Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » ‘Yaşayan Laboratuvar’ İstanbul

‘Yaşayan Laboratuvar’ İstanbul

‘Yaşayan Laboratuvar’ İstanbul18 Ağustos 2026 - 04:08
22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı iGeo 2026, İstanbul’da düzenlenen madalya töreniyle tamamlandı.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Bir kentin coğrafyasını anlamanın yolu bazen haritadan değil, o kentin kendisinden geçiyor. Çünkü coğrafya yalnızca dağların, nehirlerin, sınırların ve iklimlerin bilgisi değil, insanın yaşadığı yeri nasıl biçimlendirdiğini, o yerle nasıl bir ilişki kurduğunu da anlatıyor. Kentlerin tarihi, mimarisi, mutfağı, edebiyatı ve gündelik yaşamı, coğrafyanın kültür üzerindeki izlerini taşıyor. Bu nedenle coğrafya, kültürün de temel bileşenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. İstanbul ise coğrafyasının şekillendirdiği çok katmanlı kültürel birikimiyle bunun en güçlü örneklerinden biri. Tarih boyunca farklı toplumların, ticaret yollarının, kültürlerin ve nüfus hareketlerinin kesiştiği bir merkez olarak iki kıtaya yayılan İstanbul, bu kez dünyanın genç coğrafyacılarının çalışma alanına dönüştü. 11-17 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı (iGeo 2026), yaklaşık 50 ülkeden gelen lise öğrencilerini yazılı sınav, multimedya testi ve saha çalışmasında buluşturdu. Uluslararası Coğrafya Birliği’nin (IGU) himayesinde, IGU Olimpiyat Komisyonu tarafından düzenlenen iGeo, 1996’da Lahey’de beş ülkenin katılımıyla başlayan yolculuğunun 30. yılında İstanbul’a döndü.
 
Türkiye’nin tanıtımına da büyük katkısı bulunan ve bir hafta boyunca sınav salonlarından İstanbul’un sokaklarına uzanan olimpiyat, coğrafyanın yalnızca haritalardan ve ders kitaplarından ibaret olmadığını gösteren uluslararası bir buluşma olarak gerçekleşti. Öğrenciler yarışmaların yanı sıra gerçekleştirilen Boğaz turunda kenti iki kıta arasından gözlemlediler ve farklı kültürlerden yaşıtlarıyla bir hafta boyunca aynı programı paylaştılar.
 
 
50 ülkeden gelen öğrencilerin bir araya geldiği iGeo 2026, yalnızca bilgiye dayalı bir sınav olarak kurgulanmadı. Olimpiyat, gençlerin coğrafi olayları yorumlama, farklı verileri birlikte değerlendirme, harita ve görseller üzerinden analiz yapma ve edindikleri bilgiyi gerçek mekân üzerinde kullanma becerilerini ölçen çok aşamalı bir programdan oluştu. Bu nedenle öğrenciler için İstanbul, yalnızca olimpiyatın düzenlendiği kent değil, aynı zamanda yarışmanın doğrudan inceleme alanı oldu. Yarışmanın akademik bölümü ‘Yazılı Yanıt Testi’, ‘Multimedya Testi’ ve ‘Saha Çalışması’ olmak üzere üç aşamadan oluştu. Fizikî, beşerî ve bölgesel coğrafyaya ilişkin analitik sorulardan oluşan Yazılı Yanıt Testi toplam puanın yüzde 40’ını oluşturdu. Harita, grafik, fotoğraf ve veri yorumlamaya dayanan Multimedya Testi yüzde 20’lik bölümde öğrencilerin karşısına çıkarken, gerçek mekânda veri toplama ve analiz becerisinin sınandığı ve öğrencilerin Eminönü-Karaköy aksında İstanbul'un arazi kullanımı, şehir dokusu ve sosyo-coğrafi yapısını doğrudan yerinde inceleyediği uygulamalı Saha Çalışması da toplam puanın yüzde 40’ını belirledi. Böylece olimpiyatın akademik bölümü sınıf ortamıyla sınırlı kalmadı; İstanbul’un kendisi de sınavın bir parçasına dönüştü.
 
Türkiye’nin dört öğrencisine dört gümüş
 
İstanbul’daki organizasyonun Türkiye açısından en dikkat çekici sonucu, milli takımda yer alan dört öğrencinin de aynı derecede buluşması oldu. İhsan Kubilay Akyel, Ege Çetin, Mehmet Efe Benderlioğlu ve Emir Kerem Kılıç olimpiyatı gümüş madalyayla tamamladı.
 
