Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Zâkir geleneği AKM sahnesinde

Zâkir geleneği AKM sahnesinde

Zâkir geleneği AKM sahnesinde02 Mart 2026 - 03:03
Türkiye’nin en prestijli topluluklarını ve değerli sanatçılarını ağırlayacak olan AKM’de bu kez Zakiran Ensemble sahnede.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Türkiye’nin geleneksel ve tasavvufî müzik mirasını modern sahne diliyle buluşturan Zakiran Ensemble, 2 Mart saat 20.30’da AKM Çok Amaçlı Salon’da dinleyiciyle buluşacak. Tekke Mûsikîsi'nin nâdîde ve köşede kalmış eserlerini icra eden Zâkirân Ensemble, bu kez M. Enes Üstün'ün solistliği eşliğinde Ramazan ayı için özel hazırlanmış bir repertuar sunacak.
 
İstanbul’un kültürel belleğinde dinî-tasavvufî musikinin ayrıcalıklı bir yeri vardır. Bu belleğin sahne üzerindeki çağdaş temsilcilerinden biri olarak öne çıkan Zakiran Ensemble, adını “zâkir” geleneğinden alıyor; yani sözle, sesle ve ritimle hakikati hatırlatan icracılardan. Topluluk, tekke musikisinin tarihsel formlarını yalnızca yeniden seslendirmekle yetinmiyor repertuvarı dramaturjik bir bütünlük içinde ele alarak sahne üzerinde yaşayan bir ritüele dönüştürüyor. 2 Mart Pazartesi akşamı Atatürk Kültür Merkezi bünyesindeki AKM Çok Amaçlı Salon’da gerçekleşecek konser, bu yaklaşımın Ramazan ayına özgü bir izdüşümü niteliğinde.
 
 
Tekke musikisinden sahne estetiğine
 
Zakiran Ensemble’ın müzikal hattı, Osmanlı-Türk tekke musikisinin form ve usûl geleneğine dayanıyor. Zikir, ilahi ve nefes repertuvarı; klasik Türk müziğinin makam anlayışıyla, yer yer halk müziğinin yalın ifade gücüyle buluşuyor. Topluluk, özellikle 17. ve 18. YY tekke literatüründe yer alan ancak günümüzde sınırlı icra pratiğine sahip eserleri araştırarak gün yüzüne çıkarıyor. Bu yönüyle, yalnızca icracı değil; aynı zamanda arşivsel bir misyon üstleniyor.
 
Sahne üzerinde kullanılan enstrümantasyon, geleneğe sadakat ile çağdaş işitsel beklentiler arasında dengeli bir çizgide ilerliyor. Ney, kudüm, bendir ve tanbur gibi klasik enstrümanlar; çok sesli vokal düzenlemelerle destekleniyor. Bu çok katmanlı yapı, tek sesli ilahi geleneğini polifonik bir perspektifle yeniden yorumluyor. Ritmik zenginlik ise yalnızca usûl vurgusundan ibaret değil; dramatik akışın belirleyici unsuru olarak kurgulanıyor.
 
Kuruluş süreci ve sanatsal gelişim
 
Zakiran Ensemble, 2010’lu yılların ortasında, tasavvuf musikisi icrasını akademik disiplinle sahne pratiğini buluşturma amacıyla bir araya gelen müzisyenler tarafından kuruldu. Kurucu kadro, konservatuvar eğitimi almış icracılar ile geleneksel meşk zinciri içinde yetişmiş sanatkârları aynı çatı altında topladı. Bu çift yönlü beslenme, topluluğun hem teknik hem de estetik tutarlılığını belirleyen temel unsur oldu.
 
Topluluk, ilk yıllarında daha çok dergâh ve kültür merkezi konserleriyle dinleyici karşısına çıktı. Zamanla repertuvarını genişleterek tematik konser projeleri geliştirdi. “Muharrem İlâhileri”, “Mevlevî Âyinlerinden Seçkiler” ve “Anadolu Nefesleri” başlıklı programlar, grubun belirli dönemlerde hazırladığı bütünlüklü sahne projeleri arasında yer aldı. Bu projelerde tarihsel bağlam anlatımları ile müzikal icra iç içe kurgulandı; böylece konser formatı, yarı akademik bir sunum niteliği kazandı.
Zakiran Ensemble’ın kayıtlı üretimi, sahne pratiğinin doğal bir uzantısı olarak gelişti. 2017 yılında yayınlanan ilk albüm “Zikir ve İlâhiler”, klasik tekke repertuvarından seçilmiş eserlerin geleneksel icra anlayışına sadık yorumlarını içeriyordu. 2019 tarihli “Nefes: Anadolu’dan Deyişler” albümü, Bektaşî ve Alevî nefeslerinden oluşan bir seçkiyi modern düzenlemelerle sunarak topluluğun repertuvar yelpazesini genişletti.
 
