Yaşlı Amca’dan yeni albüm
“Hep De Yorgun”, “İstanbul Beyefendisi”, “Yıldızlara Bak” ve “Giderdi Hoşuma” gibi şarkılarıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Yaşlı Amca, dört yıllık aranın ardından yeni stüdyo albümü “2002”yi yayınladı.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Ankara’da başlayan on dört yıllık müzik yolculuğunu alternatif rock çizgisinde sürdüren Yaşlı Amca, yeni stüdyo albümü “2002” ile bu kez bir dönemin kolektif hafızasına bakıyor. On dört şarkılık albüm, 2000’lerin başındaki rock, pop ve hiphop dünyasının müzikal izlerini grubun bugünkü diliyle bir araya getirirken kişisel bir hikâyenin karanlık taraflarını da merkezine alıyor.
Albümün adı, geleceğe dair umut ve merak duygusunun öne çıktığı bir döneme duyulan özlemi işaret ederken şarkıları bu aydınlık hatıranın karşısına insan zihninin daha karanlık taraflarını koyuyor. Teknolojinin henüz tehlikeden çok merak uyandırdığı, geleceğin umut vaat ettiği bir zamanın müzikal çağrışımları, kendi zihniyle mücadele eden kusurlu bir insanın kişisel anlatısıyla yan yana geliyor.
2012’de Ankara’da başlayan Yaşlı Amca hikâyesi, alternatif rock sahnesinin son yıllardaki kalıcı gruplarından birine dönüştü. Artun Özoğlu’nun vokal ve gitarıyla şekillenen grup; “Giderdi Hoşuma”, “İstanbul Beyefendisi”, “Yıldızlara Bak” ve “Hep De Yorgun” gibi milyonlarca kez dinlenen şarkılarıyla kendine özgü bir repertuvar oluşturdu. “Sabaha Kadar” EP’sinin ardından 2017’de “Akşamüstü”, 2020’de “Yaşlı Amca”, 2022’de ise “Keşke Herkes” albümleri geldi. 2023 tarihli “Keşke Herkes (Bostancı Gösteri Merkezi - Live 22')”ın ardından grup, yeni stüdyo çalışmasına uzanan dönemde “İleri”, “Devam”, “Bu Son”, “Öyle” ve “Bulsaydın” gibi tekliler yayınladı.
İstanbul, Assos, Berlin
Temmuz 2026’da yayınlanan “2002”, Yaşlı Amca’nın dördüncü stüdyo albümü. On dört parçalık çalışma, dönemin umut duygusuyla kendi zihniyle mücadele eden kusurlu bir insanın karanlık iç dünyasını aynı anlatıda buluşturuyor.
“2002”, o yılın rock, pop ve hiphop üretimlerinden ilham alıyor. Dönemin melodik ve duygusal hafızası, Yaşlı Amca’nın bugünkü müzikal diliyle yeniden kuruluyor. Albümde daha önce yayınlanan “Öyle”, “Bulsaydın”, “Bu Son”, “İleri” ve “Devam”ın yanı sıra dokuz yeni şarkı bulunuyor. “Bilmiyor”, “Darılsam”, “Hissettiklerim”, “Hedonist”, “Korkuyorum Aklımdan”, “Enayi”, “Sessiz”, “Lazım Heceler” ve “Kaç Gün Sahi” ise ilk kez dinleyiciyle buluşan parçalar.
Albümün üretim süreci de tek bir şehirle sınırlı kalmadı. Kayıtlar İstanbul ve Çanakkale’nin Assos bölgesinde tamamlandı; vokaller Berlin’de kaydedildi. Farklı şehirlerde ve farklı ruh hâllerinde ilerleyen çalışma süreci, “2002”nin yapısına da yansıdı. Albümün çıkış şarkısı “Hissettiklerim”in söz ve bestesi Artun Özoğlu’na, düzenlemesi ise Özoğlu ve Egemen Özkasnaklı’ya ait. Berlin’de çekilen klibin yönetmenliğini Tuğçe Kep üstlendi.
