Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » ‘Video sanatı’ gündemiyle Elgiz Müzesi’ndeydi

‘Video sanatı’ gündemiyle Elgiz Müzesi’ndeydi

‘Video sanatı’ gündemiyle Elgiz Müzesi’ndeydi06 Nisan 2026 - 04:04
Tarabya Kültür Akademisi ve Elgiz Müzesi, ‘Sanatçı ve Koleksiyoner Konuşmaları’ ile video sanatının üretici, tanık ve yorumcularını buluşturdu. Akademi’nin Bahar 2026 konuğu, sanatçı Annika Kahrs ile koleksiyoner Agâh Uğur’u bir araya getiren etkinlik, güncel sanatçı ve yönetmen Zeyno Pekünlü’nün kapsamlı sunumuyla daha da zenginleşti. Kahrs’ın müze video odasında sergilenen 2025 tarihli “A Big Year” adlı eseri, Elgiz Müzesi video koleksiyonu ile Agâh Uğur’un koleksiyonunda da bulunuyor.
EVRİM ALTUĞ 
evrimaltug@gmail.com
 
Dile kolay, bundan çeyrek yüzyıl evvel, ‘Türkiye’nin ilk çağdaş sanat müzesi’ sıfatı ile koleksiyoner Sevda ve Can Elgiz tarafından kurulan Elgiz Müzesi, önceki gün kapsamlı faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. Merhum sanatçı ve eleştirmen Haşim Nur Gürel’in büyük katkı sunduğu ve 15 yılı aşan iki bin metrekarelik ‘Teras Sergileri’ ile Türkiye ve dünya heykel sanatına büyük katkılarda bulunan müzede, küratör görevi üstlenen Goethe Enstitüsü’yle emek veren Federal Almanya Hükümeti kurumu Tarabya Kültür Akademisi konaklama programı işbirliğinde düzenlenen ‘Sanatçı ve Koleksiyoner Konuşmaları’ üst başlıklı toplantıya, akademinin 2026 yılı katılımcı sanatçılarından Annika Kahrs ile koleksiyoner Agâh Uğur katıldı. Moderatörlüğünü, güncel sanatçı ve yönetmen Zeyno Pekünlü’nün üstlendiği ‘Video Sanatı Üretimi ve Koleksiyonerliği’ başlıklı toplantı vesilesiyle Elgiz Müzesi’nin ‘Video Odası’ da toplantıya katılan sanatseverlerin ilgisine sunuldu. Yaklaşık 50’yi aşkın davetlinin buluştuğu etkinliğe katılanlar arasında Tarabya Kültür Akademisi Sanat Direktörü Dr. Jeannette Neustadt da yer aldı. Neustadt, toplantı açılışında konukları içtenlikle selâmladı ve Elgiz Müzesi’yle işbirliğinden övgüyle söz etti.
 
 
(Soldan sağa): Zeyno Pekünlü, Annika Kahrs, Agâh Uğur, Dr. Jeannette Neustadt
 
 
2013 yılında ARCO Madrid Sanat Fuarı’nda Uluslararası Koleksiyoner Ödülü’ne değer görülen Sevda ve Can Elgiz ile güncel sanata kendini adayan kızları Ayda Elgiz Güreli’nin de katıldıkları etkinlikte ilk olarak söz alan Pekünlü video sanatına giden uluslararası ve yerel rotanın kapsamlı bir manzarasını ortaya koydu. Türkiye’nin, özellikle son 40 yılda fuarlar, bienaller ve simge niteliğindeki öncü çağdaş sanat sergileri ile video sanatını bir anlamda kucakladığını tayin eden Pekünlü, sunumunda ilgili manzaranın koleksiyonerler adına da bir motivasyon ve merak kaynağı olduğundan söz etti. Artık ‘nesne bazlı’ koleksiyonerliğin bir biçimde sona erdiğinin, ortaya yeni koleksiyon tavırlarının çıktığının altını çizen Pekünlü gelinen son durumu da gerek sanatçılar gerek kurumlar adına bir tür sürdürülebilirlik kavşağı olarak niteledi. 
 
 
Zeyno Pekünlü
 
Toplantıda ayrıca, Elgiz Müzesi’nde 2026 itibariyle Sevda Elgiz tarafından koleksiyona alınan 40 + 3 (sanatçı) edisyon halindeki 2025 tarihli “A Big Year” adlı 4K video yapıtının sahibi Annika Kahrs ise sunumunu kariyerinin köşe taşı eserlerden örneklerle pekiştirdi. 
 
Müze girişindeki Global Private Museum Network kurucu üyesi ve Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) üyesi Can Elgiz’in “Güncel sanat, bir toplumun geçmişinden aldığı kültür mirası ile ileriye bakan aydınlık yüzünün bir ifadesidir” sözü ile dikkat çeken atmosferde yapılan toplantıda konuşan Kahrs ise kariyerinin resimden yerleştirme ve ses bazlı eserlere uzanan köşe taşı yapıtlarını davetlilere tanıttı.
 
Video sanatının önce tek kişi ile fikren, ancak daha sonra ise kendi ekip yaklaşımı ile kalabalık bir üretim biçimi olduğunu aktaran Annika Kahrs, video sanatının sürdürülebilirliğini proje bazlı destek biçimine borçlu olduğunu aktardı. Kahrs sunumunda ayrıca, sanatçının, geliştirdiği fikirle her daim yola tek başına çıkmakla mükellef olduğundan bahsetti. 
 