2021’de yayınlanan “Ramazan İlâhileri”, özellikle mahya geleneği, teravih sonrası icra kültürü ve klasik formdaki duraklar üzerine odaklanan tematik bir çalışmaydı. 2023 tarihli “Âyin ve Tevşîhler” albümü ise Mevlevî musikisi formlarına yoğunlaşarak daha uzun soluklu, form bütünlüğü yüksek eserleri kayıt altına aldı. Topluluk, bu albümlerde tarihsel kaynaklara dayalı notasyon çalışmaları yürüttü; eserlerin güfte ve makam analizlerini kitapçık metinlerinde ayrıntılı biçimde paylaştı.
Tekli formatında yayınlanan bazı çalışmalar da dikkat çekti. Özellikle kandil geceleri ve Ramazan aylarına özel olarak dijital platformlarda yayınlanan ilahi kayıtları, topluluğun dönemsel repertuvar üretimini canlı tutuyor. Bu kayıtlar, geleneksel formu korurken ses mühendisliği ve akustik düzenlemelerde çağdaş standartları gözetiyor.
 
Zakiran Ensemble, doğrudan popüler müzik ödül sistemine entegre bir topluluk olmamakla birlikte, kültürel mirasın korunmasına yönelik projelerde yer alması nedeniyle çeşitli kurumlar tarafından takdir edildi. Üniversitelerin müzikoloji bölümleriyle gerçekleştirilen atölye ve seminer işbirlikleri, topluluğun akademik çevreyle kurduğu bağı güçlendirdi. Özellikle tasavvuf musikisinin genç icracılar arasında yeniden ilgi görmesinde bu çalışmaların payı bulunuyor.
 
Genç kuşağın Tasavvufî yorumcusu
 
Zakiran Ensemble konserinde solist olarak sahne alacak olan M. Enes Üstün, son yıllarda dinî-tasavvufî müzik alanında öne çıkan genç yorumcular arasında gösteriliyor. Konservatuvar temelli müzik eğitimi ile geleneksel meşk pratiğini birlikte sürdüren Üstün, özellikle ilahi ve nefes repertuvarındaki berrak artikülasyonu, makam geçkilerindeki hâkimiyeti ve metin-vurgu ilişkisine verdiği önemle dikkat çekiyor.
 
Sanatçının icra yaklaşımı, klasik Türk müziğinin usûl ve makam disiplinine sadık bir çizgide ilerlerken, sözün anlam katmanını ön plana çıkaran bir yorum estetiği benimsiyor. Tekke mûsikîsi formunda yazılmış eserlerde güftenin tasavvufî içeriğini dramatize etmeden, ölçülü bir ifade ile aktarması; onu hem geleneksel icra anlayışına yakın hem de çağdaş dinleyiciye erişilebilir kılıyor.
 
 
Solist M. Enes Üstün
 
Çeşitli kültür merkezleri, üniversite etkinlikleri ve tematik tasavvuf konserlerinde solist olarak yer alan Üstün, özellikle Ramazan ayına özgü repertuvar çalışmalarında yoğunlaşmış durumda. Durak, tevşih ve ilahi formlarındaki yorumu; ses rengi itibarıyla lirizm ile sükûnet arasında dengeli bir çizgi izliyor.
AKM’deki bu konserde Üstün’ün yorumlayacağı eserler, Ramazan geleneğinde önemli yer tutan klasik ilahiler ile nadir icra edilen tekke formlarını bir araya getirecek. Zakiran Ensemble’ın çok sesli vokal düzenlemeleriyle birleşen solist yorumu, gecenin ruhsal ve müzikal atmosferini belirleyen ana unsur olacak.
 
Ramazan’a özgü repertuvar
 
2 Mart Pazartesi akşamı saat 20.30’da AKM Çok Amaçlı Salon’da Vakıf Katılım katkılarıyla gerçekleşecek konserde, solist M. Enes Üstün’ün yorumuyla Ramazan ayına özgü ilahi ve zikir formlarından oluşan özel bir repertuvar seslendirilecek. Programın dramaturjisi, gecenin ilerleyişine paralel bir ruh hâli tasarlıyor: Ağır usûllü ilahilerden coşkulu zikir formlarına, oradan sükûnetle biten bir niyaza uzanan bir akış. Bu yapı, dinleyiciyi edilgen bir konumdan çıkarıp içsel bir yolculuğun parçası hâline getirmeyi hedefliyor. Konser, geleneğin sahne üzerindeki yeniden inşasına tanıklık etmek isteyenler için dikkatle kurgulanmış bir kültürel deneyim vaat ediyor.