece gastronomiyi kültürel miras, sürdürülebilirlik, üretim ve görsel anlatım gibi farklı boyutlarıyla ele alan yapımlar, birden fazla alanda ödüle aday olabilecek.
Yapay zekâ destekli filmlere ayrı kategori
2027 yarışmasının dikkat çeken yeniliklerinden biri de Yapay Zekâ Destekli Gastronomi Filmleri kategorisi. Tamamen yapay zekâ araçlarıyla üretilen filmlerin yanı sıra canlı çekim görüntülerini yapay zekâ teknolojileriyle yaratıcı biçimde birleştiren hibrit yapımlar da bu kategoride başvuruda bulunabilecek.
Hibrit filmlerde yapay zekânın yalnızca yardımcı bir teknik araç olarak kullanılması yeterli görülmüyor; yaratıcı üretim sürecinde ve filmin anlatısal yapısında belirleyici bir rol üstlenmesi bekleniyor. Başvuru sahiplerinin kullandıkları yapay zekâ araçlarını ve bunların üretim sürecindeki işlevlerini açıklamaları da zorunlu olacak.
Bu kategorideki yapımlar, sinema, yapay zekâ, yeni medya ve yaratıcı teknolojiler alanlarında uzman üç kişilik ayrı bir jüri tarafından değerlendirilecek. Kategorinin ödülü ‘En İyi Yapay Zekâ Destekli Gastronomi Filmi’ olarak belirlendi. Böylece geleneksel sinema üretim yöntemlerinin yanı sıra yeni teknolojilerle geliştirilen gastronomi anlatıları da yarışmanın kapsamına alınmış olacak.
Başvurular FilmFreeway üzerinden
2027 UGFF Kısa Film Yarışması’na başvurular FilmFreeway platformu üzerinden çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek. Bir yönetmen birden fazla filmle yarışmaya katılabilecek ancak her film yalnızca bir ana kategoriye başvurabilecek. Başvuru sırasında seçilen kategorinin daha sonra değiştirilmesine izin verilmeyecek.
Türkçe yapımların İngilizce altyazılı izleme kopyasıyla sunulması gerekiyor. Türkçe dışındaki dillerde çekilen filmler için de başvuru aşamasında İngilizce altyazı zorunlu. Festival seçkisine kabul edilen yabancı yapımlardan gösterim öncesinde Türkçe altyazı, Türkçe yapımlardan ise uluslararası gösterimlerde kullanılmak üzere İngilizce altyazılı kopya istenecek.
Başvuru takvimine göre erken başvurular için son tarih 23 Kasım 2026, genel başvurular içinse 21 Mart 2027 olarak belirlendi. Yarışmanın finalistlerinin mayıs ayında duyurulması, film gösterimleri ve ödül töreninin de aynı ay gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Yarışmanın değerlendirme süreci de iki aşamalı olacak. Sinema, gastronomi, kültür ve sanat alanlarından 4-6 kişinin yer alacağı ön seçici kurul finalistleri belirleyecek. Tematik Ana Yarışma'nın final jürisi ise sinema, gastronomi, kültür, sanat ve yaratıcı endüstriler alanlarında deneyimli 7-8 üyeden oluşacak. Yapay zekâ kategorisinin üç kişilik jürisi ise bu alandaki filmleri ayrı olarak değerlendirecek.
Festivalin yeni yarışma yaklaşımı, gastronomi sinemasının anlatı alanını yemek ve mutfak görüntülerinin ötesine taşıyor. Bir tarifin geçmişi, üreticinin emeği, iklim değişikliğinin gıda sistemlerine etkisi, yerel gelenekler ve sofra ritüelleri kadar teknolojik üretim yöntemleri de bu çerçevede ele alınabilecek.
Aralık ayında Barselona'da Akdeniz'in ortak kültürel hafızasını gündeme taşıyacak olan UGFF, 2027'deki yeni yarışma modeliyle sinema ve gastronomi arasındaki uluslararası üretim alanını genişletmeye hazırlanıyor.


