“Yarının Kadın Yıldızları” belirlendi
İstanbul Müzik Festivali kapsamında hayata geçirilen “Yarının Kadın Yıldızları: Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu”, bu yıl 18 genç müzisyeni yalnızca sahneye değil, profesyonel kariyerin merkezine taşıyan bir yapı olarak öne çıkıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen 54. İstanbul Müzik Festivali, “Yarının Kadın Yıldızları: Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu” projesiyle genç kadın müzisyenlerin eğitimlerine yurt dışında devam etmelerine, yarışmalara ve orkestra seçmelerine katılmalarına veya iyi bir enstrümana sahip olmalarına katkıda bulunan uzun soluklu bir kariyer destek mekanizması olarak kurgulanıyor.
İstanbul Müzik Festivali kapsamında dokuz yıldır TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) sponsorluğunda yürütülen bu fon, genç kadın müzisyenlerin eğitimlerini yurt dışında sürdürmelerinden uluslararası yarışmalara katılımlarına, orkestra seçmelerine hazırlık süreçlerinden enstrüman ihtiyaçlarına kadar geniş bir alanı kapsayan çok katmanlı bir destek modeli sunuyor. Bu yapı, klasik burs sistemlerinden farklı olarak, tekil bir yardım değil, kariyerin farklı aşamalarına yayılan bir üretim hattı işlevi görüyor.
Seçim süreci
Bu yıl fon kapsamında destek almaya hak kazanan 18 genç kadın müzisyen, İstanbul Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya başkanlığındaki seçici kurul tarafından belirlendi. Kurulda keman sanatçısı ve şef Hakan Şensoy, arp sanatçısı ve akademisyen İpek Mine Sonakın, keman sanatçısı Nilay Sancar ve piyanist İris Şentürker yer aldı.
Değerlendirme süreci yalnızca teknik icra yeterliliği üzerinden değil, müzikal yönelim, gelişim potansiyeli ve uluslararası sahneye adaptasyon kapasitesi üzerinden şekillendi. Bu yaklaşım, fonun kısa vadeli bir destekten ziyade uzun vadeli bir sanatçı inşasına odaklandığını gösteriyor. Fondan yararlanmaya hak kazanan müzisyenlere toplam fon miktarı, ihtiyaç duydukları destek oranında paylaştırılacak.
18 genç müzisyen
“Yarının Kadın Yıldızları: Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu” kapsamında desteklenen müzisyenler keman, viyolonsel, flüt, obua, fagot, korno, piyano, arp ve kompozisyon gibi geniş bir enstrümantal dağılım oluşturuyor. Bu çeşitlilik, programın yalnızca belirli bir çalgı grubuna değil, orkestral ve solo müzik üretiminin farklı damarlarına yayıldığını ortaya koyuyor.
Bu yıl destek alan isimler arasında Ece Canay (keman), Evrim Aleyna Kuzucuk (keman), Berin Gökçe İlhan (viyolonsel), Duru Bulam (flüt), Maya Devrim Tanyılmaz (flüt), İlayda Afşar (obua), Nehir Göndermez (obua), Nehir Ekşi (fagot), Selin Akın (fagot), Hüma Beyza Ünal (fagot), Defne Erkan (korno), Duru Erdoğan (piyano), Damla Ece Karataş (piyano), Pelin Öztürk (piyano), Elif Spor (piyano), Bahar Zeynep Aşçı (arp), Umay Mert (arp) ile Nisan Dikeçligil (kompozisyon ve korno) yer alıyor.
Süreyya Operası konseri
Programın görünür çıktılarından biri, TSKB’nin katkılarıyla 17 Haziran Çarşamba saat 20.00’de Süreyya Operası’nda gerçekleştirilecek özel konser olacak. Festivalin kanaat önderi olarak bu yıl projeye katılan flüt sanatçısı Aslıhan And Say, genç müzisyenlerle aynı sahneyi paylaşarak projenin pedagojik boyutunu sahneye taşıyacak.
11-25 Haziran tarihleri arasına yayılan 54. İstanbul Müzik Festivali programı içinde konumlanan konser, destek fonunun yalnızca bir kaynak dağıtımı değil, aynı zamanda sahne pratiği üzerinden görünürlük kazanan bir sanat üretim modeli olduğunu da ortaya koyuyor.
Disiplinden kariyere
“Yarının Kadın Yıldızları: Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu”, bugüne kadar 138 genç müzisyene ulaşmış bir yapıya dönüşmüş durumda. Bu süreklilik, projenin tekil bir festival etkinliği olmaktan çıkarak, Türkiye’de klasik müzik alanında kadın sanatçıların profesyonel gelişimini izleyen kalıcı bir sistem haline geldiğini gösteriyor.
Bu yıl açıklanan sonuçlar, yalnızca bir liste değil; müzikal üretimin geleceğine dair kurumsal bir yönelimi temsil ediyor. İstanbul Müzik Festivali’nin çerçevesinde şekillenen bu model, sahneye çıkacak sanatçıları değil, sahnenin kendisini yeniden tanımlayan bir yapı olarak işliyor.