“2002”, Yaşlı Amca’nın önceki albümlerinden tanıdığımız söz yazımı ve alternatif rock çizgisini korurken, grubun yeni dönemine açılan bir kayıt olarak diskografideki yerini alıyor. On dört parçalık albüm, kolektif hafızadan kişisel hesaplaşmaya uzanan anlatısıyla grubun bugüne kadarki üretim zincirine yeni bir halka ekliyor.
“2002”nin ardından konser programını da sürdüren Yaşlı Amca, eylül ayında İstanbul, Ankara ve İzmir’de dinleyicisiyle buluşacak. Grup, 17 Eylül’de Maximum Uniq Açıkhava’da, 19 Eylül’de Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür Merkezi-Genco Erkal Sahnesi’nde ve 23 Eylül’de Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu’nda sahne alacak.
Yaşlı Amca, “2002”nin ortaya çıkış sürecini, albümün müzikal dünyasını ve kariyerinde geldiği noktayı Milliyet Sanat’a anlattı.
Yeni albümünüzün adı neden “2002”? Bugünden geriye baktığınızda bu yılı sizin için özel kılan neydi?
Bir sürü sebebi var. Nostalji ağır bastı diyebiliriz kısaca. Nostaljinin de her şeyi daha yüce hatırlatmak gibi harika bir refleksi var. Şu an daha iyi olan da bir sürü şey kesin var, ah eskiden böyle miydi gibi bir yere varılsın istemeyiz. Yine de, daha az depresyonlu ya da daha gerçek insanların olduğu anları hatırlamak iyi hissettirdi. Yani albüm bitene kadar o yıla gidip sonra geri gelmekte bir sakınca görmedik.
Albümde geçmişe duyulan bu özlemle birlikte daha karanlık ve kendiyle mücadele eden bir anlatıcı da var. Özgürlük duygusu bu anlatıcının kendini daha açık ifade etmesini nasıl sağladı?
Özgürken daha çok konuşabiliriz. İyi kötü ne varsa üzerinde durabiliriz. Saklama ihtiyacını daha az hissederiz. Öyle bir zamandaymış gibi düşününce insan daha konuşkan ve dürüst olabiliyor. Belki o zaman da öyle değildi ama çocuk aklı öyleymiş zannediyor.
Albüm tanımındaki “kusurlu bir insanın karanlık otobiyografisi” ifadesinden yola çıkarsak, bu çalışmada kendinizle ne ölçüde yüzleştiniz?
Ne var ne yok hepsiyle yüzleşildi, en azından denendi. Zaten bir filtre kaldıradurun hepsi aşırı doldurulmuş bir buzdolabını açtığındaki senaryo gibi üstüne üstüne düşüyor insanın. O filtreyi kaldırdın mı geriye bunları şarkı yapmak kalıyor. Artık çocukluğun bittiği bir dönem diye düşünebiliriz, zaman geçiyor. Yaşlı Amca olmaya az kaldı.
“Yaşlı Amca olmaya az kaldı” diyorsunuz. Zamanın geçmesi ve çocukluğun geride kalması, albümün kişisel tarafını nasıl etkiledi?
Bu sefer konu daha kişisel, daha iç hesaplaşma üzerinden gidiyor. Bu albüme benzer bir albüm ileride olmayabilir, bunu söylemekte fayda var. Diğer albümlerimize de benzemeye çalışmayacağız elbettei bir amaç olmayacak bu ama yine de tarz veya tını olarak bu albüm konsepte yakın bir şeydi. Tek seferlik bir olay.
“2002”nin müzikal dünyasını kurarken 24 yıl öncesinin rock, pop ve hiphop kayıtlarına yeniden dönmüşsünüz. Bugünden baktığınızda o dönemin müziğinde sizi hâlâ yakalayan ne?