Türkiye’nin dört kişilik takımında yer alan öğrencilerden İhsan Kubilay Akyel, olimpiyat öncesinde de coğrafya alanındaki başarısıyla öne çıktı. Biga İÇDAŞ Fen Lisesi öğrencisi Akyel, 33. TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları’nın ikinci aşamasında coğrafya dalında altın madalya kazanarak Türkiye birincisi olmuş, ardından milli takım seçme sürecine katılma hakkı elde etmişti. Biga’dan iGeo Türkiye Milli Takımı’na seçilen ilk öğrenci olarak da kayda geçti.
 
Mehmet Efe Benderlioğlu’nun da 33. TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları’nın coğrafya dalında gümüş madalya kazanan öğrenciler arasında yer aldığı okulunun başarı kayıtlarında görülüyor. Dört öğrencinin İstanbul’daki uluslararası yarışmada aynı dereceyi elde etmesi, Türkiye’nin bu yılki takım performansının ortak bir sonuç üzerinden şekillendiğini ortaya koydu.
 
 
94 madalya, beş kıtadan gençler
 
iGeo 2026’nın madalya tablosunda 16 altın, 31 gümüş ve 47 bronz olmak üzere toplam 94 madalya yer aldı. Altın madalya mücadelesinde Kazakistan, Amerika Birleşik Devletleri, Litvanya ve Singapur ikişer altınla öne çıktı. Endonezya da iki altın madalya elde ederken Almanya, Belarus, Moğolistan, Sırbistan, Letonya ve Yeni Zelanda birer altın kazandı.
 
Altın madalyaların sahipleri Kazakistan’dan Andrey Yenbakhtov ve Daryn Bekbol, Amerika Birleşik Devletleri’nden De-An Chen ve William Liao, Almanya’dan Artur Richter, Endonezya’dan Kaleb Iash Elnathan Naibaho ve Rafif Adinata Ramadhan, Litvanya’dan Lukas Petrikas ve Ugnius Vilimas, Moğolistan’dan Amina Ayanbyek, Singapur’dan Ryann Win Khaing ve Teng Tse Yuan Marcus, Belarus’tan Arseni Turovich, Sırbistan’dan Petar Tolimir, Letonya’dan Renars Springis ile Yeni Zelanda’dan Anna Armitage oldu.
 
Gümüş madalyalar ise Macaristan’dan Máté Keresztesi-Kiss, Samu Schlotter ve Márk Kovách; Letonya’dan Raivo Zimelis ve Karlis Zikmanis; Avustralya’dan Rob Davison; Çin-Hong Kong’dan Pang Cho Nam; Litvanya’dan Faustas Kondratavicius ve Rojus Kondratavicius; Filipinler’den Justine Aaron S. Co; Türkiye’den İhsan Kubilay Akyel, Ege Çetin, Mehmet Efe Benderlioğlu ve Emir Kerem Kılıç; Singapur’dan Aw Jun Kai; Slovakya’dan Filip Grún; Bulgaristan’dan Boris Donkov ve Zvezdemir Penev; Estonya’dan Oliver Rahn; Bosna-Hersek’ten Muris Cerkez; ABD’den Connor Windust; Çin-Pekin’den Zhenyu Wang; Polonya’dan Mateusz Stawarz; Romanya’dan Mihai Macsim ve Maria Moldovan; Slovenya’dan Jan Luka Fatur; Kazakistan’dan Alan Kozlenko ve Amir Darynov; Çin-Taipei’den Yu-Wei Chang; Kanada’dan Eric Lu ile Belarus’tan Anastasiya Sharamet arasında dağıldı.
47 bronz madalya da farklı kıtalardan öğrencileri buluşturdu. Filipinler’den Andrei Elijah P. Racadio, Osher Brian M. Boncodin ve Emmanuel Neil S. Manzares; Macaristan’dan Emma Napsugár Márkus; Romanya’dan David-Andrei Garaiman ve Cristina-Daria Toderici; Kıbrıs’tan Marina Malli ve Thanos Hadjikyriacos; Çin-Hong Kong’dan Leung Cheuk Yiu ve Chan Pak Ho Anson; Tayland’dan Thankwan Pinpracha, Prat Leelahakunakorn ve Anot Assawapalangchai; Japonya’dan Rikuta Tojo ve Hikaru Usuku; Çin-Taipei’den Lu Kuan-Cheng, Tsai Juan-Wei ve Hsieh, Yun-Da; Letonya’dan Ernests Kiziks; Estonya’dan Joosep Oliver Vinkel; Brezilya’dan Tiago S. F. Lima; Hollanda’dan Marijn Hendriks ve Silke Dikker Hupkes; Belarus’tan Danila Kostyleu; Endonezya’dan Arkha Enzi Anagi; Hırvatistan’dan Korana Drakulic, Josip Krpan ve David Pongrac; Çekya’dan Vít Kundrata ve Matej Ertl; Kanada’dan Kevin Liu; Singapur’dan Lee Yi Ning Megan; ABD’den Roman Gagliardi; Slovakya’dan David Dojcák ve Andrej Javorcek; Polonya’dan Maksymilian Jawien ve Adam Niewola; Avustralya’dan Angus Mackay; Ukrayna’dan Taras Symak; İsviçre’den Gavriel Harvey ve Elia Fleischli; Özbekistan’dan Hakimjonov Yahyo Zafarjon Ugli; Bulgaristan’dan Lachezar Mitev; Lihtenştayn’dan Serafin Wolfgang Risch; İran’dan Helia Khodabandelou; Slovenya’dan Leon Pritrznik; Çin-Pekin’den Ziyan Wang ve Rusya dışındaki farklı ulusal ekiplerden katılan diğer gençlerle birlikte madalya tablosunu tamamladı.
 
