Venedik’te 83. perde açılıyor
2-12 Eylül tarihleri arasında Lido di Venezia’da gerçekleştirilecek Venedik Uluslararası Film Festivali, 83. kez perdelerini açıyor. Sinemanın bugünü ve geleceği üzerine dünyanın dört bir yanından gelen yapımları buluşturacak festivalde, Türkiye de biri ana yarışmada olmak üzere iki ortak yapımla yer alıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Sinemanın en prestijli uluslararası buluşmalarından biri olan Venedik Uluslararası Film Festivali, Danny Boyle’dan Werner Herzog’a, Martin McDonagh’dan Lee Chang-dong’a uzanan güçlü yönetmen kadrosunu Robert Pattinson, Penélope Cruz, Javier Bardem, Rooney Mara, John Malkovich ve Sam Rockwell gibi yıldızlarla buluşturuyor. Altın Aslan için 21 filme kadar uzanan ana yarışmanın başkanlığını ise oyuncu ve yönetmen Maggie Gyllenhaal üstleniyor.. La Biennale di Venezia tarafından düzenlenen ve 2-12 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin sanat yönetmenliğini Alberto Barbera sürdürüyor.
Bu yıl Venedik’te resmi bir tema başlığından çok, Alberto Barbera’nın festival için kaleme aldığı değerlendirmede öne çıkan temel mesele dikkat çekiyor: Yapay zekâ çağında sinema ne olacak? Barbera, sinemanın dili, estetiği ve üretim yöntemlerinin yapay zekâ nedeniyle köklü bir dönüşümden geçtiğine dikkat çekerken teknolojiyi yalnızca tehdit olarak değil, auteur sineması açısından yeni ve henüz büyük ölçüde keşfedilmemiş bir yaratıcı alan olarak da değerlendiriyor. Festival programında yapay zekânın sinemadaki yaratıcı ve sanatsal potansiyelinin tartışılacağı özel etkinlikler de bulunuyor.
Açılış Danny Boyle’dan
Lido di Venezia’da gerçekleştirilecek festival açılışını medya, gazetecilik, güç ve kamuoyu ilişkilerini tartışmaya açan Danny Boyle’un “Ink” filmi ile yapacak. “Trainspotting”, “Slumdog Millionaire”, “127 Hours” ve “Steve Jobs” gibi filmleriyle tanınan, Oscar ve BAFTA ödüllü İngiliz yönetmen Danny Boyle, bu kez yakın tarihin en etkili medya dönüşümlerinden birini sinemaya taşıyor. 2 Eylül’de dünya prömiyerini yapacak olan 116 dakikalık “Ink”, aynı zamanda ‘Venezia 83’ ana yarışmasının ilk filmi olarak ‘Altın Aslan’ mücadelesine başlayacak. Film, açılış gecesinde Palazzo del Cinema’daki Sala Grande’de gösterilecek.
James Graham’ın Tony adayı aynı adlı tiyatro oyunundan uyarladığı “Ink”, 1969’da Rupert Murdoch’un İngiliz tabloid gazetesi The Sun’ı satın alması ve gazetenin yönetimini gazeteci Larry Lamb’a bırakmasıyla başlayan dönüşümü anlatıyor. Murdoch ve Lamb’ın daha sansasyonel, daha popüler ve kışkırtıcı bir habercilik anlayışı geliştirmesi kısa sürede The Sun’ı İngiltere’nin en çok satan gazetesi haline getirirken İngiliz basınının yanı sıra siyaset ve popüler kültür üzerinde de kalıcı bir etki yaratıyor. Boyle’un filmi, bu değişimi modern medya kültürünün, sansasyonel haberciliğin ve kitle iletişimindeki güç dengelerinin oluşumuna uzanan bir hikâye olarak ele alıyor.