Bundan 24 sene sonrası, 2050... Dönüp baktık, 24 sene önce yıl 2002... O dönem çocuğuz, duyduklarımız şok ediyor bizi. Unutamamışız, tarzından çok sadece sevip sevmediğimize odaklanmışız.. Müzik daha savurgan, daha özgür, daha hisli.. Filmler daha uğraşılmış, teknolojinin potansiyeli heyecan pompalıyor, korku değil.. O anı hatırladık, bazen bir koku duyunca hemen geçmişe gidersiniz ya ışık hızıyla, işte o. Gerisi, müzikal ayarlamalar.
Albümün kayıtları İstanbul, Assos ve Berlin’e yayıldı. Bu kadar farklı şehirde, farklı zamanlarda çalışmak albümün doğal olarak değişen ruh hâline nasıl yansıdı?
Hem uzun sürdü hem ara verildi hem de geze geze kaydedildi. Normalde aynı stüdyoda her çalış dahi farklı tınlarken bu çok daha farklılık yarattı elbette. Ama bu albümün hikayesiyle uyuşan bir farklılık. Çünkü albüm 2002'de kendini bilmeye başlayan ve günümüze kadar gelen bir zihinsel muhabbet gibi bir şey. İçinde farklı ülkeler ve farklı zamanlar olması daha da iyi oldu.
“Hissettiklerim”i albümün çıkış şarkısı olarak seçmenizde, parçanın albümün dünyasını diğer şarkılardan daha doğrudan taşımasının bir etkisi oldu mu?
Tınısı o yıllara yakın geldi. Bir yandan da konsepte yakın olan bu albümdeki en konsept parça oydu. Farklı olsun bu sefer dedik, yoksa artık tarzımız böyle gibi bir durum yok.
“Hep De Yorgun”, “İstanbul Beyefendisi” ve “Yıldızlara Bak” gibi şarkılarınız milyonlarca kez dinlendi. Sevdiğiniz bir şarkının dinleyicide de karşılık bulduğunu görmek sizin için ne ifade ediyor?
Öncelikle, buna çok mutlu oluyoruz. Dileriz ki böyle sevilen şarkılar yapmaya devam edebiliriz. Biz, içimizden geldiği gibi kendimizin de sevdiği şarkıları yapmaya çalışıyoruz. Sevmezsek yapmıyoruz, bir sürü şarkı eliyoruz sonra bir daha bakmak için. Amacımız içten olsun, bizden olsun, gerçek olsun, kalıcı olsun.
Dijital platformların müzik dinleme alışkanlıklarını tamamen değiştirdiği, müziği tek tek şarkılar üzerinden tüketmeye yönelttiği bir dönemde, albüm gibi bütünlüklü bir anlatı yaratmak Yaşlı Amca için neden hâlâ önemli?
Yapımcılar neredeyse albüm yapanları gırtlaklayacak hale geldiler. Teker teker yapın dinlensin diyenler de var. Bunlar doğru, işin oraya evrildiğini reddetmek kafayı kuma sokmak olur. Ama biz bağımsız bir ekibiz, yapımcımız yok. Kafamıza göre albüm yapıyoruz. Ve nedense hala albüm yapmak heyecanlandırıyor. Keyiflendiriyor. Hikaye anlatma dürtüsü bir ihtiyaç.
“2002” ile belirli bir döneme ait sesleri ve duyguları bugünün Yaşlı Amca’sıyla yeniden kurdunuz. Önümüzdeki dönemde müzikal olarak keşfetmek istediğiniz yeni alanlar neler?
Bunu şimdiden belirtmek zor. Bizim planlı değil daha çok belirsizlikler üzerinden gidiyor. Müziğin belirsizliğine hayranız. Bir sürü yapılabilecek şey var, heyecan verici.
Son olarak, Yaşlı Amca’yı dinleyicilerine ne söylemek istersiniz?
Eylül’de İstanbul, Ankara ve İzmir’de konserlerimiz var. Bekleriz, beraber eğlenir şarkı söyleriz.
Etiketler: Milliyet Sanat Yaşlı Amca yeni albüm