İran’dan ilk iGeo madalyası
 
İstanbul’daki organizasyonun ülkeler açısından dikkat çeken sonuçlarından biri İran’dan geldi. Helia Khodabandelou’nun bronz madalyası, İran’ın iGeo tarihindeki ilk madalyası olarak kayda geçti. İran ekibi aynı zamanda gençlerin şehir, çevre ve sürdürülebilirlik konularındaki çalışmalarını görsel olarak sundukları Poster Yarışması’nda birincilik elde etti.
 
 
Poster çalışmaları iGeo’nun yalnızca bireysel sınav performansına dayanan bir yarışma olmadığını gösteren bölümlerden. Organizasyonun genel formatında öğrenciler akademik sınavların yanı sıra ekip posterleri, kültürel değişim programları ve ev sahibi kenti tanımaya yönelik gezilere de katılıyor.
 
Coğrafya sınavdan çıkıp İstanbul’a taşındı
 
İstanbul’un iGeo 2026 için seçilmesinin yarışmanın içeriği açısından da özel bir karşılığı vardı. Organizasyonun resmi tanıtımında kent, Avrupa ile Asya arasında yer alan, tarihsel mirasla güncel ekonomik ve toplumsal dönüşümün aynı mekânda gözlemlenebildiği bir ‘Yaşayan Laboratuvar’ olarak tanımlandı. Öğrencilerin saha çalışmaları da bu özellik üzerinden kurgulandı.
 
Bir hafta boyunca öğrenciler yalnızca sınav salonlarında bulunmadı. İstanbul’un farklı bölgelerinde saha çalışmaları gerçekleştirdi, kenti gözlemledi ve coğrafi verileri doğrudan mekân üzerinden değerlendirdi. Eminönü ve Karaköy gibi tarihi ve kentsel dönüşümün birlikte okunabildiği bölgeler, İstanbul’un iki kıta arasındaki konumu ve Boğaz çevresindeki kentsel yapı, yarışmanın kültürel programıyla akademik içeriğinin kesiştiği alanlar arasında yer aldı.
 
Bu yönüyle iGeo 2026, İstanbul’un tarihini ve bugünkü kent yapısını uluslararası bir öğrenci topluluğunun deneyimine açtı. Organizasyon kapsamında hazırlanan İstanbul rehberinde kentin tarihi mekânları, ulaşım sistemi ve kültürel alanları da katılımcılara tanıtıldı. Resmî organizasyon programında ayrıca kültürel gezi ve kültürel geceye yer verildi.
 
İstanbul’un tarihsel dokusu organizasyonun hazırladığı materyallerde de yer buldu. Galata Kulesi, Kız Kulesi ve Boğaz gibi kentin simgesel mekânları, öğrenciler için hazırlanan İstanbul rehberinde coğrafi özelliklerinin yanı sıra tarih ve kültür bağlamlarıyla ele alındı. Galata Kulesi hakkında hazırlanan bölümde ise Hezârfen Ahmed Çelebi anlatısının tarihsel kaynaklarla doğrulanmadığı özellikle belirtilirken, hikâyenin Türk kültüründeki ve İstanbul’un kent hafızasındaki yeri de aktarıldı.
 
