Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Yaylılardan sahneye, sınırların ötesine

Yaylılardan sahneye, sınırların ötesine

Yaylılardan sahneye, sınırların ötesine17 Nisan 2026 - 02:04
2Cellos ile dünya çapında milyonlara ulaşan Luka Šulic, solo kariyerinin en özel repertuvarını “Life Tour” kapsamında 27 Kasım’da Zorlu PSM’ye taşıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Bazı konserler yalnızca bir turne takviminin parçası değildir, aynı zamanda uzun süredir beklenen bir karşılaşmanın sahnedeki karşılığıdır. Luka Šulic’in İstanbul’daki ilk performansı da bu hissi uyandırıyor. Piu Entertainment organizasyonuyla gerçekleşecek tek gecelik konser, sanatçının Türkiye’deki dinleyicileriyle kuracağı ilk doğrudan temas olacak.
 
2Cellos ile dünya çapında büyük başarılara imza atan Luka Šulic, solo kariyerinde ortaya koyduğu güçlü yorumuyla uluslararası müzik sahnesinin en etkileyici isimleri arasında yer alıyor. Klasik müzik geleneğini modern bir bakış açısıyla yeniden yorumlayan sanatçı, kendine özgü tarzıyla geniş bir dinleyici kitlesine hitap ediyor.
 
 
Bir eğitim ve disiplin hikâyesi
 
1987 doğumlu Luka Šulic’in müzikal yolculuğu, erken yaşta başlayan disiplinli bir eğitim süreciyle şekillendi. Zagreb Müzik Akademisi’nde başlayan bu süreç, Viyana ve Londra’daki ileri düzey eğitimlerle uluslararası bir çerçeve kazandı. Özellikle Royal Academy of Music’teki çalışmaları, Avrupa klasik müzik geleneğinin en güçlü yorumcularından biri hâline getiren teknik altyapıyı pekiştirdi.
Uluslararası yarışmalarda elde ettiği dereceler ve genç yaşta kazandığı sahne deneyimi, Šulic’in kariyerini sağlam temeller üzerine inşa etti. Bu teknik birikim, ilerleyen yıllarda geliştireceği crossover yaklaşımın da ana zeminini oluşturdu.
 
 
2Cellos: Klasik müziğin popüler kültürle teması
 
Luka Šulic’in kariyerinde küresel sıçrama, Stjepan Hauser ile kurduğu 2Cellos projesiyle gerçekleşti. Michael Jackson’ın “Smooth Criminal” yorumuyla dijital ortamda viral olan ikili, klasik müzik enstrümanlarını pop ve rock repertuvarıyla buluşturarak kısa sürede uluslararası bir fenomene dönüştü.
 
2011’de yayımlanan “2Cellos” albümüyle başlayan bu yolculuk, 2013’te “In2ition”, 2015’te “Celloverse”, 2017’de “Score” ve 2018’de “Let There Be Cello” albümleriyle genişledi. Bu diskografi, grubun klasik eserlerden film müziklerine ve popüler repertuvara uzanan geniş bir müzikal alanı nasıl dönüştürdüğünü gösteriyor.
 
Sir Elton John gibi efsane isimlerle aynı sahneyi paylaşan sanatçı, bu dönemde arena ve stadyum konserleriyle milyonlarca dinleyiciye ulaştı ve klasik müziğin sahne ölçeğini genişleten isimlerden biri hâline geldi.
 
 
Solo kariyer
 
2Cellos’un yarattığı küresel görünürlüğün ardından Luka Šulic, solo kariyerinde daha yoğun, daha içsel ve daha derinlikli bir anlatıya yöneldi. Besteci ve aranjör kimliğiyle de öne çıkan sanatçı, yaylı orkestrasyonları ve duygusal yoğunluğu yüksek yorumlarıyla dikkat çekiyor.
 
2019 yılında yayınlanan “Vivaldi: The Four Seasons” albümü, bu dönemin en önemli kilometre taşlarından biri oldu. Albümün ABD Klasik Albümler listesinde bir numaraya yükselmesi, Šulic’in klasik repertuvara getirdiği yorumun uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösterdi.
 
Beethoven’dan çağdaş pop prodüksiyonlarına uzanan bu yaklaşım, klasik müziği günümüz dinleyicisiyle buluşturan güçlü bir köprü kuruyor.
 
Dünya sahnesinde bir virtüöz
 
Wigmore Hall, Concertgebouw Amsterdam ve Viyana Musikverein gibi dünyanın en prestijli salonlarında sahne alan Šulic, The New York Times tarafından ‘klasik crossover’ın zaferi’ olarak tanımlanan performanslarıyla dikkat çekiyor. Teknik ustalığı ve sahnedeki yüksek enerjisi, onu yalnızca bir icracı değil, aynı zamanda güçlü bir sahne anlatıcısı hâline getiriyor.
Sanatçının performansları, virtüözitenin ötesine geçerek dinleyiciyi doğrudan müziğin içine çeken bir deneyime dönüşüyor.
 
 
Zorlu PSM’de bir müzikal anlatı
 
“Life Tour” kapsamında gerçekleşecek İstanbul konseri, Luka Šulic’in farklı dönemlerini ve müzikal yaklaşımlarını tek bir sahnede buluşturacak. Bu performans, yalnızca bir repertuvar sunumu değil; sanatçının yıllar içinde kurduğu estetik dünyanın canlı bir yansıması olacak.
 
Teknik ustalığı ve sahnedeki yüksek enerjisiyle her performansında dinleyiciyi müziğin içine çeken Luka Šulic, 27 Kasım akşamı Zorlu PSM’de gerçekleşecek bu özel konserde izleyiciye güçlü ve etkileyici bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.
 
Luka Šulic, klasik müziği olduğu gibi koruyan değil, onu dönüştürerek güncel tutan bir yorumcu. Gelenek ile modernite arasında kurduğu bu dinamik denge, onu çağdaş müzik sahnesinin en dikkat çekici figürlerinden biri hâline getiriyor.
 
İstanbul’daki bu ilk konser ise, yalnızca bir başlangıç değil; uzun süredir kurulan bir bağın nihayet sahnede karşılık bulduğu an olacak.
 
 
Etiketler: Taş ve Tüy  Ragıp Türk  film