Başrollerde Jack O’Connell, Guy Pearce ve Claire Foy’un yer aldığı “Ink”te O’Connell Larry Lamb’ı, Pearce Rupert Murdoch’u, Foy ise Jules Davies’i canlandırıyor. Filmin senaryosunu, tiyatro oyununu kaleme alan James Graham yazarken görüntü yönetmenliğini Alwin H. Küchler, müziklerini ise Daniel Pemberton üstleniyor.
Boyle’un 1969’u özellikle seçmesi de filmin günümüzle kurduğu bağlantıyı güçlendiriyor. İnsanlığın Ay’a ilk kez ayak bastığı yıl olan 1969, aynı zamanda Murdoch ve Lamb’ın The Sun’ı yeni bir tabloid anlayışının merkezine yerleştirdiği dönemdi. Boyle, bu iki gelişmeyi karşılaştırarak, günümüzün ‘clickbait kültürü’ ve sosyal medya çağından onlarca yıl önce kitlelerin ilgisini çekme ve yönlendirme biçimlerinin nasıl değişmeye başladığına bakıyor. Bu yönüyle “Ink”, günümüz medya düzeninin köklerine uzanan politik ve toplumsal bir hikâye olarak öne çıkıyor.
Filmin Venedik’te yarışma açılışını yapması, Danny Boyle için festival açısından da ayrı bir önem taşıyor. Yönetmen, Venedik Film Festivali’ne daha önce farklı vesilelerle katılmış olsa da “Ink”, festivalin açılış filmi olarak seçilen ilk çalışması.
Kapanış Giovanni Veronesi’den
Festivalin kapanışında ise İtalyan yönetmen ve senarist Giovanni Veronesi’nin “Dio Ride” adlı filmi gösterilecek. 12 Eylül’de, ödül töreninin ardından dünya prömiyerini yapacak olan ve yarışma dışı gösterilecek film, 17. yüzyılda yaşayan Frate Leopoldo da Casamacchia’nın hikâyesini anlatıyor. Kilisenin Latince vaaz verdiği dönemde İncil’i halka neşe ve umutla, gündelik bir dille anlatan Leopoldo’nun çevresinde binlerce kişinin toplanması, Roma’da kilisenin ve iktidarın dikkatini çekiyor. Bunun üzerine dönemin güçlü engizisyoncusu Kardinal Maculani tarafından soruşturulan Leopoldo’nun hikâyesi, inanç, özgürlük, hakikat ve iktidar ilişkisi üzerine bir anlatıya dönüşüyor.
Başrollerinde Pierfrancesco Favino, Silvio Orlando, Alma Noce, Francesco Gheghi, Maurizio Lombardi, Paolo Rossi ve Papa Innocent X rolünde Carlo Cecchi yer alıyor. 114 dakikalık İtalyan yapımı film, Veronesi'nin daha önceki çalışmalarındaki komedi ve ironi damarını tarihsel bir hikâyeyle buluşturuyor. Yönetmen, filmde mizah ve hicvin iktidar karşısındaki dönüştürücü gücünü araştırırken, Alberto Barbera da “Dio ride”ın geleneksel olarak ciddi bir konuya ironi ve hafiflik getirmesini İtalyan sinemasının önemli bir geleneğinin devamı olarak değerlendiriyor. Film, 12 Eylül saat 21.30'da Sala Grande'de, ödül töreninin ardından gösterilecek.
Altın Aslan için yıldızlar ve usta yönetmenler
‘Venezia 83’ adı verilen ana yarışmada dünya prömiyeri yapacak filmler arasında bu yıl çok sayıda önemli sinemacının yeni çalışması bulunuyor. Martin McDonagh’ın “Wild Horse Nine”ı, John Malkovich ve Sam Rockwell’i bir araya getirirken Werner Herzog’un “Bucking Fastard”ı, gerçek hayattaki kız kardeşler Rooney Mara ve Kate Mara’yı ilk kez aynı filmde buluşturuyor.