Organizasyonun yerel ayağı
 
İstanbul’daki olimpiyatın gerçekleşmesinde ev sahibi kuruluş olarak 1941 yılında ikinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün kurduğu Türk Coğrafya Kurumu önemli bir rol üstlendi. Kurulduğu günden itibaren çalışmalarına aralıksız devam ederek Türkiye’de coğrafyanın bilimsel, kültürel gelişimini ve eğitimini destekleyen kurum iGeo’nun uluslararası organizasyon yapısıyla Türkiye’deki coğrafya camiası arasındaki koordinasyonu yürüttü. Organizasyonun akademik ayağında ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü yer aldı. Türkiye’de üniversitelerde coğrafya eğitiminin 1863’te başladığı ilk kurum olan İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü, bilimsel ve akademik birikimini olimpiyatın İstanbul ayağına taşıdı; bölümün uluslararası coğrafya kuruluşlarıyla uzun yıllara dayanan ilişkileri de organizasyonun akademik altyapısında karşılık buldu. Emlak Katılım ana sponsorluğunda gerçekleştirilen organizasyonun konaklama ve ağırlama ayağında ise Dedeman İstanbul görev aldı. Böylece Türk Coğrafya Kurumu’nun ev sahipliği ve koordinasyonu, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nün akademik katkısı ve Dedeman İstanbul’un konaklama desteği, dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrencileri İstanbul’da buluşturan organizasyonun yerel yapılanmasını oluşturdu.
 
 
Otuz yıllık olimpiyat geleneği
 
iGeo’nun geçmişi 1994’teki Uluslararası Coğrafya Birliği Kongresi’ne uzanıyor. Polonya ve Hollanda’dan coğrafyacıların 15-19 yaş arasındaki öğrenciler için uluslararası bir coğrafya yarışması düzenlenmesi önerisinin ardından ilk iGeo 1996’da Lahey’de beş ülkenin katılımıyla gerçekleştirildi. 2012’ye kadar iki yılda bir düzenlenen olimpiyat, bu tarihten sonra yıllık bir organizasyona dönüştü. 2020’de COVID-19 nedeniyle yapılamayan olimpiyatın 2021 ayağı İstanbul’dan çevrimiçi gerçekleştirildi; 2022’de Paris’te çevrimiçi devam eden organizasyon, 2023’te Bandung’da yeniden yüz yüze formata döndü.
 
İstanbul’un iGeo ile ilişkisi böylece 2026’dan önce de başlamış oldu. 2021’de düzenlenen 17. iGeo, pandemi koşulları nedeniyle çevrimiçi gerçekleştirildi ancak yerel organizasyon İstanbul’dan yürütüldü. Uluslararası Coğrafya Birliği’nin raporuna göre 46 ülkeden 180 öğrenci ve 82 takım lideri yarışmaya katıldı. Yarışmada multimedya testi, yazılı yanıt testi, saha çalışması, poster yarışması ve kültürel etkinlikler yine programın parçalarıydı.
 
2026 organizasyonu ise iGeo’nun 30. yılına denk geldi. Resmî iGeo tarihçesinde 2025 Bangkok olimpiyatında 47 ülkenin yer aldığı belirtilirken, organizasyonun son yıllarda beş kıtaya yayılan uluslararası bir öğrenci yarışmasına dönüştüğü vurgulanıyor.
 
İstanbul’dan sonraki durak Jelgava
 
iGeo 2026’nın ardından olimpiyatın bir sonraki durağı Letonya olacak. 23. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’nın 2027’de Jelgava’da, 2028 organizasyonunun ise Avustralya’nın Melbourne kentinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Böylece 1996’da başlayan iGeo yolculuğunun 30. yılı İstanbul’da geride bırakılırken, olimpiyat önümüzdeki iki yıl boyunca Letonya ve Avustralya’da devam edecek.
 
İstanbul’daki organizasyon, farklı ülkelerden gençleri ortak bir bilimsel zeminde buluşturmanın yanı sıra kenti doğrudan gözlemledikleri ve coğrafi özelliklerini sahada inceleme fırsatı buldukları bir program sundu. Bir hafta boyunca sınavlar, saha çalışmaları ve kültürel etkinliklerle ilerleyen iGeo 2026’da İstanbul; fiziksel coğrafyanın, kentleşmenin, kültürel mirasın ve insan hareketlerinin birlikte ele alındığı çalışma alanlarından biri oldu. Türkiye adına yarışan dört öğrencinin dört gümüş madalyası da organizasyonun sonuç tablosunda yerini aldı. Böylece iGeo 2026, bilimsel değerlendirme ile uluslararası kültürel buluşmayı aynı programda bir araya getirerek tamamlandı.
 
Etiketler: Yaşayan Laboratuvar  iGeo  22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı