"Zihindeki davulcu imajını yıkacağız"
Hit Like A Girl (HLAG) Türkiye kadın davulcular yarışması, bu yıl ilk kez Türkiye'de düzenleniyor. Hit Like A Girl Türkiye Temsilcisi ve baterist Leyan Senay, "Bu projeyle beraber ülkemizdeki kadın davulculara karşı olan toplumsal yargıyı kırmaya çalışıyoruz" dedi.
Gizem Çetimen
Hit Like A Girl (HLAG) kadın davulcuları yarışması, 2011 yılından beri 50'den fazla ülkeden kadın davulcuların katıldığı bir yarışma. Bu yıl ise ilk kez Hit Like A Girl Türkiye adı altında ilk kez Türkiye'de düzenleniyor. Amatör ya da profesyonel her yaştan davul çalan kadının katılabileceği yarışmada, katılımcılardan 12 Nisan tarihine kadar seçecekleri bir parçayı davulla çalmaları ve bunu videoya almaları isteniyor. Sonrasında ise katılımcılar, bu videolarını @hitlikeagirltr hesabıyla iletişime geçerek yarışmaya katılabiliyorlar. Jürisinde Volkan Öktem, Alp Doğan Türeci ve Lale Kardeş'in olduğu Hit Like A Girl'ün Türkiye temsilciliğini ve organizatörlüğünü ise baterist Leyan Senay üstleniyor. Senay'la yarışma hakkında konuştuk.
Hit Like A Girl (HLAG) Türkiye yarışmasından bahsedebilir misiniz?
Hit Like A Girl, 10 yıldır düzenlenen ve sadece kadınların katılımına açık bir davul yarışması. Aynı zamanda Hindistan, Çin, Japonya ve Meksika gibi ülkelerde de bölgesel olarak düzenleniyor. Bu yıl ise ilk kez Hit Like A Girl Türkiye adı altında ülkemizde gerçekleşecek. Katılımcılar, 18 yaş altından ve 18 yaş üstü olmak üzere iki ayrı kategoride değerlendirilecekler. Aynı zamanda katılımcıların performans videoları hem ana HLAG yarışmasında hem de HLAG Türkiye yarışmasında yer alacak. Katılımcılardan kendilerinin belirledikleri, kendilerini ve yeteneklerini en iyi ifade eden bir parçaya davul performans videosu hazırlamalarını istiyoruz. Herhangi bir tarz ve zaman sınırlamasında da bulunmuyoruz.
HLAG Türkiye'nin hem temsilciliğini hem de organizatörlüğünü üstleniyorsunuz. Bu süreç nasıl gelişti?
Evet, böyle güzel bir projenin temsilcisi ve organizatörü olmak çok onur ve gurur verici. Kendimi tam anlamıyla Hit Like A Girl Türkiye ile özdeşleşmiş hissediyorum. Bir yandan da çok büyük bir sorumluluk. Çünkü bu projeyle beraber ülkemizdeki kadın davulculara karşı olan toplumsal yargıyı ve döngüyü kırmaya çalışıyoruz. Ben, Mapex davulları ve Vater bagetleri gibi uluslararası markaların artistiyim. Bu sayede başlayan enternasyonel kariyer yolculuğum geçen yıl İngiltere'deki UK Drum Show'a katılmamla bir tık daha perçinlenmiş oldu. Ayrıca pandemi sürecinde Girls on Drums Festival gibi kanallarda canlı yayın dersleri verdim. Sonrasında da Hit Like A Girl'den böyle bir temsilcilik teklifi geldi. Çok şaşırdım ve mutlu oldum. İtiraf etmeliyim ki hiç aklımda olan bir konu değildi. Büyük bir heyecanla kabul ettim. Sponsorlarımızla anlaşmalar yaptık, jürilerimizi belirledik ve sayfamızı açtım. Sonrasında da ilk işim davulcu arkadaşlarımıza ulaşmak oldu. Bu sayede bir sürü yetenekli kadın bateristle tanıştım. Hepsinin hikayelerini dinledim. İşte o an benim için Hit Like A Girl bir yarışmadan fazlasını ifade etmeye başladı.
Yarışmaya başvurular halen devam ederken şu ana kadar ki katılımı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şu ana kadar Türkiye'de 150'ye yakın kadın davulcuya ulaştım. Hiçbirimiz Türkiye'de bu kadar sayıda davula gönlünü vermiş kadınlar olduğunu bilmiyorduk. Ancak bazı davulcu arkadaşlarımız pandemi koşulları ve müzik piyasasının yaşadığı zorlu süreçten dolayı hazırlanamadıkları için seneye katılmak istediklerini belirttiler. Bu yüzden de ilk yılımız olduğu için katılımların çok yoğun olmayacağının farkındayız. Ancak bu yarışmanın farkındalık yaratıp her geçen yıl katılımın katlanarak daha da büyüyeceğine son derecede eminim. Daha fazla kadının bu enstrümanı öğrenmeye teşvik edeceğine de...
Kadın davulcuların önünü açmak için neler yapılmalı? Özellikle HLAG Türkiye'nin bu konuda konumu nedir?
Kadın davulcuların önünün açılmasını istiyorsak öncelikle onları ötekileştirmeden, eleştirmeden, yargılamadan, onları olduğu gibi takdir edip kabul etmeliyiz. Emek harcadıkları bu yolu ve çabayı görüp destek olmalıyız. HLAG sayesinde hepimiz bir olup tüm Türkiye'ye “Biz de varız!” diyeceğiz. Şimdiden bile HLAG'ı duyup davula başlayan ya da geçmişte davulu bırakmak zorunda kalıp bir umutla tekrar enstrümanına geri dönen o kadar çok arkadaşımız var ki... Bir de bunun 3 ya da 4 yıl sonrasını düşünün.