Florian Zeller’in “Bunker”ı ise Penélope Cruz ve Javier Bardem’i yeniden aynı filmde buluşturuyor. Paul Dano, Stephen Graham ve Patrick Schwarzenegger’ın da kadrosunda bulunduğu psikolojik gerilim, bir mimarın teknoloji milyarderi için gizli bir sığınak inşa etmesiyle başlayan aile ve iktidar hikâyesini anlatıyor.
Asya sinemasının iki önemli yönetmeni de yarışmanın dikkat çeken isimleri arasında. Hirokazu Kore-eda “Look Back”, Güney Koreli Lee Chang-dong ise “Possible Love” ile Altın Aslan yarışına katılıyor. Casey Affleck’in yönettiği ve Nick Nolte ile Ben Mendelsohn’un rol aldığı “Company”, Lance Oppenheim’ın Robert Pattinson’lı “Primetime”ı ve Nanni Moretti’nin “Succederà questa notte” adlı filmi de yarışmanın merak uyandıran yapımları arasında.
Werner Herzog, Martin McDonagh, Kore-eda, Lee Chang-dong, Danny Boyle ve Nanni Moretti gibi farklı kuşaklardan auteur yönetmenlerin aynı yarışmada buluşması, bu yılki seçkinin en güçlü taraflarından biri olarak öne çıkıyor.
Maggie Gyllenhaal başkanlığındaki jüri karar verecek
Ana yarışmanın uluslararası jürisine Amerikalı oyuncu, yönetmen, senarist ve yapımcı Maggie Gyllenhaal başkanlık ediyor. Jüride Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania, İngiliz besteci ve sanatçı Daniel Blumberg, İtalyan akademisyen Francesco Casetti, Fransız yönetmen Xavier Giannoli, Afgan yönetmen Shahrbanoo Sadat ve Hong Konglu yönetmen Johnnie To bulunuyor.
12 Eylül’de açıklanacak ödüller arasında sinemanın en önemli ödüllerinden ‘Altın Aslan’, ‘Büyük Jüri Ödülü’ ve ‘En İyi Yönetmen’ dalındaki ‘Gümüş Aslan’ın yanı sıra ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ve ‘En İyi Erkek Oyuncu’ için ‘Coppa Volpi’, ‘Jüri Özel Ödülü’, ‘En İyi Senaryo’ ve genç oyunculara verilen ‘Marcello Mastroianni Ödülü’ bulunuyor.
Clooney ve Ellen Burstyn’e yaşam boyu başarı ödülü
Festivalin yıldızlar geçidi yalnızca yarışma filmleriyle sınırlı değil. Bu yıl iki sinema oyuncusu George Clooney ve Ellen Burstyn, ‘Yaşam Boyu Başarı Altın Aslanı’ ile onurlandırılacak.
Clooney’nin ödülü 2 Eylül’deki açılış töreninde verilecek; ödül konuşmasını Laura Dern yapacak. Burstyn ise 93 yaşında aldığı bu ödülle kariyerinin en önemli dönüm noktalarından birini daha yaşayacak. “The Exorcist”, “Alice Doesn’t Live Here Anymore” ve “Interstellar” gibi filmleriyle sinema tarihine geçen oyuncunun ödülü, Maggie Gyllenhaal’ın Marilyn Monroe’ya adanan kısa filmi “Flesh Impact” gösterimi vesilesiyle takdim edilecek.
Clooney ve Burstyn’in yanı sıra festivalde Luc Besson, Chloé Zhao, Luca Guadagnino gibi sinemacıların katılacağı ustalık sınıfları da düzenlenecek.
Oasis’ten Elon Musk’a festivalin yarışma dışı gündemi
Venedik’in gündemi bu yıl yalnızca kurmaca filmlerden oluşmuyor. “Oasis: Don’t Look Back in Anger”, grubun 2025’teki yeniden birleşme turnesini ve Liam ile Noel Gallagher’ın 15 yıl sonra gerçekleştirdiği ilk ortak röportajı merkeze alıyor.