 
Annika Kahrs
 
Toplantıya katılan koleksiyoner Agâh Uğur ise video sanatına duyduğu ilginin ‘şimdi’ye tanıklık ile olan ilişkisine bağını vurgularken, yola çıkarken eşini kızdırmak pahasına ellerindeki soyut resim koleksiyonunu nasıl elden çıkardıklarını anlattı. Uğur halen 117 adet video eser sahibi olmakla birlikte ses bazlı ya da kavramsal, edisyonla üretilen veya yerleştirme olarak sunulan nice güncel sanat çalışmasına da ilgi duyduğunu ve topladığını söyledi. Sunumunda Türkiye güncel sanat tarihinden Gülsün Karamustafa, Hale Tenger ve Aslı Çavuşoğlu’na değin nice güncel sanat imzasından övgüyle söz eden Uğur kişi olarak kimi durum ve unsurlara odaklanmanın karakterinin bir parçası olduğunu, bununla birlikte video sanatı koleksiyonuna da 2015’te başladığını söyledi. 
 
Agâh Uğur’un ‘video sanatı’ tutkusu evinden taşıyor
 
Evlerinin oturma alanında 10’lu bir video yapıt sunum alanı kurduklarını hatta misafirlerine ‘ihtiyaç molasında bile’ bir video sunmak ve onları şaşırtarak bu alanla tanıştırabilmek adına sürpriz bir altyapı kurduklarını belirten Uğur ‘yeni medya’ alanına giren, topladığı işlere duyduğu ilgi adına kadına, siyasete ve azınlıklara dair nice konunun olumlu etkisini vurguladı. 
 
Kendini kişi olarak eserlerden mümkün mertebe uzak tutarak, sanatçı ve yapıtlara bir nevi bağımsızlık ve mesafe kazandırmaya özellikle gayret ettiğini aktaran Uğur “günümüz sanatçılarının, toplumdan 10 kademe daha ötede olduğunun” altını çizdi ve günümüzde, artık kameranın adeta bir silah kadar etkili olduğunu belirtti. Uğur toplantıda Annika Kahrs’ın da eserini Elgiz Ailesi ile birlikte gittikleri Barcelona Loop Video Sanat Fuarı’nda ilgi duyarak koleksiyonlarına kattıklarını söylerken, bu yolda, Ted Parker örneğinin de kendisine kıymetli bir emsal olduğuna işaret etti.  
 
 
Agâh Uğur
 
Katılımcılar Pekünlü, Kahrs ve Uğur ayrıca, toplantıda video sanatının günümüz teknolojileri karşısında geldiği biçimsel ve arşivsel dönüşümler ile bu sanatın geleceğini masaya yatırdı. Etkinlikte söz alan Uğur, Hamburger Bahnhof’un bu alandaki öncülüğü üzerinden, müzeler ve arşivlere yapılan video yapıt bağışlarına dikkati çekerken Pekünlü günümüz sanatçılarının adeta bir ‘İsviçre çakısı’ gibi bir çok konuda uzman olmaya doğru yöneldiklerine dikkati çekti. 
 
Gelinen noktada birçok koleksiyonerin ‘video sanatı’ odası ile özel izleme günleri tertiplediğini aktaran konuklar, toplantıda genellikle günümüz video işlerinin ortalama beş edisyon ve sanatçı kopyası ile üretildiğine ve ‘klasik sanat’tan ziyade, ‘güncel sanat’ın içeriği ve ‘şimdi’den çıkışı ile aldığı ‘risk’in kıymeti ve takdirle tartışılabilir sosyal etkisine değindi. 
 
Etkinlikte söz alan Sevda Elgiz ise yaklaşık 25 yıl evvel Can Elgiz ile gittikleri Almanya’da bir sokak performansı sırasında tanıştıkları Nezaket Ekici örneğini vererek, koleksiyonlarında bu alana yöneldiklerini, zamanla Ekici’nin işleri ve bir çok eseri koleksiyonlarına kattıklarını ifade etti. Elgiz ayrıca, Ekici’nin plastik şeffaf medikal sıvı taşıyıcılarla yaptığı çıplak performansı daha sonra tekrarladığını, bu yapıtta kadının hayata karşı ürettiği sıvıların çokluğuna yaptığı göndermenin kendisini ne denli etkilediğini vurguladı.
 
 
Sevda Elgiz
 
Meraklı izleyicilerden gelen türlü sorular ile noktalanan toplantının yapıldığı salonda ayrıca, Elgiz çağdaş sanat koleksiyonunda yer alan Durmuş Bahar imzalı “Atatürk” adlı 2023 tarihli ‘dijital tuval’ de dikkati çekti. Elgiz Müzesi tarafından küçük sanat izleyicilerine görseli ile bir ‘yap boz’ olarak da armağan edilen, koleksiyona yine bu tarihte alınan dijital çizim, video animasyon ve GIF tekniği ile kurulan ve Cumhuriyet’in 100. yıldönümü için üretilmiş dikey eserde Atatürk, bilgeliğini temsil eden kitaplar ile Anadolu topraklarında modern kostümü ile gökyüzüne bakarken temsil ediliyor. 
 
 
Sergilerini yayın haline getirerek tarihi yaşarken kaydetme ilkesi ile hareket eden Archvarium isimli özel çağdaş sanat kütüphanesiyle de kayda geçen Elgiz Müzesi koleksiyonunda, yerli ve yabancı çağdaş sanat tarihine dair, heykel, resim, video sanatı ve yerleştirme gibi türlü üretimleri ile yüzlerce eser bulunuyor.