Bir başka dikkat çekici yapım ise Oscar ödüllü belgeselci Alex Gibney’nin “Musk” adlı, Elon Musk üzerine yaklaşık dört saatlik belgeseli. Festivalin yarışma dışı bölümündeki yapım, teknoloji, güç ve günümüz dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri üzerine kapsamlı bir portre sunması bakımından festivalin güncel tartışmalarına da bağlanıyor.
Venedik ayrıca ‘Venice Immersive’ bölümüyle sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve diğer XR çalışmalarına yer vermeyi sürdürüyor. Böylece festival, klasik sinema ile yeni görsel anlatı teknolojileri arasındaki ilişkiyi de programının önemli parçalarından biri haline getiriyor.
Türkiye, iki ortak yapımla Venedik’te
Türkiye, 83. Venedik Film Festivali’nde uluslararası ortak yapımcılık alanında iki farklı model üzerinden görünürlük kazanıyor: Ali Asgari’nin “Kami Nour (A Bit of Light)” ve Macar yönetmen Lili Horvát’ın “My Notes on Mars” filmleri.
İran, İsviçre, İtalya, Kanada ve Türkiye ortak yapımı olan “Kami Nour (A Bit of Light)”, ‘Venezia 83’ ana yarışmasında ‘Altın Aslan’ için yarışıyor. Türkiye’nin projedeki ortak yapımcısı, İstanbul merkezli Haurvatat Film’in kurucusu Sara Nasrabadi. Festivalin resmi kataloğunda Haurvatat Film, filmin yapımcıları arasında yer alırken, Sara Nasrabadi aynı zamanda filmin ses ekibinde de görev alıyor.
87 dakikalık Farsça film, İranlı bir doktorun, mesleğini kaybetmesine yol açan bir tutuklamanın ardından yaşamına son verme düşüncesine kapılmasını ve kararını uygulamadan önce annesi ve kardeşleriyle geçirdiği son günü anlatıyor. “Kami Nour”, Ali Asgari’nin ilk kez Venedik’in ana yarışmasına seçilmesi açısından da yönetmenin kariyerinde önemli bir dönüm noktası. Asgari daha önce 2017’de “Disappearance” ile Venedik’in ‘Orizzonti’ bölümünde yer almış, 2025’te ise “Divine Comedy” ile yeniden Venedik’e dönmüştü. Yönetmenin Alireza Khatami ile birlikte çektiği “Terrestrial Verses”, 2023 Cannes Film Festivali’nde ‘Un Certain Regard’ bölümünde gösterilmişti. Asgari’nin kısa filmleri de uluslararası festivallerde ödül ve adaylıklar elde etti; “More Than Two Hours” 2013’te ‘Palmiy? d’Or Kısa Film Yarışması’na seçilirken, “Disappearance” 2017’de Singapur Uluslararası Film Festivali’nde ‘En İyi Asya Filmi’ dalında ‘Silver Screen Award’ kazandı.
Dolayısıyla “Kami Nour”un Venedik ana yarışmasına seçilmesi, ilk kez uluslararası bir festival vitriniyle karşılaşan bir yönetmenin filmi olmaktan çok, festivallerde kendine güçlü bir yer edinmiş İranlı bir sinemacının yeni çalışması olması nedeniyle önem taşıyor. Filmin dünya prömiyeri 11 Eylül’de Sala Grande PalaBiennale’de yapılacak.
Türkiye bağlantılı diğer önemli yapım ise Macar yönetmen Lili Horvát’ın “My Notes on Mars” filmi. Macaristan, Türkiye, Bosna-Hersek, Fransa ve Avusturya ortak yapımı olan bilim kurgu ve psikolojik gizem türündeki film, ‘Giornate Degli Autori (Venice Days)’ seçkisinin açılış filmi olarak 2 Eylül’de dünya prömiyerini yapacak. Filmin başrollerinde Mackenzie Davis ve Rupert Friend yer alıyor.
2025 yılında TRT 12 Punto’nun ‘Uluslararası Ortak Yapım Ödülü’nü kazanarak Türkiye’nin uluslararası yapım destek mekanizmasından yararlanan projelerden biri olan ve TRT’nin ortak yapımcı olarak dahil olduğu film, proje aşamasından Venedik’teki dünya prömiyerine uzanan bir yol izledi. “My Notes on Mars” aynı zamanda Horvát’ın ilk İngilizce çektiği uzun metrajlı film olma özelliğini taşıyor.
Horvát’ın Venedik geçmişi de yeni filmin beklentisini artırıyor. Yönetmenin 2020 tarihli “Preparations to Be Together for an Unknown Period of Time” filmi de dünya prömiyerini Venedik’te, yine ‘Giornate Degli Autori’ bölümünde yapmıştı. Film daha sonra Valladolid’de ‘Altın Başak (Golden Spike)’, Chicago’da ‘Gold Hugo’, Varşova’da ‘FIPRESCI Ödülü’, Philadelphia’da ‘En İyi Anlatı Filmi’ ve Dublin’de Horvát için ‘En İyi Yönetmen Ödülü’ dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası ödül kazandı ayrıca 2021 Oscarları için Macaristan’ın ‘En İyi Uluslararası Film’ adayı oldu.
Venedik’in asıl meselesi: Sinemanın geleceği
83. Venedik Film Festivali, bir yandan Cannes ve Berlin gibi büyük festivallerle birlikte uluslararası sinemanın prestij merkezlerinden biri olmayı sürdürürken diğer yandan Hollywood’un büyük yapımlarının festival dolaşımındaki değişen tercihleriyle de karşı karşıya. Bu yıl bazı yüksek profilli Amerikan yapımlarının Venedik yerine Toronto, Telluride veya doğrudan vizyon stratejilerini tercih etmesi festivalin programını daha bağımsız ve auteur ağırlıklı bir çizgiye taşıdı.
Bu nedenle 2-12 Eylül arasındaki Venedik yalnızca “hangi film Altın Aslan’ı alacak?” sorusunun yanıtının aranacağı bir festival değil. Danny Boyle, Werner Herzog, Martin McDonagh, Kore-eda, Lee Chang-dong ve Nanni Moretti gibi yönetmenlerin yeni filmleri bir tarafta; yapay zekâ, XR teknolojileri, belgesel sinema ve değişen film endüstrisi diğer tarafta. 83. Venedik Film Festivali, sinemanın bir asırdan uzun süredir yaptığı şeyi, değişen dünyayı perdeye taşıma görevini yeni teknolojilerin ve yeni üretim modellerinin gölgesinde nasıl sürdüreceğini de tartışmaya açıyor.
En güçlü adaylar
‘Venezia 83’ Ana Yarışma seçkisine kabul edilen 20 film, festivalin en büyük ödülü ‘Altın Aslan’ için yarışıyor. Seçki, Casey Affleck, Danny Boyle, Werner Herzog, Hirokazu Kore-eda, Lee Chang-dong, Martin McDonagh ve Nanni Moretti gibi farklı kuşaklardan önemli yönetmenleri; Robert Pattinson, Penélope Cruz, Javier Bardem, Rooney Mara, John Malkovich ve Sam Rockwell gibi yıldız oyuncuları bir araya getiriyor. 12 Eylül’de açıklanacak ödüller arasında ‘Altın Aslan’ın yanı sıra ‘Büyük Jüri Ödülü’, ‘Gümüş Aslan-En İyi Yönetmen’, ‘Jüri Özel Ödülü’, ‘En İyi Senaryo’, ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ve ‘En İyi Erkek Oyuncu için’ verilen ‘Coppa Volpi’ ile ‘Marcello Mastroianni Ödülü’ bulunuyor.
Festival öncesi tahminlerde Martin McDonagh’ın John Malkovich ve Sam Rockwell’i buluşturan kara komedisi “Wild Horse Nine”, Altın Aslan’ın en güçlü favorisi olarak öne çıkıyor. McDonagh’ın ardından ise Lee Chang-dong’un yedi yıl aradan sonra çektiği “Possible Love”, Robert Pattinson’lı “Primetime” ve Werner Herzog imzalı “Bucking Fastard” dikkat çekiyor. Ancak Venedik’te filmler henüz seyirci ve eleştirmen karşısına çıkmadan yapılan bu tahminlerin, ilk gösterimlerin ardından hızla değişebileceği unutulmamalı.
‘Venezia 83’ ‘Altın Aslan’ Adayları:
- “Company”
Yönetmen: Casey Affleck
Oyuncular: Nick Nolte, Ben Mendelsohn, Adelaide Clemens, Scoot McNairy
- “Kami Nour (A Bit of Light)”
Yönetmen: Ali Asgari
Oyuncular: Misagh Zareh, Sadaf Asgari, Forouzan Jamshidnejad, Ramtin Daghigh
- “Ritorno a Buenos Aires”
Yönetmen: Marco Bechis
Oyuncular: Adriano Giannini, Ana Celentano, Verónica Gerez
- “Ink”
Yönetmen: Danny Boyle
Oyuncular: Jack O’Connell, Guy Pearce, Claire Foy
- “Un bon petit soldat”
Yönetmen: Stéphane Brizé
Oyuncular: Alba Rohrwacher, Vincent Lindon, David Talbot
- “Il fuoco che ti porti dentro (The Fire Within You)”
Yönetmen: Edoardo De Angelis
Oyuncular: Vanessa Scalera, Lino Musella, Elena Radonicich
- “Kvinde Ukendt (Woman Unknown)”
Yönetmen: May el-Toukhy
Oyuncular: Mathilde Arcel, Carsten Bjørnlund, Thorbjørn Hedegaard
- “Bucking Fastard”
Yönetmen: Werner Herzog
Oyuncular: Kate Mara, Rooney Mara, Orlando Bloom, Domhnall Gleeson
- “15/18 (A Place to Heal)”
Yönetmen: Cédric Kahn
Oyuncular: Zoé Monpart, Malou Khebizi, Kenji Peyran
- “Dau”
Yönetmen: Ilya Khrzhanovsky
Oyuncular: Teodor Currentzis, Radmila Shchogolieva, Anatoly Vasiliev
- “Look Back”
Yönetmen: Hirokazu Kore-eda
Oyuncular: Natsuki Deguchi, Aju Makita, Masaki Suda
- “Ga-neung-han sa-rang (Possible Love)”
Yönetmen: Lee Chang-dong
Oyuncular: Jeon Do-yeon, Sul Kyung-gu, Zo In-sung, Cho Yeo-jeong
“Wild Horse Nine”
Yönetmen: Martin McDonagh
Oyuncular: John Malkovich, Sam Rockwell, Steve Buscemi, Tom Waits
“Succederà questa notte (It Will Happen Tonight)”
Yönetmen: Nanni Moretti
Oyuncular: Louis Garrel, Jasmine Trinca, Hippolyte Girardot
“Primetime”
Yönetmen: Lance Oppenheim
Oyuncular: Robert Pattinson, Merritt Wever, Skyler Gisondo, Phoebe Bridgers
“The Echo Chamber”
Yönetmen: Andrea Pallaoro
Oyuncular: Luca Marinelli, Alicia Vikander, Susan Sarandon
“Un peu avant minuit”
Yönetmen: Nicolas Pariser
Oyuncular: Melvil Poupaud, Chiara Mastroianni, Golshifteh Farahani
“L’estranea”
Yönetmen: Paolo Strippoli
Oyuncular: Jasmine Trinca, Romana Maggiora Vergano, Valeria Bruni Tedeschi
“Mr. Nelson, Did You Kill People?”
Yönetmen: Shinya Tsukamoto
Oyuncular: Rodney Hicks, Geoffrey Rush, Tatyana Ali, Lily Franky
“Bunker”
Yönetmen: Florian Zeller
Oyuncular: Penélope Cruz, Javier Bardem, Stephen Graham, Paul Dano
Etiketler: Lido di Venezia sinema festival


